Erzincan Kentsel Dönüşüm, KAF Zonu ve Kat Sınırı Kuralları

Erzincan Merkez kentsel dönüşüm rehberi: 1992 deprem hafızası, yatay mimari kısıtlamaları (zemin+3 kat), sismik izolatör teşvikleri ve 1992 öncesi binaların yenilenmesi.

Güncelleme: Mayıs 2026 · Kentsel Dönüşüm Hub

Erzincan Kentsel Dönüşüm Genel Bakış

Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAF) en ölümcül segmentlerinden birinin üzerinde kurulan Erzincan, 1939 ve 1992 yıllarında yaşadığı yıkıcı depremlerle Türkiye'nin afet hafızasını şekillendiren ildir. Kentsel dönüşüm bağlamında Erzincan, Türkiye'nin diğer illerinden çok farklı ve 'kuralları en baştan koymuş' bir şehirdir. 1992 depremi sonrasında alınan çok radikal ve kesin imar kararlarıyla, il genelinde yapılaşma yüksekliği 'Zemin + 3 Kat' veya 'Zemin + 4 Kat' ile sınırlandırılmış, yatay mimari tavizsiz bir şekilde uygulanmıştır. Bu nedenle Erzincan sokakları, Türkiye'nin en ferah, yolları geniş ve binaları az katlı şehirlerinden birini oluşturur. Ancak 2026 yılı itibarıyla kentsel dönüşüm gündemi bitmiş değildir. Hala 1992 depremi öncesinden kalan (özellikle İnönü ve Atatürk mahallelerinde) az sayıdaki hasarsız (!) yorgun binalar, o dönem kullanılan malzeme eksikliği sebebiyle saatli bomba gibidir. Ayrıca, kat sınırının kesin olması, müteahhitlere kat karşılığı verilecek 'fazladan (emsal) daire' çıkmamasına neden olmakta, bu da dönüşüm maliyetini tamamen hak sahibinin (vatandaşın) üzerine yıkmaktadır.

Erzincan Kentsel Dönüşümde Devlet Destekleri

Erzincan İlçe Kentsel Dönüşüm Rehberleri

Merkez Kentsel Dönüşüm

Risk

Çok Yüksek (Diri Faylar ve Yüksek Deprem İvmesi)

Erzincan Merkez ilçesi, dağların arasına sıkışmış bir düzlük (ova) üzerinde yer alır. Zemin, alüvyon yapılı ve yeraltı suyu seviyesi oldukça yüksektir (sıvılaşma riski). Bu nedenle 1992 depreminde zemin kaynaklı rezonans, binaların yıkımındaki ana faktör olmuştur. Kentsel dönüşüm projelerinde, mevcut 3-4 katlı eski binaların yıkılıp yeniden yapılması sürecinde en büyük zorluk 'zemin iyileştirme' ve 'yüksek donatı (demir)' maliyetleridir. Zemin+3 kat sınırlaması, şehrin güvenliği için mükemmel bir önlem olsa da, finansal olarak kentsel dönüşümü kilitler. Vatandaş, müteahhide arsa payı verecek boşluk bulamadığı için, inşaatın tüm maliyetini (Taahhüt Bedeli) cebinden veya bankadan 'Kentsel Dönüşüm Kredisi' çekerek karşılamak zorundadır. Özellikle İnönü ve Mimar Sinan mahallelerinde bulunan 30 yaşını aşmış binaların (1992 depremini atlatmış ancak yorulmuş binalar) acilen yenilenmesi için Erzincan Belediyesi ve Çevre Şehircilik Müdürlüğü çeşitli teşvikler (ruhsat harcı muafiyeti vb.) sunmaktadır. Yeni projelerde radye temel kalınlıklarının ekstrem seviyede tutulması ve perde duvar (kesme kuvvetini alan betonarme duvarlar) kullanımının maksimuma çıkarılması Erzincan'daki inşaat standartlarını belirler.

Detaylı İncele →

Çayırlı Kentsel Dönüşüm

Risk

Birinci derece deprem kuşağında, Kelkit Vadisi fay hattına yakın; zemin büyütme etkisi yüksek kil ve alüvyon dolgular egemen.

Erzincan'ın doğusunda Kelkit Çayı vadisinde konumlanan Çayırlı, iklimi sert, arazisi dağlık bir Doğu Anadolu ilçesidir. Nüfusu yaklaşık 8.000 olan bu kırsal yerleşim, hayvancılık ve tahıl tarımını geçim kaynağı olarak sürdürmektedir. Kelkit Vadisi, 1939 Erzincan depremi (M7.8) ve 1992 Erzincan depremi (M6.8) gibi yıkıcı olayların yaşandığı aktif bir fay koridor içinde yer almakta; ilçede alüvyon zemin tabakası sismik dalgaları güçlendirerek yapısal hasarı artırmaktadır. Çayırlı Merkez'deki yapı stoğunun büyük bölümü 1980 öncesi inşaat tekniklerini yansıtmakta; birçok yapıda yeterli deprem yönetmeliğine uyumsuzluk gözlemlenmektedir. İlçenin coğrafi izolasyonu, acil müdahale ulaşımını güçleştirirken kentsel dönüşüm projelerine olan erişimi de sınırlamaktadır. AFAD'ın Erzincan risk haritası Çayırlı'yı yüksek tehlike zonunda değerlendirmektedir. Ekonomik yapı büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanmakta; genç nüfus istihdam olanakları nedeniyle Erzincan merkeze veya büyük şehirlere göç etmektedir. Bu demografik daralma, yapı yenileme yatırımlarını caydırıcı hale getirmektedir. Çayırlı ilçesinde riskli yapı tespiti ve güçlendirme destek programlarına yönelik farkındalık artırma çalışmaları sürdürülmektedir.

Detaylı İncele →

İliç Kentsel Dönüşüm

Risk

Çöpler Altın Madeni çevresinde zemin bütünlüğü hassasiyeti; Fırat Nehri taşkın riski ve birinci derece deprem zonunda yüksek sismik tehlike.

İliç, Erzincan'ın güneyinde Fırat (Karasu) Nehri kıyısında konumlanan, Çöpler Altın Madeni ile Türkiye'nin önemli altın üretim merkezlerinden biri haline gelen bir ilçedir. Maden işletmeciliği ilçeye istihdam ve ekonomik canlılık kazandırırken zemin stabilizasyonu ve çevre güvenliği bakımından özel önlemler gerektirmektedir. 2024 yılında Çöpler madeninde yaşanan toprak kayması felaketi, ilçenin maden bölgelerine yakın zemin risklerine dikkati yeniden çekmiştir. İliç, Fırat Nehri'nin Keban Barajı ile birleşme vadisinde yer aldığından taşkın risk yönetimi de kritik önem taşımaktadır. İlçe merkezi 1939 Erzincan depreminden büyük hasar görmüş olup zemin etütleri bu bölgedeki kaya birimleri ve killi ara katmanların deprem sırasında sıvılaşma eğilimi gösterdiğini ortaya koymaktadır. Nüfusu 6.000-7.000 arasında seyreden İliç, son yıllarda madencilik sektörü çalışanlarının bölgeye yerleşmesiyle kısmi bir canlanma yaşamaktadır. Belediye, zemin etüdü zorunluluğunu inşaat ruhsatlarına bağlayan uygulamayı güçlendirmektedir. Madene yakın mahallelerde çevresel izleme istasyonları kurulmuştur.

Detaylı İncele →

Kemah Kentsel Dönüşüm

Risk

Tarihi surlarla çevrili yamaç yerleşimi; heyelan ve kaya düşmesi riski yüksek, birinci derece deprem zonunda aktif fay geçişi.

Kemah, Orta Fırat'ın dar vadisinde antik Kemah Kalesi'nin (Camha/Ani Kalesi) eteklerinde kurulmuş tarihi bir Erzincan ilçesidir. Fırat Nehri'nin derin boğazı içinde sıkışan ilçe, tarihin her döneminde stratejik önemi nedeniyle iskân edilmiş; Urartu, Bizans ve Selçuklu dönemlerinden izler taşımaktadır. Günümüzde nüfusu 7.000 civarında seyreden Kemah, kiraz ve elma bahçeleriyle bilinen bir tarım merkezi konumundadır. Jeolojik açıdan Kemah, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun Erzincan segmenti üzerinde yer almakta; yamaç yerleşim dokusundan kaynaklanan heyelan ve kaya düşmesi riskleri yapı güvenliğini tehdit etmektedir. 1939 Erzincan depreminde tarihi kale ve çevresindeki sivil yapılar ağır hasar görmüştür. Günümüzde kale eteklerindeki taş yapıların önemli bölümünde temel zayıflığı saptanmaktadır. Tarihi dokusuyla turizm potansiyeli taşıyan Kemah'ta kültürel miras koruma ile deprem güvenliği gereksinimleri paralel yürütülmektedir. Doğu Anadolu'nun en iyi korunmuş orta çağ kale silüetlerinden birine ev sahipliği yapan ilçede, Kültür Bakanlığı koordinasyonuyla tarihi yapı restorasyon projeleri sürdürülmektedir.

Detaylı İncele →

Kemaliye Kentsel Dönüşüm

Risk

Fırat Nehri kanyon yamaçlarında yüksek heyelan ve erozyon riski; birinci derece deprem bölgesinde antik zemin formasyonları.

Kemaliye, tarihi adıyla Eğin, Erzincan'ın güneyinde Fırat Nehri kanyonunun içinde konumlanmış eşsiz bir tarihi ilçedir. Osmanlı döneminin seçkin mutfağı, ahşap işçiliği ve dokuma geleneğiyle ünlü olan ilçe, 20. yüzyılın ortasına kadar bölgenin en zengin kasabasıydı. Keban Barajı'nın 1974'te devreye girmesiyle birlikte ilçenin bir bölümü su altında kalırken geriye kalan tarihi doku özgünlüğünü büyük ölçüde korumaktadır. Fırat Kanyonu'nun sarp yamaçlarına yapışmış olan Kemaliye, jeolojik açıdan karmaşık bir yapıya sahiptir. Kireçtaşı-şist sınır alanları, özellikle yağışlı dönemlerde ve depremlerin ardından heyelan ve kaya düşmesi riskini artırmaktadır. AFAD verilerine göre ilçe, Erzincan'ın en yüksek heyelan tehlikesine sahip ilçelerinden biri konumundadır. Günümüzde Kemaliye, kültür turizmi ve doğa sporları (kanyon yürüyüşü, rafting) aracılığıyla ekonomisini canlandırmaya çalışmaktadır. İlçe belediyesi, tarihi ahşap konaklarını restore ederek butik otel dönüşümünü teşvik etmekte; zemin riski olan yamaç alanlarında yeni inşaata izin vermemektedir. Eğin mutfağının (testi kebabı, Eğin tatlıları) gastronomi turizmindeki artan popülaritesi ilçeye önemli bir ekonomik fırsat sunmaktadır.

Detaylı İncele →

Otlukbeli Kentsel Dönüşüm

Risk

Yüksek kış yükü ve don-çözülme döngüsünden kaynaklanan yapısal yorulma; birinci derece deprem bölgesi, geniş yüksek plato zemin heterojenliği.

Otlukbeli, Erzincan-Sivas il sınırına yakın, 1.800-2.200 metre yüksekliğindeki dağlık platoda konumlanan küçük bir Doğu Anadolu ilçesidir. Nüfusu 3.000'in altına gerilemiş bu kırsal ilçe, ekonomisini başta küçükbaş hayvancılık olmak üzere sınırlı tarımsal faaliyet üzerine kurmuştur. Türkiye'nin en soğuk ilçelerinden biri olma özelliği taşıyan Otlukbeli'nde kış sıcaklıkları -30°C'nin altına düşebilmekte, yoğun kar yağışı ulaşımı haftalarca aksatabilmektedir. Jeolojik olarak ilçe, metamorfik temel kayaçlar ile üzerindeki volkanik ve alüvyon örtünün kesişim zonunda yer almaktadır. Donma-çözülme döngüleri yapı temellerini aşındırmakta ve fayans, sıva çatlakları biçiminde kendini göstermektedir. Erzincan'a 80 kilometre uzaklığındaki ilçenin bu coğrafi izolasyonu, inşaat malzemesi tedarikini ve acil servis müdahalesini güçleştirmektedir. Otlukbeli ilçesinde yapı stoğunun büyük bölümü köy mimarisi geleneğiyle yöresel taş veya tuğladan yapılmış olup modern deprem güçlendirme gereksinimlerini karşılamamaktadır. Belediye, yeni yapılar için zemin donma derinliğine uygun temel standartlarını zorunlu tutmaktadır.

Detaylı İncele →

Refahiye Kentsel Dönüşüm

Risk

Birinci derece deprem bölgesi; Kelkit vadisi uzantısındaki fay segmentleri aktif, yüksek rakımda kaya düşmesi ve erozyon riski.

Refahiye, Erzincan'ın kuzeydoğusunda Erzincan-Sivas karayolu üzerinde, dağlık arazide konumlanan orta büyüklükte bir ilçe merkezidir. Nüfusu yaklaşık 12.000 olan ilçe, Erzincan'ın tarımsal olarak önemli bölgelerinden biri olup tahıl, şeker pancarı ve elma üretiminde öne çıkmaktadır. E-80 karayolu güzergâhı üzerindeki konumu, ilçeye ticaret ve ulaşım açısından belirli bir avantaj sağlamaktadır. Deprem riski bakımından Refahiye, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun uzantılarına yakın konumuyla birinci derece tehlike zonundadır. 1939 Erzincan depremi ilçede de ciddi hasara yol açmış; zemin araştırmaları özellikle vadi tabanı alüvyon birikintilerinde yüksek sıvılaşma potansiyeli saptamıştır. Yamaç bölgelerinde kaya düşmesi ve heyelan riski ise yağışlı mevsimlerde artmaktadır. Refahiye'nin kentsel dokusunda son yıllarda orta katlı konut yapımı artmış; ilçe belediyesi yeni yapılarda zemin etüdü zorunluluğunu hayata geçirmiştir. Erzincan merkezine yakınlığı nedeniyle ilçe, tarımsal işgücünün kente erişiminde bir transit nokta işlevi de görmektedir.

Detaylı İncele →

Tercan Kentsel Dönüşüm

Risk

Tercan Barajı yakınlığında dolgu zemin ve taşkın risk zonları; birinci derece deprem bölgesi, Avnik yöresi volkanik zemin karmaşıklığı.

Tercan, Erzincan'ın doğusunda, Karasu (Fırat) havzasında, Tercan Barajı'nın su tuttuğu vadi içinde konumlanan tarihsel öneme sahip bir ilçedir. Urartu döneminden kalma Avnik Kalesi ve köy camileriyle zengin bir kültürel mirasa sahip olan Tercan, nüfusu 10.000-12.000 arasında seyreden orta büyüklükte bir ilçe merkezidir. Hayvancılık, tahıl tarımı ve meyvecilik temel geçim kaynaklarıdır. Tercan Barajı (1991 yılında tamamlanan), ilçenin su enerjisi üretimindeki rolünü artırmış; ancak baraj göl kenarına yakın düz arazilerde dolgu zemin sorunlarını gündeme getirmiştir. AFAD zemin tehlike haritalarına göre baraj mansabındaki yerleşim alanları olası baraj güvenlik senaryolarına karşı tahliye planlaması gerektirmektedir. Jeolojik olarak bölge, Doğu Anadolu'nun volkanik kaya kütleleri ile metamorfik temel kayaçlarının geçiş kuşağında yer almakta; bu durum zemin sınıfı değişkenliğini artırmaktadır. Tercan ilçesinde son yıllarda belediye tarafından ruhsatlı inşaatlarda zemin etüdü yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. Avnik Kalesi ve çevresinin turizme açılması için Kültür Bakanlığı ile müzakere yürütülmektedir.

Detaylı İncele →

Üzümlü Kentsel Dönüşüm

Risk

Erzincan merkezine yakın konumuyla kentsel dönüşüm baskısı yüksek; birinci derece deprem bölgesinde alüvyon zemin, sismik büyütme riski orta-yüksek.

Üzümlü, Erzincan il merkezinin doğu komşusu olarak adeta bir ileri banliyö konumunda olan, asma bahçeleri ve bağlarıyla adını almış küçük bir ilçedir. Fırat vadisinin verimli taraçalarında kurulan ilçe, tarihsel olarak üzüm ve meyve üretimiyle ün kazanmış; ancak kentleşme baskısıyla birlikte bahçe alanları giderek konut yapılaşmasına dönüşmektedir. Nüfusu 8.000-9.000 arasında seyreden Üzümlü, Erzincan merkeze 12 km mesafesiyle çalışan nüfusun tercih ettiği yerleşim bölgelerinden biridir. Deprem riski açısından Üzümlü, Erzincan gibi birinci derece tehlike bölgesinde yer almakta; aynı 1939 ve 1992 depremlerinde il merkezi kadar etkilenmiştir. Zemin yapısı ağırlıklı olarak alüvyon taraça malzemesinden oluşmakta; bu zemin tipi sismik dalgaları önemli ölçüde büyütmekte ve yapılar üzerindeki yükü artırmaktadır. İlçede son 10 yılda çok katlı konut projelerinin artması, altyapı kapasitesi ve zemin uyumluluğu bakımından yeni sorular doğurmaktadır. Üzümlü Belediyesi kentsel dönüşüm planlamasını gündemine alarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte yürütülen riskli alan tespit çalışmalarını sürdürmektedir. Erzincan kent merkezinin yoğunluk baskısını Üzümlü üzerinden dağıtma politikası uygulanmaktadır.

Detaylı İncele →

Sıkça Sorulan Sorular

Erzincan Kentsel Dönüşüm Sürecinde Sık Sorulanlar