Bursa Kentsel Dönüşüm, Aktif Fay Hatları ve Büyükşehir Yenileme Projeleri
Bursa kentsel dönüşüm rehberi: Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım'da riskli yapı tespiti, fay hattı (Bursa Fayı) sıvılaşma riskleri, müteahhit oranları ve ada bazlı dönüşüm.
Güncelleme: Mayıs 2026 · Kentsel Dönüşüm Hub
Bursa Kentsel Dönüşüm Genel Bakış
Türkiye'nin en büyük sanayi ve ticaret metropollerinden biri olan Bursa, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın güney kollarının ve şehri boydan boya kesen aktif 'Bursa Fayı'nın doğrudan tehdidi altındadır. 1855 yılındaki büyük yıkıcı depremin hafızasını taşıyan şehirde, özellikle 1960'lardan sonra sanayileşmeyle birlikte başlayan yoğun göç, maalesef çarpık, kaçak ve mühendislik hizmeti almamış devasa bir yapı stoğu yaratmıştır. Bursa'da kentsel dönüşüm sadece tek bir soruna odaklanmaz; Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde bitişik nizam, dar sokaklı, ruhsatsız ve otoparksız yapıların tasfiyesi amaçlanırken; Nilüfer ilçesinde ise nispeten daha yeni ancak tarım arazisi (alüvyon zemin) üzerine yapılmış sitelerin sıvılaşma riskine karşı yenilenmesi hedeflenir. Şehrin merkezindeki 'Doğanbey TOKİ' projesinin geçmişte yarattığı silüet tartışmaları, Bursa'da yeni dönüşüm projelerinin 'yatay mimari' ve 'tarihi dokuya saygı' çerçevesinde, ada bazlı olarak yapılmasını zorunlu kılmıştır. Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri, kat artışı (emsal) vermeden, vatandaş ve müteahhit uzlaşmasını sağlayacak yenilikçi transfer ve hibe modelleri (Bursa modeli) üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Bursa Kentsel Dönüşümde Devlet Destekleri
Bursa İlçe Kentsel Dönüşüm Rehberleri
Osmangazi Kentsel Dönüşüm
RiskÇok Yüksek (Çarpık Kentleşme ve Tarihi Sit Çakışması)
Osmangazi, Bursa'nın tarihi kalbi ve en yoğun nüfuslu ilçesidir. İlçede kentsel dönüşüm iki uç noktada yaşanır. Bir yanda Soğanlı gibi, Türkiye'ye örnek olan, belediye öncülüğünde ada bazlı, yatay mimarili ve geniş yeşil alanlı çok başarılı kentsel dönüşüm projeleri hayata geçirilmiştir. Diğer yanda ise Altıparmak ve Çarşamba bölgesi gibi, sokaklarına itfaiye veya ambulansın bile girmekte zorlandığı, 40-50 yıllık bitişik nizam 6-7 katlı binaların bulunduğu aşırı yoğun bölgeler yer almaktadır. Altıparmak bölgesinin altından aktif fay hatlarının geçtiği gerçeği, buradaki dönüşümü saniyelerle yarışan bir aciliyete sokmaktadır. Ancak bu merkez mahallelerde arsa payları çok küçük, daire sayıları ise çok fazladır. Eski imar kurallarıyla 100 metrekare arsaya 5 kat çıkılmışken, yeni otopark ve çekme mesafesi yönetmeliklerine göre aynı arsaya sadece 2-3 daire yapılabilmektedir. Bu 'inşaat alanı kaybı', hak sahiplerinin müteahhitlerle anlaşmasını imkansızlaştırmakta ve dönüşümü kilitlemektedir. Osmangazi Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi, bu yoğunluğu azaltmak için hak sahiplerine Çeltik veya Yenikent gibi şehrin çeperlerinde oluşturulan rezerv alanlardan eşdeğer konutlar teklif ederek (transfer hakkı) şehir merkezini seyreltmeyi hedeflemektedir.
Nilüfer Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek (Alüvyon Zemin ve Sıvılaşma Tehlikesi)
Nilüfer, Bursa'nın eğitim, kültür ve modern yerleşim yüzü olarak bilinir. 1990'lı yıllardan sonra hızla gelişen bu ilçe, genel görünüm itibarıyla modern siteler ve geniş bulvarlardan oluşur. Ancak Nilüfer'in görünmeyen büyük bir tehlikesi vardır: Zemin yapısı. Ataevler, İhsaniye, Fethiye ve Üçevler gibi mahallelerin büyük bir kısmı, eskiden Bursa Ovası'nın en verimli tarım arazilerinin olduğu, alüvyon, suya doygun yumuşak zeminler üzerine inşa edilmiştir. 1999 depremi öncesi (2000 yılından eski) inşa edilen çok katlı (8-12 kat) sitelerde fore kazık veya zemin güçlendirme teknolojileri kullanılmamıştır. Olası bir Bursa veya Marmara depreminde, binanın betonu çok sağlam olsa dahi, zemin sıvılaşması sebebiyle binaların yan yatması (devrilmesi) veya toprağa gömülmesi riski çok yüksektir. Nilüfer'de kentsel dönüşüm, gecekondu yıkımı şeklinde değil; yüksek gelir grubunun yaşadığı, havuzlu lüks sitelerin yıkılıp zemin iyileştirmesi yapılarak yeniden lüks sitelere dönüştürülmesi şeklinde ilerler. Bölgedeki yüksek gayrimenkul değerleri, müteahhitlerin iştahını kabartmakta, bu da sitelerdeki kat malikleri ile müteahhitler arasında çetin (%50-%50 gibi) 'kat karşılığı' pazarlıklarına sahne olmaktadır. Ancak yeni dönemde Nilüfer Belediyesi'nin onayladığı emsal kısıtlamaları (örneğin %30 emsal artışının iptal edilmesi), müteahhitlerin projelerden çekilmesine ve dönüşümün yavaşlamasına neden olmuştur.
Yıldırım Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Yıldırım, Bursa'nın güneydoğu merkez ilçesidir ve Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarına yakın konumuyla yüksek sismik risk barındırmaktadır. 1999 Marmara depremi Bursa'yı da etkilemiş; Yıldırım'daki yoğun yapı stoğunda önemli hasar meydana gelmiştir. İlçenin geniş alüvyon ovası zemini zemin sıvılaşma riski taşımaktadır.
Yıldırım, Bursa Büyükşehir'in güneydoğusunda, Uludağ eteklerinden Bursa Ovası'na uzanan tarihi ve yoğun yapılı bir ilçedir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarına yakın konum, ilçeyi yüksek sismik tehdit altında tutmaktadır. 1999 Marmara depremi Bursa'yı 5.9 şiddetinde sarsmış; Yıldırım'da eski yapılarda ciddi çatlaklar oluşmuştur. İlçenin Bursa Ovası kesimindeki yapılar alüvyon zemin nedeniyle sıvılaşma riski taşırken, Uludağ eteklerindeki mahalleler daha sağlam kayalık zemin üzerindedir. Emir Sultan çevresi tarihi dokusuyla yeniden yapım kısıtlamaları barındırmaktadır. Yıldırım'ın yoğun betonarme yapı stoğunun büyük bölümü 1970-2000 dönemine aittir.
Büyükorhan Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Büyükorhan, Bursa ilinin güneybatısında dağlık arazide konumlanan küçük bir ilçedir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarının dolaylı etkisi orta düzey sismik risk oluşturmaktadır. Mevcut yığma yapı stoku güçlendirme gerektirmektedir.
Büyükorhan, Bursa iline bağlı güneybatı dağlık kesimde, Uludağ'ın güneybatı eteklerinde konumlanan küçük bir tarım ilçesidir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarının dolaylı etkisi bölgede orta düzey sismik risk ortamı oluşturmaktadır. Zemin büyük ölçüde sağlam anakaya üzerinde olmakla birlikte ilçe merkezi ve vadi tabanları alüvyon dolgu içermektedir. Mevcut konut stoğu 1960-1985 dönemine ait yığma yapılardan oluşmaktadır. Küçük nüfusu ve kırsal ekonomisi nedeniyle bireysel güçlendirme uygulamaları en uygun modeli sunmaktadır.
Gemlik Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Gemlik, Marmara Denizi kıyısında Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarına yakın konumlanmaktadır. 1999 Marmara depremi Gemlik'te ciddi hasara yol açmıştır. Liman bölgesindeki dolgu alanlar ve kıyı yapıları ek sismik risk taşımaktadır.
Gemlik, Bursa iline bağlı Marmara Denizi'nin İzmit Körfezi'nin güney kıyısında önemli bir liman ve sanayi ilçesidir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney kollarına yakın konum, ilçeyi yüksek sismik tehdit altında tutmaktadır. 1999 İzmit depremi Gemlik'te de büyük hasar yaratmış; kıyı yapıları ve limandaki dolgu alanlar özellikle ağır etkilenmiştir. Kıyı şeridindeki dolgu ve alüvyon zemin sıvılaşma riski açısından kritik kategoridedir. Liman ve sanayi tesislerinin kıyıya yakınlığı çevre kirliliği riskiyle konut bölgelerinin iç içe geçmesine yol açmıştır. Gemlik'in deniz bağlantısı ve lojistik avantajı, kentsel dönüşümü ekonomik açıdan cazip kılmaktadır.
Gürsu Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Gürsu, Bursa'nın doğusunda Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarına yakın konumlanan yoğun nüfuslu bir ilçedir. 1999 Marmara depremi etkisiyle yapısal hasar yaşanmıştır. İlçenin alüvyon ova tabanı zemin sıvılaşma riski taşımaktadır.
Gürsu, Bursa Büyükşehir'in doğusunda, Bursa Ovası'nın alüvyon tabanında konumlanan hızla kentleşen bir ilçedir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarına yakın konumu yüksek sismik risk oluşturmaktadır. 1999 Marmara depremi Gürsu'da da yapısal hasara yol açmıştır. Bursa Ovası alüvyon zemini zemin büyütmesi ve sıvılaşma riski barındırmaktadır. İlçe, Bursa'nın yoğun göç aldığı bölgeler arasında yer almaktadır; bu durum hızlı ve zaman zaman niteliksiz yapılaşmayı beraberinde getirmiştir. 1990-2010 dönemine ait çok katlı betonarme yapılar ilçede egemendir.
Harmancık Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Harmancık, Bursa ilinin güneydoğusunda dağlık arazide konumlanan küçük bir ilçedir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun dolaylı etkisi orta düzey sismik risk oluşturmaktadır. Mevcut yığma yapı stoku güçlendirme gerektirmektedir.
Harmancık, Bursa iline bağlı Orhaneli havzasının güney kesiminde konumlanan küçük bir dağ ve tarım ilçesidir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarının dolaylı etkisi bölgede orta düzey sismik risk ortamı oluşturmaktadır. Zemin büyük ölçüde anakaya üzerinde olmakla birlikte ilçe merkezi ve vadi tabanları alüvyon dolgu içermektedir. Mevcut konut stoğu 1960-1985 dönemine ait yığma yapılardan oluşmaktadır. Küçük nüfusu ve dağlık ekonomisi nedeniyle bireysel güçlendirme uygulamaları en uygun modeli sunmaktadır.
İnegöl Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – İnegöl, Bursa ilinin en büyük sanayi ilçelerinden biridir ve Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarına yakın konumdadır. 1999 Marmara depremi İnegöl'de de yapısal hasara yol açmıştır. İnegöl Ovası'ndaki alüvyon zemin sıvılaşma riski taşımaktadır.
İnegöl, Bursa'nın doğusunda Türkiye'nin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olan büyük bir sanayi ilçesidir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney kollarına yakın konumu yüksek sismik tehdit oluşturmaktadır. 1999 Marmara depremi İnegöl'de de önemli yapısal hasara yol açmıştır. İnegöl Ovası'ndaki alüvyon zemin sıvılaşma ve zemin büyütmesi riski barındırmaktadır. Mobilya sanayisinin gelişmesiyle hızla büyüyen ilçede, sanayi ve konut alanlarının iç içe geçmesi çevre ve güvenlik sorunları yaratmaktadır. İlçenin yüksek ekonomik dinamizmi kentsel dönüşümü cazip kılmaktadır.
İznik Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – İznik, Marmara Denizi güneydoğusunda Kuzey Anadolu Fay Zonu'na yakın konumlanan tarihi bir ilçedir. İznik Gölü çevresindeki alüvyon zemin sıvılaşma riski taşımaktadır. 1999 Marmara depremi bölgede önemli hasara yol açmıştır.
İznik, Bursa iline bağlı İznik Gölü kıyısında, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait tarihi surlarıyla ünlü eşsiz bir ilçedir. İznik Konsili'nin yapıldığı bu tarihi kentte, antik çağdan kalma mimari eserler kültür turizminin temelini oluşturmaktadır. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun Marmara kollarına yakın konum yüksek sismik tehdit oluşturmaktadır. 1999 Marmara depremi İznik'te de yapısal hasara yol açmıştır. İznik Gölü çevresindeki alüvyon zemin sıvılaşma riski barındırmaktadır. Tarihi surlar ve sit alanları içindeki yapılarda yeniden yapım kısıtlıdır; güçlendirme ve restorasyon ön plana çıkmaktadır.
Karacabey Kentsel Dönüşüm
RiskOrta-Yüksek Risk – Karacabey, Bursa iline bağlı Marmara Denizi'ne yakın geniş ovada konumlanan önemli bir tarım ilçesidir. Kuzey Anadolu Fay Zonu güney kollarının dolaylı etkisi orta-yüksek sismik risk oluşturmaktadır. Manyas-Karacabey ovası alüvyon zemini zemin sıvılaşma riski barındırmaktadır.
Karacabey, Bursa iline bağlı Uluabat (Apolyont) Gölü'nün güneyinde, verimli Karacabey Ovası'nda yer alan büyük bir tarım ilçesidir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney kollarının dolaylı etkisi orta-yüksek sismik risk ortamı oluşturmaktadır. Uluabat Gölü ve Karacabey Ovası'nın alüvyon tabanı zemin sıvılaşma riski barındırmaktadır. İlçenin geniş tarım arazileri üzerinde gelişen konut alanları imar sorunlarını barındırmaktadır. Mevcut yapı stoğu 1970-2000 dönemine ait yığma ve erken dönem betonarme yapılardan oluşmaktadır. Karacabey Harasının tarihsel önemi ve göl ekosistemine bağlı turizm potansiyeli ilçenin stratejik değerini yükseltmektedir.
Keles Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Keles, Bursa ilinin güneydoğusunda Uludağ'ın güney eteklerinde konumlanan küçük bir dağ ilçesidir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarının dolaylı etkisi orta düzey sismik risk oluşturmaktadır. Mevcut yığma yapı stoku güçlendirme gerektirmektedir.
Keles, Bursa iline bağlı Uludağ'ın güneydoğu eteklerinde konumlanan küçük bir dağ ve orman ilçesidir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney kollarının dolaylı etkisi bölgede orta düzey sismik risk ortamı oluşturmaktadır. Zemin büyük ölçüde sağlam anakaya üzerinde olmakla birlikte vadi tabanlarında alüvyon dolgu mevcuttur. Mevcut konut stoğu 1960-1985 dönemine ait yığma yapılardan oluşmaktadır. Küçük nüfusu ve orman ekonomisine dayalı yapısı nedeniyle bireysel güçlendirme uygulamaları en uygun modeli temsil etmektedir.
Kestel Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Kestel, Bursa'nın doğusunda hızla kentleşen bir ilçedir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney kollarına yakın konumu ve 1999 Marmara depremi etkisi yüksek sismik risk oluşturmaktadır. Bursa Ovası alüvyon zemini sıvılaşma riski taşımaktadır.
Kestel, Bursa Büyükşehir'in doğusunda, Bursa Ovası'nın alüvyon tabanında hızla gelişen bir sanayi ve konut ilçesidir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarına yakın konum yüksek sismik tehdit oluşturmaktadır. 1999 Marmara depremi Kestel'de de yapısal hasara yol açmıştır. Bursa Ovası'nın derin alüvyon zemini sıvılaşma ve zemin büyütmesi açısından önemli risk faktörü oluşturmaktadır. İlçe, Bursa'nın sanayileşme sürecinde hızlı yapılaşma yaşamıştır; bu durum bazı konut bölgelerinde kalite denetimi eksikliklerini beraberinde getirmiştir.
Mudanya Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Mudanya, Marmara Denizi kıyısında Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney kollarına yakın konumlanan önemli bir liman ilçesidir. 1999 Marmara depremi Mudanya'da ciddi hasara yol açmıştır. Kıyı dolgu alanları ve alüvyon zemin sıvılaşma riski taşımaktadır.
Mudanya, Bursa iline bağlı Marmara Denizi kıyısında Türk Kurtuluş Savaşı'nın sonuna imzalanan Mudanya Mütarekesi'ne ev sahipliği yapmış tarihi bir liman ilçesidir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun Marmara kollarına yakın konumu yüksek sismik tehdit oluşturmaktadır. 1999 Marmara depremi Mudanya'da kıyı yapılarında ciddi hasara neden olmuştur. Kıyı şeridindeki dolgu alanlar ve alüvyon zemin sıvılaşma riski barındırmaktadır. Tirilye mahallesi tarihi yapılarıyla koruma statüsündedir. Tuzlu deniz havası kıyı yapılarında korozyon hızını artırmaktadır. Marmara Denizi feribot bağlantısı Mudanya'yı İstanbul'a yakınlaştırmakta; bu durum yoğun yatırım baskısı oluşturmaktadır.
Mustafakemalpaşa Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Mustafakemalpaşa ovası genelinde zemin sağlamlığı tatmin edici olmakla birlikte, derenin taşkın güzergahına yakın semtlerde ve köy yerleşkelerinde 1940'lar ile 1960'lardan kalma yığma yapı stoğu mevcuttur.
Mustafakemalpaşa, Bursa'nın güneybatısında konumlanan, tarım ve zeytincilikle öne çıkan bir ilçedir. İlçe merkezi görece sağlam zemin üzerinde kurulu olsa da Nilüfer Çayı havzasının bazı bölümlerinde taban suyu yüksekliği ve gevşek alüvyal zemin katmanları dikkat çekmektedir. Deprem kuşağı dışında yer almasına karşın yakın çevre havzaların etkisiyle yer yer zemin sıvılaşma riski taşıyan mıkalar bulunmaktadır. Köy yerleşkelerinde 1950-1970 döneminden kalma tek katlı yığma kagir yapılar mevcut olup bu yapıların büyük çoğunluğu depreme karşı herhangi bir güçlendirme görmemiştir. İlçe merkezinde ise son on yılda artan yapılaşmayla birlikte daha yeni ve nispeten sağlam bina stoğu ortaya çıkmıştır. Kentsel dönüşüm kapsamında öncelik köy merkezlerindeki eski yığma yapılara verilmelidir. Sanayi bölgelerinin ilçeye yaklaşması zemin kirliliği risklerini de beraberinde getirmiş, bazı parsellerde geoteknik inceleme zorunluluğu doğmuştur. Zemin etüdü yapılmadan inşaata başlanmaması kritik önem taşımaktadır.
Orhaneli Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Orhaneli'nin dağlık ve engebeli topoğrafyası, özellikle eğimli parsellerde temel sorunlarına yol açmakta; ilçe merkezindeki eski kâgir ve yığma yapılar deprem güvenliği açısından ciddi risk taşımaktadır.
Orhaneli, Bursa'nın güney kesiminde konumlanan dağlık bir ilçe olup kömür madenciliğinin tarihsel olarak bölge ekonomisini şekillendirdiği bir yerleşim yeridir. İlçe merkezinde 1960-1980 dönemine ait kâgir ve betonarme karışımı yapılar mevcuttur; bu yapıların büyük bölümü güncel deprem yönetmeliklerini karşılamamaktadır. Dağlık arazi nedeniyle bazı mahallelerde yamaç drenajı sorunları temel bütünlüğünü olumsuz etkilemektedir. Orhaneli termik santrali ve çevresindeki sanayi bölgelerinin oluşturduğu zemin kirliliği, bazı parsellerde özel geoteknik inceleme yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Ayrıca ilçenin kuzeyindeki taş ocakları faaliyetleri titreşim etkisiyle zayıf yapılara ek yük bindirmektedir. Köy nüfusunun azalması ve şehre göç, eski yapıların uzun yıllar bakımsız kalmasına yol açmış; bu durum yapı stoğunun hızlı biçimde kötüleşmesine neden olmuştur. Kentsel dönüşüm sürecinde köy boşalma dinamikleri göz önünde bulundurularak öncelik merkez mahallelerine verilmelidir.
Orhangazi Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Orhangazi, İzmit Körfezi'ne kıyı konumunda ve Kuzey Anadolu Fay Hattı'na yakın olması nedeniyle deprem riski yüksek bir ilçedir. 1999 Gölcük depremi sarsıntıları bölgede belirgin hasar bırakmıştır.
Orhangazi, İznik Gölü'nün kuzeyinde İzmit Körfezi'ne açılan bir ilçe olup Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın etkili sismik zonunda yer almaktadır. 1999 Marmara depremi sırasında ilçede ciddi yapısal hasarlar yaşanmış; bu tarihten sonra bazı bölümlerde yeniden yapılaşma gerçekleşmiş olsa da eski kâgir ve yığma yapıların önemli bir kısmı hâlâ kullanılmaktadır. İzmit Körfezi kıyısına yakın alanlarda alüvyal ve yumuşak zemin koşulları hakim olup deprem sırasında zemin büyütmesi etkisi gözlemlenmektedir. İlçenin zeytinlik bahçelerle çevrili kırsal kesimlerinde 1950-1975 dönemine ait yığma taş yapılar varlığını sürdürmekte; bu yapılar modern deprem yönetmeliklerini karşılamamaktadır. Son on yılda artan yapılaşma baskısı ve tarım arazilerinin imara açılması, yeterli altyapı sağlanmadan gerçekleşen konut üretimine yol açmış; bazı yeni yapılarda da zemin etüdü eksikliğine bağlı sorunlar saptanmıştır. İlçede kentsel dönüşüm aciliyeti, fay yakınlığı nedeniyle üst düzeydedir.
Yenişehir Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Yenişehir ovası, nispeten stabil zemin yapısı sunmakla birlikte, ilçe merkezindeki 1960-1985 dönemine ait betonarme ve yığma yapılar güçlendirme gerektirmekte; tarihsel alanda tescilli yapıların oranı dikkat çekicidir.
Yenişehir, Bursa'nın doğusunda yer alan, verimli ovası ve tarihsel mirası ile öne çıkan bir ilçedir. Bizans dönemine uzanan kentsel dokusu, tescilli tarihi yapılar ve antik sokak düzenleri içermekte; bu durum kentsel dönüşümü tarihi çevre mevzuatıyla dengeleme zorunluluğu doğurmaktadır. Yenişehir ovası genel olarak sağlam zemin koşullarına sahip olup ilçe merkezi deprem riski açısından bölgenin nispeten düşük tehlike zonunda kalmaktadır. Ancak 1960-1985 yılları arasında inşa edilen ve TS 500 öncesi yapım tekniklerini kullanan binaların depreme karşı direnci zayıftır. Bu dönem yapılarından bir kısmı aşırı kat yüklemesi ve kaçak eklentiler nedeniyle statik hesapların ötesine taşınmıştır. İlçenin kırsal kesimindeki köy merkezleri, Osmanlı dönemi kerpiç ve taş yapıları barındırmakta; bu yapılar hem depreme hem de nem kaynaklı bozunmaya karşı son derece savunmasız durumdadır. Tescilli yapıların bulunduğu tarihi alanda güçlendirme projeleri, restorasyon ilkeleriyle uyumlu biçimde yürütülmelidir.