İstanbul Avrupa Yakası Kentsel Dönüşüm ve Deprem Riski Rehberi
İstanbul Avrupa Yakası ilçelerinde kentsel dönüşüm, deprem riski, zemin sıvılaşması ve bina güçlendirme bilgileri. Arnavutköy'den Zeytinburnu'na 25 ilçe kapsamlı rehber.
Güncelleme: Mayıs 2026 · Kentsel Dönüşüm Hub
İstanbul Avrupa Kentsel Dönüşüm Genel Bakış
İstanbul Avrupa Yakası, Türkiye'nin en kalabalık ve ekonomik açıdan en dinamik bölgesini oluşturmaktadır. Tarihi yarımada (Fatih), modern iş merkezleri (Şişli, Beşiktaş, Beyoğlu), sanayi kuşakları (Bağcılar, Esenler, Güngören) ve Marmara kıyısındaki sahil ilçelerini (Bakırköy, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Silivri) bünyesinde barındıran Avrupa Yakası, kentsel dönüşüm gündeminin en yoğun biçimde hissedildiği coğrafyadır. Kuzey-Güney ekseninde değerlendirildiğinde, sahil şeridindeki ilçeler (Bakırköy, Zeytinburnu, Fatih) Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın deniz altındaki koluna en yakın kesimi oluşturmaktadır. Marmara Denizi kıyısındaki dolgu alanlar ve alüvyon zeminler, beklenen büyük depremde sıvılaşma ve amplifikasyon riski taşımaktadır. İç kesimlerdeki ilçelerde (Sultangazi, Gaziosmanpaşa, Bağcılar) yapı stoku genellikle 1980-2000 dönemine ait olup büyük bölümü ruhsatsız veya deprem yönetmeliği öncesi inşa edilmiştir. Avrupa Yakası'nda kentsel dönüşüm, hem yerleşim hem de ulaşım boyutuyla eş zamanlı bir dönüşüm sürecidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve TOKİ iş birliğiyle yürütülen rezerv alanı projeleri, riskli yapı tespiti ve yıkım-yeniden yapım süreçleri ilçe bazında farklılaşan tempolarda ilerlemektedir. Başakşehir ve Arnavutköy gibi gelişen ilçelerde toplu konut projeleri hız kazanırken köklü ilçelerde (Bakırköy, Şişli) dönüşüm mülk sahiplerinin direnciyle yavaşlamaktadır.
İstanbul Avrupa Kentsel Dönüşümde Devlet Destekleri
İstanbul Avrupa İlçe Kentsel Dönüşüm Rehberleri
Arnavutköy Kentsel Dönüşüm
Riskİstanbul'un kuzeyinde hızlı gelişen ilçe; Kuzey Anadolu Fayı risk kuşağında, İstanbul Havalimanı çevresinde dolgu ve alüvyon zemin bölgeleri kritik, kaçak yapılaşma yoğunluğu yüksek.
Arnavutköy, İstanbul'un kuzeyinde ve Avrupa yakasının en hızlı gelişen ilçelerinden biridir. İstanbul Havalimanı'nın açılmasıyla birlikte bölge olağanüstü bir yapılaşma baskısına maruz kalmıştır. İlçe nüfusu 300.000'i aşmış olup bu sayının önümüzdeki on yılda katlanması beklenmektedir. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakın konumu ilçeyi yüksek sismik risk altında tutmaktadır. İstanbul Havalimanı'nın inşası sırasında yapılan dolgu çalışmaları bazı bölgelerde zemin koşullarını değiştirmiştir; bu dolgu alanları depremde sıvılaşma potansiyeli taşımaktadır. Hızlı büyüme beraberinde kaçak ve kontrolsüz yapılaşma sorununu getirmiştir. Planlar dışında gelişen mahalleler, düzensiz parsel yapısı ve yetersiz altyapıyla birlikte deprem güvenliği açısından kritik riskler barındırmaktadır. Kentsel dönüşüm projeleri ilçede yoğun biçimde sürmektedir; TOKİ ve özel sektör işbirliğiyle havalimanı çevresinde büyük konut projeleri geliştirilmektedir.
Avcılar Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine en yakın Avrupa yakası ilçelerinden biri; 1999 depreminde ağır hasar, zemin sıvılaşması ve alüvyon zemin amplifikasyonu belgelenmiş, kentsel dönüşüm aciliyeti yüksek.
Avcılar, İstanbul'un Marmara kıyısında ve Küçükçekmece Gölü yakınında yer alan ilçedir. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde (Mw 7.6) İstanbul'un en ağır hasar gören ilçelerinden biri olmuştur. Zemin sıvılaşması, alüvyon tabakasının sismik amplifikasyonu ve yapı kalitesi sorunlarının bir araya gelmesi ağır kayıplara yol açmıştır. İlçenin büyük bölümü Küçükçekmece Gölü havzasının alüvyon ve dolgu zeminleri üzerinde yükselmektedir. Bu zemin yapısı, Kuzey Anadolu Fayı'ndan yayılan deprem dalgalarını amplifikasyona uğratarak hasarı katlamaktadır. 1999'da kayıtlanan sarsıntı kuvveti komşu ilçelerin çok üzerinde gerçekleşmiştir. O günden bu yana kentsel dönüşüm Avcılar'ın en hayati gündem maddesi olmuştur. TOKİ ve özel sektör ortaklıklarıyla yüzlerce yapı yeniden inşa edilmiştir; ancak ilçedeki eski konut stoğunun büyük bölümü hâlâ dönüştürülmeyi beklemektedir. Ambarlı Limanı'nın ilçe sınırları içinde bulunması ekonomik açıdan önem taşımaktadır; ancak liman dolgu alanları da deprem riski açısından izlenmektedir.
Bağcılar Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı risk kuşağında; İstanbul'un en kalabalık ilçelerinden biri, yoğun ve eski yapı stoku, dolgu zemin bölgeleri kritik, kentsel dönüşüm kapasitesi nüfus yoğunluğuyla yarışıyor.
Bağcılar, 800.000'i aşan nüfusuyla İstanbul'un ve Türkiye'nin en kalabalık ilçelerinden biridir. Yoğun sanayileşme ve göç dalgalarıyla biçimlenen ilçe, çok katlı apartman bloklarıyla kaplı heterojen bir kentsel doku sunmaktadır. Bu nüfus yoğunluğu, deprem risk yönetimini ülkenin en kritik kentsel sorunlarından biri hâline getirmektedir. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara Denizi geçişine yakınlığı ilçeyi yüksek sismik tehdit altında tutmaktadır. 1999 Marmara Depremi'nde Bağcılar'da önemli hasar meydana gelmiştir. İlçenin zemin haritası, bölgeye bölge farklılık gösteren kaya ve alüvyon zeminlerin karışımını ortaya koymaktadır. Yoğun nüfusun yol açtığı yapılaşma baskısı zaman zaman denetim mekanizmalarını zorlamıştır. Özellikle 1990'larda inşa edilen yapıların önemli bir kısmı mevcut deprem yönetmeliklerine uymamaktadır. Kentsel dönüşüm Bağcılar'ın en öncelikli gündem maddesidir. İlçe belediyesi ve TOKİ kapsamlı dönüşüm projeleri yürütmekte; ancak milyonlarca insanı ilgilendiren bu çalışma uzun vadeli bir süreç gerektirmektedir.
Bahçelievler Kentsel Dönüşüm
Riskİstanbul Avrupa yakasında yoğun nüfuslu orta risk bölgesi; Kuzey Anadolu Fayı etkisi, zemin koşulları değişken, 1990 öncesi yüksek katlı yapı stoğu dönüşüm bekliyor.
Bahçelievler, İstanbul'un Avrupa yakasında, Küçükçekmece ile Bakırköy arasında konumlanan yoğun nüfuslu bir ilçedir. Nüfusu 600.000'i aşan ilçe, orta ve alt gelir grubundan geniş bir kesimi barındırmaktadır. Ticaret aksları ve konut dokusu iç içe geçmiş ilçede yapı yoğunluğu son derece yüksektir. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakın konum ilçeyi risk altında tutmaktadır. 1999 Marmara Depremi'nde ilçede belirli düzeyde hasar gözlemlenmiştir. Zemin koşulları ilçe içinde değişkenlik göstermekte; Küçükçekmece Gölü'ne yakın sektörler daha riskli zemin profiline sahiptir. 1980-2000 döneminde hızla inşa edilen çok katlı konut bloklarının önemli kısmı mevcut deprem yönetmeliklerine aykırıdır. Bu yapılar kentsel dönüşümün birincil hedefleri arasında yer almaktadır. Şirinevler gibi ticaret merkezleri ve yoğun nüfusu nedeniyle tahliye planlaması ilçe için kritik önem taşımaktadır.
Bakırköy Kentsel Dönüşüm
RiskÇok Yüksek (Marmara Fayı Yakınlığı ve Zemin Sıvılaşması)
Bakırköy, geniş caddeleri ve yeşil alanlarıyla ünlü olsa da, binaların iskeleti (taşıyıcı sistemi) deniz kumu ve eski deprem yönetmelikleri sebebiyle tükenmiş durumdadır. Özellikle Zuhuratbaba ve Kartaltepe gibi merkez mahallelerde binalar bitişik nizam 4-5 katlıdır. Ataköy ve Yeşilköy ise daha ayrık nizam ancak sahile çok yakın, alüvyon zeminlidir. Bakırköy'de bir bina yıkıldığında, mevcut otopark yönetmeliği devreye girer. Eski binanın altına (zemin su içinde olsa bile) devasa kazılar yapılarak kapalı otopark yapılması zorunludur. Denize yakınlık sebebiyle bu temel kazılarında fore kazık, iksa ve tam bohçalama (su yalıtımı) sistemlerinin maliyeti, kaba inşaat maliyetini ikiye katlar. Emsal artışı verilmediği için müteahhitler, arsa sahiplerine 'Dairenizi yaparım ama daire başı X milyon TL (inşaat maliyeti) alırım' demektedir. Emekli nüfusun yoğun olduğu Bakırköy'de bu parayı peşin bulmak çok zordur. Bu yüzden Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın sunduğu 'Yarısı Bizden' kampanyası, Bakırköy için en büyük can simidi olmuştur. Hak sahipleri, devletten aldıkları 700.000 TL Hibe + 700.000 TL Kredi ile müteahhit farkını kapatmaya çalışmaktadır. Ancak lüks semt statüsünde olduğu için Bakırköy'de inşaat firmalarının talep ettiği işçilik ve malzeme (taahhüt) bedelleri, İstanbul'un diğer ilçelerine göre çok daha yüksektir.
Başakşehir Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı etki alanında büyük ölçekli planlı konut bölgesi; yeni yapılar modern standartlarda ancak bazı çevre köy ve gecekondu alanlarında eski yapı stoku mevcuttur.
Başakşehir, İstanbul'un en yeni ve en planlı gelişen ilçelerinden biridir. 2008 yılında ayrı ilçe statüsü kazanan Başakşehir, TOKİ konut projeleri ve kentsel planlama anlayışıyla modern bir yerleşim alanı olarak tasarlanmıştır. Nüfusu 500.000'i geçmiş olup bu rakam her geçen yıl artmaktadır. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine olan yakınlık tüm İstanbul'u etkilediği gibi Başakşehir'i de risk altında tutmaktadır. Ancak ilçenin yeni yapı stoğu, modern deprem yönetmeliklerine (2007 ve 2018 TBDY) uygun olarak inşa edilmiştir. Bu durum, eski İstanbul ilçelerine göre görece daha iyi bir deprem güvenlik profili sunmaktadır. Bununla birlikte, İkitelli gibi eski sanayi bölgesi mahallelerinde dönüştürülmesi gereken yapı stoku bulunmaktadır. Kayabaşı gibi planlı konut alanlarının hızlı dolmasıyla altyapı kapasitesi zaman zaman geride kalmaktadır. Başakşehir Şehir Hastanesi Türkiye'nin en büyük ve modern sağlık komplekslerinden biri olarak ilçeye küresel ölçekte tanınırlık kazandırmıştır.
Bayrampaşa Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı etki kuşağında; 1999 depreminde hasar, Haliç havzası alüvyon zemini amplifikasyon riski, yoğun eski yapı stoku kentsel dönüşüm bekliyor.
Bayrampaşa, İstanbul'un Avrupa yakasında Haliç'e yakın, yoğun nüfuslu bir ilçedir. Sanayi alanlarının yerleşime dönüştüğü ilçe, orta ve alt gelir gruplarından oluşan heterojen bir nüfus yapısına sahiptir. Nüfusu 270.000 civarındadır. Haliç havzasının alüvyon zemini büyük depremlerde sismik amplifikasyon yaratmaktadır. 1999 Marmara Depremi'nde ilçede belirli düzeyde hasar gözlemlenmiştir. 1980'li yıllarda inşa edilmiş çok katlı konut bloklarının büyük kısmı mevcut deprem yönetmeliklerine aykırıdır. Ulaşım kavşağı konumundaki ilçe, E-5 karayolu ve metro güzergâhının kesiştiği noktada yer almaktadır. Bu durum tahliye kapasitesi açısından bir avantaj oluştursa da yoğun araç trafiği deprem anında tıkanma riskini artırmaktadır. Kentsel dönüşüm Bayrampaşa'da hızla ilerlemektedir; Yenidoğan ve çevre mahallelerde eski yapıların yıkılarak modernleriyle değiştirilmesi sürmektedir.
Beşiktaş Kentsel Dönüşüm
RiskBoğaz kıyısında Kuzey Anadolu Fayı risk kuşağı; zemin genellikle sağlam ancak tarihi yapılar kırılgan, yüksek yoğunluklu nüfus ve turizm tahliye senaryolarını karmaşıklaştırıyor.
Beşiktaş, İstanbul'un Boğaz kıyısında, tarihi doku ile modern iş ve yaşam alanlarının iç içe geçtiği prestijli bir ilçedir. Ortaköy Camii, Dolmabahçe Sarayı ve Çırağan Sarayı gibi Osmanlı dönemine ait kültürel mirasın yanı sıra Levent finans bölgesi ve Etiler villaları ilçenin çeşitliliğini ortaya koymaktadır. İlçe nüfusu 180.000 olsa da gündüz nüfusu çok daha yüksektir. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara Denizi geçişine yakınlık ilçeyi risk altına sokmaktadır. Bununla birlikte, Beşiktaş'ın kaya tabanlı zemin yapısı, alüvyon zemin hakimiyetindeki komşu ilçelere kıyasla amplifikasyon riskini görece düşürür. Boğaz kıyısındaki tarihi yapılar ve ahşap yalılar kırılgan bir yapı stoku oluşturmaktadır. Büyük bir deprem durumunda bu yapılarda yangın ve çöküş riski yüksektir. Levent'teki yüksek katlı ofis kuleleri modern deprem standartlarına uygun tasarlanmıştır; ancak zemin koşulları parsel bazında özel inceleme gerektirmektedir.
Beylikdüzü Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı etki kuşağında hızlı büyüyen ilçe; Küçükçekmece havzasına yakın alüvyon zemin bölgeleri mevcut, yeni yapılar modern standartlarda ancak çevre gecekondu dönüşümü devam ediyor.
Beylikdüzü, İstanbul'un Avrupa yakasının batısında, 2009 yılında ayrı ilçe statüsü kazanan hızla büyüyen bir yerleşim alanıdır. Nüfusu 400.000'i aşmış olup büyük bölümü 2000'li yıllarda inşa edilmiş modern konut sitelerinden oluşmaktadır. Bu yapıların çoğu güncel deprem yönetmeliklerine göre inşa edilmiştir. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine olan mesafe açısından Beylikdüzü, merkezi İstanbul ilçelerine kıyasla biraz daha uzak konumdadır; ancak bu fark risk değerlendirmesi açısından belirleyici değildir. Küçükçekmece Gölü havzasına yakın bölgeler alüvyon zemin riski taşımaktadır. Bu alanlarda 2000 öncesi kaçak yapılaşma izleri kalmakta; kentsel dönüşüm kapsamında bu yapılar yıkılmaktadır. Gürpınar bölgesi denize yakın konumuyla tsunami risk değerlendirmesine dahil edilmektedir. Marmara'da büyük bir deniz tabanı depremi durumunda kıyı şeridinde lokal tsunami dalgası oluşabilir.
Beyoğlu Kentsel Dönüşüm
RiskTarihi yarımadaya komşu Kuzey Anadolu Fayı risk kuşağı; Galata ve Karaköy tarihi yapılar kırılgan, yamaç unstabilitesi, yüksek gece nüfusu ve turizm yoğunluğu tahliyeyi karmaşıklaştırıyor.
Beyoğlu, İstanbul'un kültürel, sanatsal ve eğlence hayatının kalbi olup İstiklal Caddesi, Galata Kulesi ve çevresindeki tarihi doku dünya genelinde tanınan simgeler barındırmaktadır. Nüfusu 230.000 olan ilçe, gün içinde milyonlarca ziyaretçiyle İstanbul'un en yoğun kentsel alanına dönüşmektedir. 19. yüzyıldan kalma çok katlı apartmanlar ve büyük bölümü 20. yüzyılın ilk yarısına ait yapılar ilçenin yapı stoğunu oluşturmaktadır. Bu yapıların önemli kısmı modern deprem yönetmeliklerini karşılamamakta ve yüksek kırılganlık sergilemektedir. Galata bölgesinin yamaç topografyası deprem anında toprak kayması ve yapı stabilitesi açısından ek risk barındırmaktadır. Tarlabaşı ve çevre mahallelerindeki eski ve bakımsız konut stoku kentsel dönüşümün en öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakın konum ilçenin sismik riskini belirlemektedir. Tarihi değeri nedeniyle kapsamlı kentsel dönüşüm uygulamak zorlu olmakla birlikte Tarlabaşı gibi bölgelerde dönüşüm başlamıştır.
Büyükçekmece Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçiş noktasına çok yakın kıyı ilçesi; 1999 depreminde hasar, Büyükçekmece Gölü kıyısı sıvılaşma ve tsunami riski kritik, dolgu zeminler izleniyor.
Büyükçekmece, Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçiş noktalarına en yakın İstanbul ilçelerinden biridir. Büyükçekmece Gölü ve Marmara Denizi kıyısında uzanan ilçe, kıyı yapılaşması açısından en yüksek deprem ve tsunami risklerinden birine ev sahipliği yapmaktadır. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde Büyükçekmece ilçesinde ciddi hasar meydana gelmiştir. Gölün alüvyon ve dolgu zemini sismik dalgaları amplifikasyona uğratmıştır. Büyükçekmece Gölü'nün kıyı şeridindeki yapılar sıvılaşma ve oturma hasarı yaşamıştır. Marmara'da büyük bir deniz tabanı depremi senaryosunda Büyükçekmece kıyısına ulaşabilecek lokal tsunami dalgası önemli bir risk faktörüdür. AFAD'ın hazırladığı senaryo çalışmaları bu ilçeyi en öncelikli tahliye bölgelerinden biri olarak sınıflandırmaktadır. Kıyı dolgu alanlarında sürdürülen yapılaşma denetim gerektirmekte; yeni projeler zemin etüdü zorunluluğuna tabi tutulmaktadır.
Çatalca Kentsel Dönüşüm
Riskİstanbul'un kuzeyinde Trakya eşiğinde; Kuzey Anadolu Fayı'ndan görece uzak konum riski azaltıyor, ancak yerel fay yapıları ve tarihsel deprem kayıtları dikkate alınmalı, geniş kırsal alanda altyapı zayıflığı.
Çatalca, İstanbul'un en büyük yüzölçümüne sahip ilçelerinden biri olup Trakya'nın doğu ucunda, İstanbul Avrupa yakasının kuzeyinde yer almaktadır. Orman, tarım arazisi ve küçük köylerden oluşan kırsal karakteriyle İstanbul'un en seyrek nüfuslu ilçelerinden biridir. Nüfusu 80.000 civarındadır. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine görece uzak konumu ilçenin sismik riskini İstanbul'un diğer ilçelerine göre azaltmaktadır. Bununla birlikte, Trakya'da tarihsel olarak belgelenmiş yerel fay hatları bölgeyi tamamen risksiz kılmamaktadır. Geniş coğrafi alana dağılmış küçük köylerin altyapı yetersizliği olası bir afette müdahale süresini uzatmaktadır. Köyler arası yolların bakımsızlığı ve bazı bölgelerin izole konumu acil ulaşım güçlüğü yaratmaktadır. Tarım ve küçük ölçekli hayvancılık ilçenin temel geçim kaynağı olmaya devam etmektedir. Büyük İstanbul'a coğrafi yakınlık bazı köylerin dormitory karakteri kazanmasına yol açmaktadır.
Esenler Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı etki kuşağında yoğun nüfuslu ilçe; alüvyon zemin amplifikasyon riski, 1990 öncesi yoğun yapılaşma stoğu, Bayrampaşa-Esenler göçü halkının kentsel dönüşüm talebi yüksek.
Esenler, İstanbul'un Avrupa yakasında, Bağcılar ve Bayrampaşa'ya komşu, yoğun sanayileşme döneminde göç dalgalarıyla şekillenmiş bir ilçedir. Nüfusu 450.000'i aşmaktadır. Büyük Otogar'ın konumu nedeniyle İstanbul'un geçiş noktalarından biri olan ilçe, sürekli bir nüfus hareketliliğine ev sahipliği yapmaktadır. 1980-2000 döneminde çarpık ve hızlı yapılaşmanın damgasını vurduğu ilçede konut stoğunun önemli kısmı deprem yönetmeliği öncesi dönemin ürünüdür. Alüvyon zemin ve dolgu alanları büyük depremlerde sismik amplifikasyon yaratmaktadır. Kuzey Anadolu Fayı'na yakın konum tüm çevre ilçeler gibi Esenler'i de yüksek risk altında tutmaktadır. 1999 Marmara Depremi'nde ilçede önemli yapısal hasar yaşanmıştır. Kentsel dönüşüm hızla ilerlemektedir; özellikle Nene Hatun ve Menderes mahallelerinde eski konut blokları yıkılarak modern yapılar inşa edilmektedir. Büyük Otogar'ın çevresindeki geniş alanlar da dönüşüm kapsamında değerlendirilmektedir.
Esenyurt Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı etki kuşağında İstanbul'un en kalabalık ilçesi; 1 milyonu aşkın nüfus, Küçükçekmece havzasına yakın alüvyon zemin, hızlı ve yoğun yapılaşma deprem riskini kritik noktaya taşıdı.
Esenyurt, 1 milyonu aşkın nüfusuyla Türkiye'nin ve İstanbul'un en kalabalık ilçesidir. 2009 yılında ayrı ilçe statüsü kazanan Esenyurt, son yirmi yılda benzeri görülmemiş bir hızda büyümüştür. İlçe nüfusunun önemli kısmı farklı şehirlerden gelen göçmenlerden oluşmakta; çok kültürlü ve çok dilli bir demografik yapı sergilenmektedir. Bu olağanüstü nüfus yoğunluğu, İstanbul deprem risk yönetiminin en kritik gündem maddelerinden birini oluşturmaktadır. Kuzey Anadolu Fayı'na yakınlık, Küçükçekmece havzasının alüvyon zemin riski ve hızlı yapılaşmada ortaya çıkan denetim açıkları bir araya gelince Esenyurt İstanbul'un en yüksek risk ilçelerinden biri hâline gelmiştir. Yoğun nüfusu tahliye etmek son derece güçtür; mevcut yol ağı ve toplu taşıma kapasitesi böyle bir acil senaryoyu kaldırmaya yetmemektedir. İBB'nin hazırladığı AFAD deprem senaryoları Esenyurt'u öncelikli müdahale bölgesi olarak tanımlamaktadır. Kentsel dönüşüm hız kazanmış olsa da 1 milyonluk nüfusun barındığı yapı stoğunu dönüştürmek onlarca yıl gerektirebilir.
Eyüpsultan Kentsel Dönüşüm
RiskHaliç kıyısında tarihi ilçe; Kuzey Anadolu Fayı risk kuşağı, Haliç havzası alüvyon zemin amplifikasyonu, yoğun tarihi ve dini yapılar deprem kırılganlığı yüksek.
Eyüpsultan, İstanbul'un Haliç kıyısında, Eyüp Sultan Camii ve türbesiyle hem dini hem tarihi açıdan büyük önem taşıyan bir ilçedir. Pierre Loti Tepesi ve tarihi mezarlıkların bulunduğu ilçe, İstanbul'un manevi merkezlerinden biri kabul edilmektedir. İlçe sınırları aynı zamanda Alibeyköy, Kemerburgaz ve Göktürk gibi demografik açıdan çok farklı mahalleleri kapsamaktadır. Haliç havzasının alüvyon zemin yapısı büyük depremlerde sismik amplifikasyona yol açmaktadır. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakın konum ilçenin deprem riskini belirleyen temel faktördür. Eyüp Sultan Camii ve çevresindeki tarihi yapılar 17. yüzyıldan kalmakta olup modern deprem standartlarını karşılamamaktadır. Bu yapıların korunması ile depreme dayanıklı hâle getirilmesi hem teknik hem etik açıdan özenli bir yaklaşım gerektirmektedir. Göktürk ve Kemerburgaz ise modern villalar ve konut sitelerinden oluşan düşük yoğunluklu bir yapıya sahiptir; bu kesimde zemin genellikle kaya tabanlıdır.
Fatih Kentsel Dönüşüm
Riskİstanbul'un tarihi yarımadasında; Kuzey Anadolu Fayı risk kuşağı, Bizans-Osmanlı döneminden kalma yoğun tarihi yapı stoku kritik kırılganlık, zemin profili değişken.
Fatih, İstanbul'un tarihi yarımadasını kapsayan ve dünya kültürel mirasının en yoğun birikimini barındıran ilçedir. Ayasofya Camii, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Kapalıçarşı ve Bizans surları bu ilçede yer almaktadır. UNESCO Dünya Mirası statüsündeki ilçe, yılda milyonlarca turist çekmektedir. Tarihi yapı stoğunun büyük bölümü Bizans ve Osmanlı döneminden kalmaktadır; bu yapılar modern deprem standartlarını çok çok altında kalan bir sismik dayanım sergilemektedir. Büyük bir İstanbul depremi senaryosunda tarihi yarımadanın uğrayacağı kayıplar küresel ölçekte bir kültürel felaket olarak nitelendirilebilir. Haliç ve Marmara kıyıları arasında konumlanan yarımadanın zemin profili değişkendir; bazı alanlarda su geçirgen alüvyon yer alırken içeriye doğru kaya zemin hâkimdir. Turizm yoğunluğu deprem anında tahliyeyi son derece karmaşık kılmaktadır. İlçenin dar sokaklı dokusu ve büyük kalabalıklar tahliye senaryolarının en güç kısmını oluşturmaktadır.
Gaziosmanpaşa Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı etki kuşağında yoğun nüfuslu ilçe; 1999 depreminde hasar, alüvyon zemin amplifikasyon, 1980 öncesi yoğun konut stoku dönüşüm bekliyor.
Gaziosmanpaşa, İstanbul'un Avrupa yakasında, 1950-1980 döneminde sanayileşme ve göç dalgalarıyla hızla büyüyen bir ilçedir. Nüfusu 500.000'i aşmaktadır. İlçe, İstanbul'un anakarasıyla bağlantılı yarı-kentsel yapısı, eski gecekondu mahalleleri ve kentsel dönüşüm projeleriyle çok katmanlı bir görünüm sergilemektedir. 1999 Marmara Depremi'nde Gaziosmanpaşa'da kayda değer yapısal hasar meydana gelmiştir. Alüvyon zemin amplifikasyonu hasarı artırmış; 1980 öncesi inşa edilmiş yoğun konut bloklarının kırılganlığı açığa çıkmıştır. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakın konum risk profilini belirlemektedir. Sarıgöl ve Bağlarbaşı gibi mahalleler hâlâ eski yapı stokuyla kaplıdır; bu alanlar kentsel dönüşümün birincil hedefleri arasındadır. İlçe belediyesi ve TOKİ koordinasyonuyla sürdürülen kentsel dönüşüm projelerinde yüzlerce yapı yenilenmekte; kira yardımı sistemiyle sakinlerin süreçte yer alması teşvik edilmektedir.
Güngören Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı etki kuşağında küçük ama yoğun ilçe; İstanbul'un en küçük ilçelerinden biri, nüfus yoğunluğu yüksek, alüvyon zemin ve eski yapı stoku kombinasyonu kritik.
Güngören, İstanbul'un Avrupa yakasında, yüzölçümü bakımından en küçük ilçelerinden biridir. Buna karşın nüfus yoğunluğu son derece yüksektir; 300.000'i aşkın nüfusu küçük bir alana sıkışmış durumdadır. Bu tablo, olası bir büyük depremde tahliye operasyonunu son derece güçleştirebilecek bir risk profili ortaya koymaktadır. Alüvyon zemin yapısı büyük depremlerde amplifikasyona neden olabilmektedir. İlçenin büyük bölümünü oluşturan 1970-1990 dönemi konut blokları mevcut deprem yönetmeliklerine uymamaktadır. 1999 Marmara Depremi'nde bazı yapılarda hasar gözlemlenmiştir. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakın konumuyla Güngören, İstanbul'un deprem risk haritasında orta-yüksek risk kategorisinde yer almaktadır. Kentsel dönüşüm son yıllarda ilçede hız kazanmış olsa da küçük alan ve yüksek nüfus yoğunluğu süreci karmaşıklaştırmaktadır. Mevcut yapı sahiplerinin hak talepleri ve kira yardımı uygulaması dönüşümün temel dinamiklerini oluşturmaktadır.
Kağıthane Kentsel Dönüşüm
RiskHaliç'in üst kolunda Kuzey Anadolu Fayı risk kuşağı; vadi içi konumu sismik kanal etkisi yaratıyor, dere yatakları üzerine kurulmuş yapılar kritik risk, kentsel dönüşüm hız kazandı.
Kağıthane, İstanbul'un Avrupa yakasında, Kağıthane Deresi vadisi boyunca gelişmiş ve Haliç'in üst koluna uzanan bir ilçedir. Nüfusu 400.000 civarındadır. Sanayi dönüşümüyle birlikte çarpık yapılaşmanın yoğun olduğu ilçe, son yıllarda kentsel dönüşümle büyük ölçüde değişmektedir. Kağıthane Deresi vadisinin varlığı ilçeye özgün bir sismik risk profili yaratmaktadır: vadilerin sismik kanal etkisi olarak bilinen olgu, deprem dalgalarını yönlendirerek vadi boyunca amplifikasyonu artırabilmektedir. Ayrıca dere yatakları üzerine ya da çok yakınına inşa edilmiş yapılar, hem zemin doygunluğu hem de olası taşkın riski açısından yüksek kırılganlık taşımaktadır. 1999 Marmara Depremi'nde Kağıthane'de kayda değer hasar yaşanmıştır. Bu deneyim, dere yatağı üzerindeki yapıların yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Kentsel dönüşüm çerçevesinde pek çok eski sanayi yapısı ve gecekondu yıkılmış; modern konut ve ofis kompleksleri inşa edilmiştir. Gültepe, Hamidiye ve Çağlayan dönüşümden en çok etkilenen mahalleler arasındadır.
Küçükçekmece Kentsel Dönüşüm
RiskKüçükçekmece Gölü havzasında Kuzey Anadolu Fayı etki kuşağı; gölün kıyısı sıvılaşma riski en yüksek alanlardan, 1999 depreminde ağır hasar, yoğun nüfus ve eski yapı stoku kritik.
Küçükçekmece, İstanbul'un Avrupa yakasında, Küçükçekmece Gölü kıyısında yer alan ve 800.000'i aşkın nüfusuyla büyük ilçeler arasında yer alan yerleşim birimidir. Göl kıyısındaki konumu ilçeyi deprem riski açısından özellikle kritik bir konuma taşımaktadır. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde Küçükçekmece, İstanbul'un en ağır hasar gören ilçelerinden biri olmuştur. Göl kıyısındaki alüvyon ve dolgu zemin sıvılaşmaya uğramış; yüzlerce yapı ağır hasar görmüş ya da yıkılmıştır. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakın konum bu ağır sonucun birincil nedenidir. Göl çevresindeki zemin yapısı, yüksek su tablası ve alüvyon tabakasıyla deprem sırasında sıvılaşma riski son derece yüksek olmaya devam etmektedir. İlçe, İstanbul deprem risk haritalarında en öncelikli müdahale bölgeleri arasında tutarlı biçimde gösterilmektedir. Kentsel dönüşüm 1999 sonrasında hız kazanmış; TOKİ ve belediye işbirliğiyle yüzlerce yapı yenilenmiştir. Bununla birlikte, 800.000'lik nüfus ve geniş eski konut stoku göz önünde bulundurulduğunda dönüşüm süreci hâlâ devam etmektedir.
Sarıyer Kentsel Dönüşüm
RiskBoğaz'ın Avrupa yakası kuzeyinde; Kuzey Anadolu Fayı risk kuşağı, Boğaz kıyısı dolgu ve ahşap yalılar kırılgan, Kilyos kıyısında Karadeniz tsunami riski değerlendirmesi gerekiyor.
Sarıyer, İstanbul'un Boğaz'ın Avrupa yakasında kuzey ucunda yer alan ve İstanbul'un en geniş ilçelerinden birini oluşturan prestijli bir ilçedir. Bir yanda Boğaz'ın tarihi yalı ve köyleri, diğer yanda Belgrat Ormanı ve Kilyos Karadeniz kıyısıyla birbirinden farklı coğrafi bölgeleri barındırmaktadır. Maslak finans bölgesi, Büyükdere Caddesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ilçenin çeşitliliğini ortaya koymaktadır. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişi ilçenin güneyini etkilerken kuzey kesim farklı sismik bir ortamda yer almaktadır. Boğaz kıyısındaki 19. yüzyıldan kalma ahşap yalılar deprem açısından en kırılgan yapı stoğunu oluşturmaktadır. Kilyos kıyısı Karadeniz'e açılmaktadır; Karadeniz'de büyük bir deniz tabanı depremi durumunda kıyıya ulaşabilecek tsunami dalgası değerlendirmesi yapılmıştır. Bu risk, Marmara'daki tsunami riskinden farklı bir boyut eklemektedir. Maslak'taki yüksek katlı ofis kuleleri modern sismik tasarım standartlarına göre inşa edilmiştir; bu kesim görece daha güvenli profil sunmaktadır.
Silivri Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakın kıyı ilçesi; 1999 ve 2019 depremlerinde hasar, Marmara kıyısı sıvılaşma ve tsunami riski, geniş tarım arazilerinde altyapı kırılganlığı.
Silivri, İstanbul'un Avrupa yakasında, Marmara Denizi kıyısında ve Edirne yolunun başlangıcında yer alan geniş bir ilçedir. Nüfusu 170.000 olup Silivri Cezaevi olarak kamuoyuna mal olmuş devlet güvenlik tesisi de ilçe sınırları içindedir. İlçenin ekonomisi tarım ve turizme dayanmaktadır. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakın konumu ilçeyi sürekli sismik risk altında tutmaktadır. 1999 Marmara Depremi'nde hasar yaşanmış; Temmuz 2019'da gerçekleşen M5.8 şiddetindeki Silivri açığı depremi ise büyük bir İstanbul depreminin öncülü olarak değerlendirilmiştir. Marmara kıyısındaki balıkçı köyleri ve tatil sitelerinin büyük bölümü dolgu zemin üzerine inşa edilmiştir. Bu alanlar sıvılaşma ve tsunami riski taşımaktadır. Geniş tarım arazileri arasına serpilmiş köy yapılaşması altyapı kırılganlığı yaratmaktadır. Büyük bir depremde kırsal alanlara ulaşmak günler alabilmektedir.
Sultangazi Kentsel Dönüşüm
RiskKuzey Anadolu Fayı etki kuşağında yoğun nüfuslu ilçe; alüvyon zemin amplifikasyon, 2009 kurulu genç ilçe ancak yoğun ve eski yapı stoku miras, kentsel dönüşüm kapsamında.
Sultangazi, İstanbul'un Avrupa yakasında, 2009 yılında Gaziosmanpaşa'dan ayrılarak kurulan genç bir ilçedir. Nüfusu 540.000'i aşmakta olup İstanbul'un kalabalık ilçeleri arasında yer almaktadır. Büyük bölümü 1980-2000 döneminde yapılaşmış olan ilçe, eski gecekondu dönüşümünün yoğun yaşandığı bir yapıya sahiptir. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakınlık ilçeyi risk altında tutmaktadır. Alüvyon zemin bölgeleri büyük depremlerde amplifikasyon yaratabilmektedir. 1999 Marmara Depremi'nde çevre ilçelerle birlikte hasar gözlemlenmiştir. Yeni ilçe statüsüne karşın yapı stoku görece eskidir; 1990 öncesi dönemin yapılarının önemli kısmı mevcut deprem yönetmeliklerine uymamaktadır. Kentsel dönüşüm ilçe belediyesi ve TOKİ koordinasyonuyla sürdürülmekte; eski yapı blokları yıkılarak modern konutlar inşa edilmektedir. Habibler ve Cebeci gibi mahallelerde dönüşüm görece ilerlemiş olsa da Sultangazi'nin geniş eski yapı stoku nedeniyle süreç uzun yıllar alacaktır.
Şişli Kentsel Dönüşüm
Riskİstanbul Avrupa yakasında iş ve eğlence merkezi; Kuzey Anadolu Fayı risk kuşağı, yoğun tarihi ve modern yapı karışımı, zemin profili değişken, tahliye kapasitesi nüfus yoğunluğuyla orantısız.
Şişli, İstanbul'un Avrupa yakasında, Taksim'e komşu ve İstanbul'un en prestijli ticaret ve finans bölgelerinden birini barındıran ilçedir. Nişantaşı'nın lüks alışveriş dokusu, Mecidiyeköy'ün iş kulesi yoğunluğu ve Bomonti'nin yükselen sanat bölgesi bir arada yer almaktadır. İlçe nüfusu 280.000 olsa da günlük nüfus çok daha yüksektir. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakınlık ilçeyi risk altında tutmaktadır. Zemin profili ilçe içinde farklılıklar göstermektedir; Bomonti gibi yüksek kesimler kaya zemine yakınken Mecidiyeköy vadisi alüvyon özellikler taşımaktadır. Mecidiyeköy'deki yüksek katlı iş kuleleri modern sismik standartlara göre inşa edilmiştir. Ancak eski konut dokusunun hâlâ sürdüğü Kuştepe ve çevre mahalleler görece yüksek kırılganlık taşımaktadır. Taksim Meydanı'na yakınlığı nedeniyle yüksek kalabalık kapasitesi, büyük bir depremde son derece güç tahliye senaryolarına yol açabilmektedir.
Zeytinburnu Kentsel Dönüşüm
RiskTarihi yarımadaya komşu Kuzey Anadolu Fayı risk kuşağı; Marmara kıyısında dolgu zemin sıvılaşma riski, yoğun eski yapı stoku, 1999 depreminde hasar, kentsel dönüşüm aciliyeti yüksek.
Zeytinburnu, İstanbul'un Avrupa yakasında, tarihi surların hemen dışında ve Marmara Denizi kıyısında konumlanan yoğun nüfuslu bir ilçedir. Kazlıçeşme'nin tarihi deri sanayisi geçmişi ve tekstil fabrikalarının dönüşümüyle bilinen ilçe, son yıllarda büyük kentsel yenileme projelerine sahne olmaktadır. Nüfusu 300.000 civarındadır. Marmara kıyısındaki dolgu alanlar sıvılaşma riski barındırmaktadır. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara geçişine yakın konum ilçeyi yüksek risk altında tutmaktadır. 1999 Marmara Depremi'nde Zeytinburnu'nda önemli yapısal hasar gözlemlenmiştir. 1970-1990 döneminin yoğun konut yapılaşması ilçenin büyük kısmını oluşturmaktadır; bu yapıların önemli kısmı mevcut deprem yönetmeliklerine uymamaktadır. Kentsel dönüşüm ilçede hız kazanmış olup Kazlıçeşme ve Sümer gibi mahallelerde eski yapılar yıkılmaktadır. Marmara kıyısındaki yeni yapılanma projesi ilçenin geleceğini yeniden şekillendirmektedir; ancak kıyı dolgu alanlarında yapı güvenliği standartlarının titizlikle uygulanması gerekmektedir.