Ankara Kentsel Dönüşüm, Bina Güçlendirme ve Yeni Konut Projeleri
Başkent Ankara'da kentsel dönüşüm süreçleri, Çankaya'nın yaşlı bina stoğu, Keçiören'in imar aflı yapıları, müteahhit oranları ve 2026 kira yardımı şartları.
Güncelleme: Mayıs 2026 · Kentsel Dönüşüm Hub
Ankara Kentsel Dönüşüm Genel Bakış
Ankara, birinci derece deprem bölgesi olmamasına rağmen, sınırındaki fay hatlarının üreteceği sarsıntılara karşı yorgun yapı stoğu sebebiyle büyük bir kentsel dönüşüm pazarını barındırır. Özellikle 1970'li ve 80'li yıllarda kooperatifleşme furyasıyla inşa edilen, deniz kumu kullanılmış ve statik hesapları günümüz yönetmeliklerinin çok gerisinde kalan binalar büyük risk taşımaktadır. Başkentte kentsel dönüşüm, sadece güvenlik değil, aynı zamanda otopark sorununun çözümü, asansörsüz binalara asansör eklenmesi ve yaşam kalitesinin artırılması talepleriyle tetiklenmektedir. Çankaya, Yenimahalle, Keçiören ve Mamak gibi büyük metropol ilçelerinde eski binaların yıkılıp yerine akıllı ev teknolojileriyle donatılmış kapalı otoparklı butik sitelerin yapılması trendi hız kazanmıştır. Ancak yüksek arsa payı değerleri ve müteahhit-arsa sahibi arasındaki bitmek bilmeyen 'kat karşılığı oran' pazarlıkları, dönüşüm süreçlerini hukuki olarak çıkmaza sokabilmektedir.
Ankara Kentsel Dönüşümde Devlet Destekleri
Ankara İlçe Kentsel Dönüşüm Rehberleri
Çankaya Kentsel Dönüşüm
RiskOrta (Eski Yapı Stoğu ve Yorgun Binalar)
Çankaya, Ankara'nın bürokratik, ticari ve kültürel kalbidir. Ancak ilçenin kalbi sayılan Ayrancı, Bahçelievler ve Tunalı Hilmi çevresindeki bina stoğunun ortalama yaşı 40-50'yi bulmuştur. Bu binalarda kolon korozyonları, tesisat çökmeleri ve özellikle otopark yetersizliği hat safhadadır. Çankaya'da kentsel dönüşüm, arsaların astronomik derecede değerli olması sebebiyle çok kârlı bir sektördür. Ancak bu değer, kat maliklerinin beklentilerini çok yükseltmektedir. 10 daireli eski bir binanın yıkılıp yerine yeni imar yönetmeliği ve otopark kanunu çerçevesinde yine en fazla 10-12 daire yapılabildiği durumlarda, müteahhitler projeyi üstlenmek için hak sahiplerinden üzerine nakit (inşaat maliyeti bedeli) talep etmektedir. Çoğunluk sağlama (%51) süreçleri, Çankaya'da yaşayan eğitimli ve hukuki haklarını bilen demografik yapı sebebiyle genellikle çok uzun müzakerelere, bazen de mahkemelere taşınmaktadır. Buna rağmen, kot farkından faydalanılarak elde edilen fazladan bağımsız bölümler (kot daireleri), anlaşmaların kilidini çözen en önemli etkendir.
Akyurt Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Akyurt, Ankara'nın hızla büyüyen çeper ilçelerinden biri olup son yıllardaki yoğun yapılaşmayla birlikte yapı kalitesi standartlarına uyum konusundaki endişeler artmaktadır. Orta Anadolu'nun sismik haritasında ılımlı bir konumda yer almasına karşın hızlı kentleşmenin yarattığı denetim eksikliği risk faktörü oluşturmaktadır.
Akyurt, Ankara'nın kuzeydoğusunda konumlanan ve son on yılda hızlı nüfus artışı yaşayan bir ilçedir. Ankara'nın merkez ilçelerine olan yakınlığı ve ulaşım kolaylığı, ilçeye yoğun konut talebi getirmekte; bu durum yeni yapılaşmayı hızlandırmakta ve denetim ihtiyacını artırmaktadır. Akyurt'ta eski ve yeni yapı stoku bir arada bulunmaktadır. 1990 öncesi inşa edilmiş yığma ve eski betonarme yapılar deprem yönetmeliğiyle uyumsuz olup riskli yapı kapsamına girmektedir. Yeni yapılaşmada ise hızlı inşaat süreçlerinin beraberinde getirdiği kalite sorunları zaman zaman gündeme gelmektedir. İlçede zemin koşulları parselden parsele değişmekte; bazı alanlarda killi ve sıkışabilir zemin yapısı temel sorunlarına yol açabilmektedir. Yeni yapılar için zemin etüdü zorunlu olmakla birlikte mevcut denetim mekanizmalarının etkinliği önem kazanmaktadır. Akyurt Belediyesi'nin kentsel dönüşüm planlamasına katkısı ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin koordinasyonuyla ilçede dönüşüm süreçleri hız kazanmaktadır. Riskli yapı tespiti ve kat karşılığı inşaat modeli, ilçe genelindeki dönüşümü yönlendiren temel araçlardır.
Altındağ Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Altındağ, Ankara'nın en yoğun nüfuslu ve en eski yapı stokuna sahip merkez ilçelerinden biridir. Hızlı kentleşmenin ürünü olan gecekondu alanları, düşük kaliteli apartman stoku ve zemin koşullarının çeşitliliği Altındağ'ı kentsel dönüşüm öncelik listesinin üst sıralarına taşımaktadır.
Altındağ, Ankara'nın tarihi ve sosyo-ekonomik olarak en karmaşık ilçelerinden biridir. Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren yoğun göç alan ilçe, gecekondu alanları ve düşük gelirli nüfus yoğunluğuyla öne çıkmakta; bu durum kentsel dönüşümü hem en acil hem de en zorlu kılan faktörler arasında yer almaktadır. Altındağ'daki yapı stoğunun önemli bir bölümü 1950-1980 dönemine aittir. Bu yapıların büyük çoğunluğu zemin etüdü ve mühendislik denetimi yapılmadan, yığma ya da düşük kaliteli betonarme sistemlerle inşa edilmiştir. Özellikle Hacettepe, Hamamönü ve çevresindeki eski mahalleler, yıllardır süregelen bakımsızlıkla birlikte ciddi bir yapısal yıpranmaya sahne olmaktadır. Hamamönü bölgesi, tarihi dokusunun korunmasına yönelik yürütülen restorasyon çalışmalarıyla Ankara'nın önemli bir kentsel dönüşüm başarı hikâyesine dönüşmüştür. Ancak ilçenin diğer kesimlerinde toplu dönüşüm hâlâ yetersiz kalmakta, bireysel riskli yapı tespit başvuruları ise süreç içindeki ana motoru oluşturmaktadır. Altındağ'da kentsel dönüşümde karşılaşılan en büyük engeller; hisseli tapular, gecekondu haklarının belirsizliği ve alt gelir grubundaki mülk sahiplerinin dönüşüm maliyetini karşılayamamasıdır. Sosyal destekli dönüşüm modelleri bu sorunların aşılmasında kritik bir işlev üstlenmektedir.
Ayaş Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Ayaş, Ankara'ya bağlı ve kırsal karakterini büyük ölçüde koruyan bir ilçedir. Orta Anadolu'nun ılımlı sismik bölgesinde yer almakla birlikte eski yapı stoğu ve kısıtlı teknik kapasite orta düzeyde risk oluşturmaktadır.
Ayaş, Ankara'nın batısında yer alan ve tarih boyunca kaplıcalarıyla tanınan bir ilçedir. Bugün ağırlıklı olarak tarım ve küçük ölçekli turizme dayanan ilçe ekonomisi, hane gelir düzeyini sınırlı tutmakta; bu durum kentsel dönüşüm yatırımlarını güçleştirmektedir. Ayaş'taki konut stoğunun büyük çoğunluğu 1990 öncesine ait müstakil ve az katlı yapılardan oluşmaktadır. Bu yapıların deprem yönetmeliğiyle uyumluluğu düşük olmakla birlikte ilçenin sismik riski ılımlı düzeyde kalmaktadır. Bununla birlikte zemin koşullarının yerden yere değişkenliği, yeni yapılar için zemin etüdünü önemli kılmaktadır. Ayaş'ta kentsel dönüşüm uygulaması bireysel ölçekte seyretmekte; devlet destekli kırsal konut programları ve riskli yapı tespiti mekanizmaları en erişilebilir dönüşüm yollarını sunmaktadır. Kaplıca turizmiyle bölgeye gelen yatırım ilgisi, konut kalitesine yönelik talebi de artırmakta; bu durum kentsel dönüşüme teşvik edici bir etki yaratmaktadır. İlçede tanınan bir marka değeri oluşturmak isteyen yatırımcılar, eski yapı stoğunu yenileyerek turizm ve konut değerini birlikte artırabilecek fırsatlarla karşı karşıyadır.
Bala Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Bala, Ankara'nın güneydoğusunda konumlanan ve geniş tarım arazileriyle çevrili kırsal bir ilçedir. Yapı stoğunun büyük çoğunluğu eski tarihli olmakla birlikte Orta Anadolu'nun ılımlı sismik ortamı ilçenin risk profilini orta düzeyde tutmaktadır.
Bala, Ankara'nın doğusunda ve tuz gölü havzasına yakın konumda yer alan kırsal nitelikli bir ilçedir. İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmakta olup hane gelir düzeyi büyük şehir standartlarının altında kalmaktadır. Mevcut konut stoğunun büyük çoğunluğu 1990 öncesine ait düşük katlı yapılardan oluşmaktadır. Bala'da kentsel dönüşüm ihtiyacı bireysel ölçekte değerlendirilmekte; devlet destekli kırsal konut programları en erişilebilir dönüşüm yolunu sunmaktadır. TOKİ'nin bölgedeki projeleri ve bakanlığın afet riski kapsamındaki destekleri, riskli yapı sahipleri için öncelikli seçenekler arasındadır. Zemin koşulları, tuz gölü havzasına yakın alanlarda bazı parsellerde solunum ve taşıma kapasitesi sorunları yaratabilmektedir. Yeni yapılar için zemin etüdü yapılması bu nedenle özellikle önem kazanmaktadır. Bala'da devlet destek mekanizmalarına ilişkin farkındalığın artırılması ve bireysel başvuru süreçlerinin kolaylaştırılması, dönüşüm hızını belirleyecek kritik faktörler arasında yer almaktadır.
Beypazarı Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Beypazarı, Ankara'nın tarihi ve turistik ilçelerinden biri olup özgün Osmanlı konut mimarisiyle tanınmaktadır. Tarihi yapıların restorasyona ihtiyaç duyması ve modern mahallelerdeki eski konut stoku, ilçenin dönüşüm gündemini şekillendirmektedir.
Beypazarı, Ankara'nın batısında yer alan ve tarihi Osmanlı konut dokusuyla ulusal çapta tanınan bir ilçedir. İlçenin tarihi çarşısı ve yöresel Osmanlı evleri, turizm açısından önemli bir çekim merkezi oluşturmaktadır. Ancak bu tarihi dokunun korunması, hem kültürel hem de yapısal güçlükler barındırmaktadır. Beypazarı'nda iki farklı yapı stoku dikkat çekmektedir: tarihi Osmanlı evleri ve modern dönemde inşa edilmiş betonarme yapılar. Tarihi evlerin önemli bir kısmı ahşap iskelet ve kerpiç dolgu sistemine sahip olup bu yapılar hem deprem güvenliği hem de bakım açısından ciddi sorunlar barındırmaktadır. Modern mahallelerdeki konut stoğunun büyük bölümü 1980-2000 dönemine aittir. Yeterli mühendislik denetimi yapılmadan inşa edilen bazı yapılar, günümüz standartlarını karşılamamaktadır. Beypazarı'nda zemin koşulları genel itibarıyla orta düzeydedir; ancak bazı yamaç ve vadis alanlarında hareketli zemin ve heyelan riski değerlendirmeye alınmalıdır. Turizm faaliyetleri ilçeye konut talebi getirmekte ve bu durum yenileme projelerine ekonomik bir motivasyon sağlamaktadır. Tarihi dokunun korunması ile yapı güvenliğinin artırılması arasındaki dengenin doğru kurulması, Beypazarı'nın kentsel dönüşüm sürecindeki en kritik başlıktır.
Çamlıdere Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Çamlıdere, Ankara'nın kuzeyinde, ormanlık ve dağlık alanda konumlanan küçük bir ilçedir. Engebeli topoğrafya ve kırsal yapı stoku orta düzeyde risk barındırmaktadır.
Çamlıdere, Ankara'nın kuzeyinde geniş ormanlık alanlara sahip, Gerede Çayı havzasında yer alan küçük bir ilçedir. Nüfusu oldukça sınırlı olan ilçede yapılaşma düzeyi de düşük kalmakta; mevcut konut stoğu büyük ölçüde müstakil ve kırsal nitelikli yapılardan oluşmaktadır. Engebeli topoğrafya, iklim koşulları ve ormanlık alanlarla iç içe geçen yapılaşma, Çamlıdere'deki yapı güvenliği açısından kendine özgü sorunlar doğurmaktadır. Kış aylarındaki yoğun kar ve don koşulları, eski yapılarda çatı ve cephe sistemlerini hızla yıpratmaktadır. Çamlıdere'de kentsel dönüşüm ihtiyacı bireysel ve küçük ölçekli projeler biçiminde ortaya çıkmaktadır. Kırsal konut dönüşümü programları ve devlet destekli konut yenileme mekanizmaları, ilçe sakinleri için en uygun dönüşüm araçları arasında yer almaktadır. Orman alanlarına yakın konumdaki yapılar için imar izinleri ve kullanım koşulları özellikle dikkatli biçimde araştırılmalı; orman köyü statüsündeki yerleşimlerde mevzuat farklılıkları göz önünde bulundurulmalıdır.
Çubuk Kentsel Dönüşüm
RiskOrta-Yüksek Risk – Çubuk, Ankara'nın kuzeydoğusunda yer alan ve son yıllarda hızlı nüfus artışı yaşayan gelişmekte olan bir ilçedir. Hem eski kırsal yapı stoku hem de hızlı kentleşmenin getirdiği denetim sorunları, Çubuk'un risk profilini orta-yüksek düzeyde tutmaktadır.
Çubuk, Ankara'nın kuzeydoğusunda yer alan ve son on yılda hem sanayi hem de konut alanında hızlı büyüme kaydeden bir ilçedir. Başkente olan yakınlığı ve görece uygun arsa fiyatları, ilçeye ciddi bir konut talebi yönlendirmiş; bu durum yapılaşmayı hızlandırmıştır. Çubuk'ta eski kırsal yapı stoku ile yeni gelişme alanlarındaki yapılaşma bir arada bulunmaktadır. Merkezdeki 1980-2000 dönemine ait eski apartmanlar güncel deprem yönetmeliğini karşılamamaktadır. Hızlı büyüme sürecinde inşa edilen bazı yeni yapılarda ise denetim eksikliğinden kaynaklanan kalite sorunları gündeme gelmektedir. Bölgenin zemin koşulları değişkenlik göstermekte; bazı alanlarda killi ve sıkışabilir zemin özellikleri özellikle yağışlı dönemlerde temel sorunlarına yol açabilmektedir. Yeni parsellerde zemin etüdü yaptırılması bu nedenle önem taşımaktadır. Çubuk'ta kentsel dönüşüm sürecinde hem eski yapı stoku için riskli yapı tespiti hem de yeni gelişme alanlarında imar ve yapı denetiminin güçlendirilmesi birlikte ele alınmalıdır.
Elmadağ Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Elmadağ, Ankara'nın doğusunda askeri ve sanayi tesislerine komşu bir ilçedir. Eski yapı stoku ve hızlı kentleşmenin getirdiği planlama sorunları, ilçenin risk profilini orta düzeyde tutmaktadır.
Elmadağ, Ankara'nın doğusunda ve Ankara-Kayseri kara yolunun yakınında konumlanan sanayi ve savunma sektörü ağırlıklı bir ilçedir. Makine ve kimya sanayisi başta olmak üzere çeşitli sanayi tesislerinin varlığı, ilçenin ekonomik dinamiklerini şekillendirmektedir. Elmadağ'da konut stoğunun büyük bölümü sanayi çalışanlarına yönelik gelişmiş olmakla birlikte bu yapıların önemli bir kısmı 1980-2000 dönemine aittir ve günümüz deprem standartlarını karşılamamaktadır. Sanayi bölgelerine yakın mahallelerde zemin kirliliği ve hava kalitesi de yapı sağlığını etkileyen faktörler arasında yer almaktadır. Bölgede kentsel dönüşüm bilinci son yıllarda artmakta; özellikle merkez mahallelerdeki eski apartman sahipleri riskli yapı tespiti süreçlerini araştırmaktadır. Kat karşılığı inşaat modeli ve yarısı bizden kampanyası, ilçedeki dönüşüm projelerini hızlandıran araçlar arasındadır. Elmadağ'da yeni yapılaşma alanlarında zemin etüdü zorunlu olmakla birlikte sanayi yakınındaki eski parsellerde zemin kirliliği araştırması da ek bir önlem olarak değerlendirilmelidir.
Etimesgut Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Etimesgut, Ankara'nın batısında hızla kentleşen ve yoğun nüfuslu ilçelerinden biridir. Eski yapı stoku, gecekondu alanlarından dönüştürülmüş mahallelerin varlığı ve hızlı yapılaşma sürecindeki denetim sorunları ilçeyi yüksek risk kategorisine taşımaktadır.
Etimesgut, Ankara'nın batısında Esenboğa Havalimanı aksında yer alan ve son 20 yılda Ankara'nın en hızlı büyüyen ilçeleri arasına giren bir yerleşim alanıdır. Eski NATO havalimanı tesislerinin dönüştürüldüğü geniş sahalarda yeni konut bölgelerinin oluşması, ilçeyi karma bir yapı profiline sahip kılmaktadır. Etimesgut'ta iki belirgin konut tipi öne çıkmaktadır: eski ve düşük kaliteli yapı stoğuna sahip mahallelerdeki gecekondu ve birinci kuşak apartmanlar ile yeni toplu konut alanlarındaki modern yapılar. Eski apartmanların deprem yönetmeliğiyle uyumsuzluğu kritik bir sorun olarak gündemdedir. İlçedeki bazı alanlarda zemin koşulları değişkenlik göstermekte; eski dereler yatağı ve düşük arazilerdeki parsellerde zemin suyunun yükselmesi temel sorunlarına yol açabilmektedir. Yeni gelişme alanlarında zemin etüdü zorunlu tutulmaktadır. Etimesgut Belediyesi, kentsel dönüşüm projelerini aktif biçimde desteklemekte; ilçe genelinde riskli yapı tespiti ve yenileme çalışmaları hızlanmaktadır. Yarısı bizden kampanyası ve kat karşılığı inşaat modeli ilçedeki dönüşümü sürdüren temel mekanizmalardır.
Evren Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Evren, Ankara'nın en küçük ilçelerinden biri olup nüfusu oldukça sınırlıdır. Kırsal yapı stoku ve Orta Anadolu'nun ılımlı sismik ortamında yer almasıyla orta düzeyde risk barındırmaktadır.
Evren, Ankara'ya bağlı ve nüfus açısından Türkiye'nin en küçük ilçelerinden biri konumundadır. Bolu iline yakın sınır bölgesinde yer alan ilçe, kırsal karakterini ve tarımsal ekonomisini korumaktadır. Evren'deki yapı stoğunun tamamına yakını müstakil kırsal konut niteliğindedir. Bu yapıların büyük çoğunluğu eski tarihli olup günümüz deprem yönetmeliğiyle uyumsuzluk söz konusudur. Bununla birlikte, ilçenin çok küçük ölçeği ve düşük yapı yoğunluğu, risk birikiminin sınırlı kalmasını sağlamaktadır. Evren'de kentsel dönüşüm ihtiyacı, kırsal konut dönüşüm programları çerçevesinde bireysel başvurularla karşılanabilir niteliktedir. TOKİ'nin kırsal konut projeleri ve bakanlığın afet riski kapsamındaki destekleri, bu ölçekteki ilçe için en uygun mekanizmaları sunmaktadır. Devlet desteklerine erişimde coğrafi uzaklığın yarattığı güçlüğü gidermek için e-devlet portalı ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin uzaktan danışmanlık hizmetlerinden yararlanılması önerilmektedir.
Gölbaşı Kentsel Dönüşüm
RiskOrta-Yüksek Risk – Gölbaşı, Ankara'nın güneyinde ve kentin hızla genişleyen çeper ilçeleri arasında yer almaktadır. Hem eski yapı stoku hem de hızlı kentleşmeyle gelen denetim sorunları, ilçeyi orta-yüksek risk kategorisine yerleştirmektedir.
Gölbaşı, Ankara Gölü kıyısındaki doğal güzellikleriyle birlikte son yıllarda hızlı bir kentleşme sürecine giren ve yoğun konut talebi yaşayan bir ilçedir. Başkente olan yakınlığı ve Mogan Gölü çevresindeki yaşam kalitesi, ilçeye göç ve yatırım çekmeyi sürdürmektedir. Gölbaşı'nda eski yapı stoku ile yeni konut projeleri bir arada bulunmaktadır. Merkezdeki eski yapılar 1980-2000 dönemine ait olup günümüz deprem yönetmeliğini karşılamamaktadır. Yeni gelişme alanlarında ise hızlı inşaat temposunun beraberinde getirdiği kalite sorunları zaman zaman gündeme gelmektedir. Gölbaşı'nda zemin koşulları parselden parsele değişmekte; göl kıyısına yakın alçak arazilerde yüksek su tablası ve zemin yumuşaması sorunu yaşanabilmektedir. Yeni yapılar için zemin etüdü bu nedenle büyük önem taşımaktadır. İlçede kentsel dönüşüm süreci, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve yerel belediyenin koordinasyonuyla ilerlemektedir. Riskli yapı tespiti başvuruları, kat karşılığı inşaat modeli ve yarısı bizden kampanyası, Gölbaşı'ndaki dönüşümü yönlendiren temel araçlardır.
Güdül Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Güdül, Ankara'nın kuzey batısında yer alan küçük ve kırsal nitelikli bir ilçedir. Eski yapı stoku ve Orta Anadolu'nun ılımlı sismik ortamının bir arada değerlendirilmesiyle orta düzeyde risk taşımaktadır.
Güdül, Ankara'nın kuzeybatısında, Ankara-Bolu sınırına yakın konumda yer alan kırsal bir ilçedir. İlçe ekonomisi tarım ve küçük ölçekli hayvancılığa dayandığından hane gelir düzeyi sınırlı kalmakta; bu durum kentsel dönüşüm yatırımları açısından önemli bir kısıt oluşturmaktadır. Güdül'deki konut stoğunun büyük bölümü 1990 öncesine ait müstakil yapılardan oluşmaktadır. Bu yapıların deprem yönetmeliğiyle uyumluluğu düşük olmakla birlikte ilçenin sismik riski ılımlı düzeyde kalmaktadır. Engebeli topoğrafyadan kaynaklanan zemin değişkenliği ve bazı alanlardaki killi zemin yapısı, yeni yapılar için zemin etüdünü önemli kılmaktadır. Güdül'de kentsel dönüşüm uygulaması bireysel ölçekte ele alınmalı; kırsal konut dönüşümü programları ve devlet destekli mekanizmalar en erişilebilir seçenekler olarak değerlendirilmelidir. İlçe sakinlerinin e-devlet portalı ve Ankara Büyükşehir Belediyesi üzerinden devlet desteklerine erişimi kolaylaştırılmalı; lisanslı yapı denetim firmalarından uzaktan hizmet alınması teşvik edilmelidir.
Haymana Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Haymana, Ankara'nın güneyinde geniş bozkır arazilere sahip, kırsal niteliğini koruyan bir ilçedir. Yapı stoğunun büyük çoğunluğu eski tarihli olmakla birlikte Orta Anadolu'nun ılımlı sismik profili ilçenin risk düzeyini orta seviyede tutmaktadır.
Haymana, Ankara'nın güneyinde ve Tuz Gölü havzasına yakın konumda yer alan bir ilçedir. Kaplıcaları ve bor madeni yatakları nedeniyle bölgede bazı ekonomik faaliyetler sürdürülse de ilçe ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılık ekonomisine dayanmaktadır. Haymana'daki konut stoğunun büyük bölümü 1990 öncesine ait düşük katlı yapılardan oluşmaktadır. Bu yapıların deprem yönetmeliğiyle uyumsuzluğu önemli bir risk faktörü oluşturmaktadır. Kaplıca bölgesine yakın parsellerde ise termal su kaynaklı zemin koşulları özel bir değerlendirme gerektirmektedir. Haymana'da kentsel dönüşüm bilinci yavaş gelişmekte; devlet destekli kırsal konut programları bireysel dönüşüm başvuruları için en uygun araçları sunmaktadır. TOKİ'nin kırsal konut projeleri ve bakanlık destekleri, ilçedeki dönüşümü hayata geçirmenin en pratik yollarını oluşturmaktadır. Kaplıca tesislerinin yoğunlaştığı alanlarda turizm kaynaklı yatırım fırsatları da konut yenileme projelerine ekonomik bir motivasyon sağlamaktadır.
Kahramankazan Kentsel Dönüşüm
RiskOrta-Yüksek Risk – Kahramankazan, Ankara'nın kuzeybatısında hızla gelişen sanayi ve lojistik altyapısıyla öne çıkan bir ilçedir. Hızlı kentleşme, sanayileşme kaynaklı zemin sorunları ve eski konut stoku ilçenin risk profilini orta-yüksek olarak belirlemektedir.
Kahramankazan, Ankara-İstanbul otoyolu güzergâhında ve Esenboğa Havalimanı yakınında konumlanan; lojistik, sanayi ve konut alanlarının iç içe geliştiği dinamik bir ilçedir. Son 15 yılda hızla büyüyen ilçede nüfus artışı ve yatırım talebi yoğun yapılaşmayı beraberinde getirmiştir. Kahramankazan'da hem eski yapı stoku hem de yeni gelişme alanlarındaki yapılar farklı risk profilleri barındırmaktadır. Merkezdeki 1980-2000 dönemi konutlar günümüz deprem yönetmeliğini karşılamazken yeni sanayi ve lojistik alanlarına yakın konut bölgelerinde zemin kirliliği ve dolgu zemin sorunları öne çıkmaktadır. Bölgede sanayileşmeyle birlikte gelen çevre baskısı, bazı mahallelerde yaşam kalitesi ve yapı güvenliği açısından ciddi sorulara yol açmaktadır. Yeni gelişme alanlarında ise hızlı inşaat temposunun getirdiği denetim eksikliği yapı kalitesini tehdit eden bir risk olarak gündeme gelmektedir. Kahramankazan'da kentsel dönüşüm sürecinde hem eski yapı stoğunun yenilenmesi hem de yeni gelişme alanlarında yapı kalitesinin denetlenmesi eş anlı olarak ele alınmalıdır.
Kalecik Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Kalecik, Ankara'nın kuzeydoğusunda bağcılığıyla tanınan ve kırsal karakterini koruyan bir ilçedir. Eski yapı stoku ve ılımlı sismik ortamıyla ilçe orta düzeyde risk taşımaktadır.
Kalecik, Ankara'nın kuzeydoğusunda Kızılırmak vadisinde yer alan ve Kalecik Karası üzümüyle gastronomi dünyasında yer bulan bir ilçedir. İlçe ekonomisi bağcılık ve tarıma dayalı olup hane gelir düzeyi sınırlı kalmaktadır. Kalecik'teki konut stoğunun büyük bölümü müstakil ve eski tarihli yapılardan oluşmaktadır. 1990 öncesi inşa edilen bu yapıların önemli bir kısmı yığma taş veya düşük kaliteli betonarme sistemli olup günümüz deprem standartlarını karşılamamaktadır. Kızılırmak vadisindeki alüvyal zemin, özellikle nehre yakın parsellerde zemin sıvılaşması riskini ve taşkın baskısını artırmaktadır. Bağ arazileri arasına serpilmiş konutlarda ise zemin değişkenliği ve drenaj sorunları dikkat gerektirmektedir. Kalecik'te kentsel dönüşüm uygulaması bireysel ölçekte ele alınmakta; kırsal konut dönüşümü programları ve devlet destekleri en uygun mekanizmaları sunmaktadır. Bağcılık turizmiyle bölgeye gelen yatırım ilgisi, konut yenileme projelerine de ekonomik motivasyon sağlayabilir.
Keçiören Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Keçiören, Ankara'nın en kalabalık ilçelerinden biri olup geniş eski konut stoğuyla birlikte kentsel dönüşümün en kritik ilçeleri arasında yer almaktadır. 1960-1990 döneminde yoğun yapılaşmaya sahne olan ilçede deprem yönetmeliğiyle uyumsuz yapı oranı oldukça yüksektir.
Keçiören, Ankara'nın kuzeyinde ve kentin en yoğun nüfuslu ilçeleri arasında yer alan bir yerleşim alanıdır. 1960'lardan itibaren göç dalgalarıyla büyüyen ilçede gecekondu alanlarından dönüştürülmüş mahalleler, ilk kuşak apartmanlar ve yeni yapılar bir arada bulunmaktadır. Keçiören'deki konut stoğunun büyük çoğunluğu 1960-1990 dönemine ait olup bu yapılar deprem yönetmeliğini karşılamamaktadır. Özellikle Şentepe, Etlik ve Dışkapı gibi mahallelerdeki eski yapılar hem deprem güvenliği hem de yapısal yıpranma açısından öncelikli dönüşüm bölgeleri olarak değerlendirilmektedir. Bölgede zemin koşulları mahalleden mahalleye farklılık göstermekte; bazı alanlarda fill (dolgu) zemin ve killi tabaka sorunları görülmektedir. Keçiören'deki drenaj ve altyapı sorunları da konut güvenliğini etkileyen faktörler arasında yer almaktadır. Keçiören Belediyesi kentsel dönüşüm projelerine aktif katkı sağlamakta; ilçe genelinde riskli yapı tespiti çalışmaları ve toplu yenileme projeleri hayata geçirilmektedir. Yarısı bizden kampanyası ve kat karşılığı inşaat modeli, ilçede dönüşümü hızlandıran temel mekanizmalardır.
Kızılcahamam Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Kızılcahamam, Ankara'nın kuzeyinde termal turizmiyle tanınan ve doğal orman alanlarıyla çevrili bir ilçedir. Termal zemin koşulları, eski yapı stoku ve ormanlık alana yakın yapılaşma, ilçenin risk profilini orta düzeyde tutmaktadır.
Kızılcahamam, Ankara'nın 80 km kuzeyinde termal kaplıcaları ve orman varlığıyla ulusal çapta tanınan bir ilçedir. Termal turizm, ilçe ekonomisinin temel dinamiğini oluşturmakta; bu durum konut ve tesis talebini şekillendirmektedir. Kızılcahamam'daki yapı stoğu, kaplıca tesisleri ve turizm yapıları ile yerel konut alanlarından oluşmaktadır. Yerel konutların büyük bölümü 1990 öncesine ait olup günümüz deprem yönetmeliğiyle uyumsuzluk söz konusudur. Termal su hareketleri ve yüksek sıcaklıktaki zemin suyu, bina temelleri üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Kaplıcalara ve ormanlık alanlara yakın yapılaşma, imar ve orman mevzuatı kısıtlamalarıyla karşılaşmaktadır. Bu koşullarda yapı ruhsatı öncesinde yasal statünün netleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Kızılcahamam'da kentsel dönüşüm, turizm yatırımlarıyla bütünleştirildiğinde hem yapı güvenliğini artıracak hem de yerel ekonomiye değer katacak bir fırsata dönüşebilir. Eski kaplıca tesislerinin yenilenmesi ve konut stoğunun modernleştirilmesi, ilçenin uzun vadeli kalkınma stratejisini desteklemektedir.
Mamak Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Mamak, Ankara'nın doğusunda ve tarihsel olarak gecekondu alanlarının yoğunlaştığı ilçelerden biridir. Eski yapı stoku, gecekondu kökenli mahalleler ve zemin koşullarının çeşitliliği ilçeyi Ankara'nın en kritik kentsel dönüşüm bölgeleri arasına taşımaktadır.
Mamak, Ankara'nın doğusunda ve kentin imar geçmişi açısından en karmaşık ilçelerinden biridir. 1950'lerden itibaren yoğun gecekondulaşmaya sahne olan Mamak'ta bugün gecekondu alanlarından dönüştürülmüş mahallelerin yanı sıra ilk kuşak apartmanlar ve yeni yapılar bir arada bulunmaktadır. Mamak'taki eski yapı stoğunun büyük çoğunluğu 1960-1985 dönemine aittir ve bu yapıların önemli bir kısmı günümüz deprem yönetmeliğini karşılamamaktadır. Özellikle vadiye bakan yamacı mahallelerdeki yapılar, hem sismik hem de zemin stabilitesi açısından yüksek risk taşımaktadır. Bölgedeki zemin koşulları ilçe genelinde değişkenlik göstermektedir. Vadi tabanlarında alüvyal zemin ve yüksek su tablası sorunları görülürken yamaç alanlarda hareketli zemin ve heyelan riskleri öne çıkmaktadır. Bu zemin çeşitliliği, kentsel dönüşüm planlamasında parsel bazında detaylı zemin analizi yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Mamak Belediyesi, uzun süredir kentsel dönüşüm projelerini gündeminde tutmakta; belediye koordinasyonuyla bazı mahallelerde toplu yenileme çalışmaları hayata geçirilmektedir. Hisseli tapu sorunlarının çözümü ve düşük gelirli hane sahiplerine finansman erişiminin sağlanması, dönüşüm sürecinin iki kritik başlığı olarak öne çıkmaktadır.
Nallıhan Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Nallıhan, Ankara'nın batısında ve Sakarya Nehri havzasında yer alan doğal güzellikleriyle öne çıkan bir ilçedir. Kırsal yapı stoku ve engebeli topoğrafya orta düzeyde risk oluşturmaktadır.
Nallıhan, Ankara'nın batısında Sakarya Nehri kıyısında yer alan ve kuş gözlem alanlarıyla doğa turizminde öne çıkan bir ilçedir. Tarım ve hayvancılığın ekonomik yaşamı şekillendirdiği ilçede hane gelir düzeyi sınırlı kalmaktadır. Nallıhan'daki konut stoğunun büyük bölümü müstakil ve eski tarihli yapılardan oluşmaktadır. Bu yapıların deprem yönetmeliğiyle uyumsuzluğu önemli bir risk faktörü oluşturmakla birlikte ilçenin ılımlı sismik profili genel riski orta düzeyde tutmaktadır. Sakarya Nehri'ne yakın düşük kotlu alanlarda taşkın riski ve alüvyal zemin sorunları dikkat gerektirmektedir. Engebeli topoğrafyanın yamaç alanlarında ise hareketli zemin riskleri değerlendirmeye alınmalıdır. Nallıhan'da doğa turizmi potansiyeli, konut yenileme projelerine ekonomik motivasyon sağlamaktadır. Kırsal konut dönüşümü programları ve devlet destekli mekanizmalar, ilçedeki dönüşümü hayata geçirmenin en pratik yollarını sunmaktadır.
Polatlı Kentsel Dönüşüm
RiskOrta-Yüksek Risk – Polatlı, Ankara'nın güneyinde ve askeri-sanayi geçmişiyle tanınan bir ilçedir. Hem eski yapı stoku hem de zemin koşullarının değişkenliği, ilçeyi orta-yüksek risk kategorisinde değerlendirmeyi gerektirmektedir.
Polatlı, Ankara'nın 80 km güneyinde Sakarya Meydan Muharebesi'nin geçtiği tarihi alan yakınında yer alan ve Orta Anadolu'nun önemli tarım merkezlerinden biri olan bir ilçedir. İlçede tarımın yanı sıra küçük ölçekli sanayi ve askeri tesisler de ekonomik faaliyetin parçasını oluşturmaktadır. Polatlı'daki konut stoğunun büyük bölümü 1980-2000 dönemine ait olup önemli bir kısmı günümüz deprem yönetmeliğini karşılamamaktadır. Özellikle merkezdeki eski apartmanlar sismik güvenlik açısından değerlendirmeye alınmalıdır. Bölgenin zemin koşulları; Sakarya Nehri havzasına yakın alanlarda alüvyal zemin özelliği göstermekte, bu durum zemin sıvılaşması riskini artırmaktadır. Diğer alanlarda ise killi-milli zemin yapısı görülmekte olup yeni yapılar için zemin etüdü zorunludur. Polatlı'da kentsel dönüşüm bilinci artmakta; özellikle merkezdeki eski apartman sahipleri riskli yapı tespiti süreçlerini araştırmaktadır. Kat karşılığı inşaat modeli ve yarısı bizden kampanyası, ilçedeki dönüşüm projelerini destekleyen başlıca mekanizmalardır.
Pursaklar Kentsel Dönüşüm
RiskOrta-Yüksek Risk – Pursaklar, Ankara'nın kuzeydoğusunda hızla gelişen ve yoğun nüfuslu bir ilçedir. Eski yapı stoku, hızlı kentleşme sürecindeki denetim sorunları ve zemin koşullarının değişkenliği ilçeyi orta-yüksek risk kategorisine yerleştirmektedir.
Pursaklar, Ankara'ya 2008 yılında ilçe statüsü kazandıran ve son 20 yılda hızla nüfuslanan bir yerleşim alanıdır. Başkente olan yakınlığı ve uygun konut fiyatları, bölgeye yoğun konut talebi getirmiş; bu durum hem eski hem de yeni yapı stoğunun bir arada bulunmasını sağlamıştır. Pursaklar'da hem eski mahallelerdeki birinci kuşak yapılar hem de hızlı yapılaşma döneminde inşa edilen bazı yapılar sismik güvenlik açısından risk barındırmaktadır. Özellikle hızlı büyüme döneminde denetim eksikliğiyle inşa edilen yapılarda kalite sorunları raporlanmaktadır. Bölgedeki zemin koşulları mahalleden mahalleye farklılık göstermekte; bazı alanlarda dolgu zemin ve killi tabaka sorunları görülmektedir. Yeni yapılar için zemin etüdü zorunlu olmakla birlikte mevcut denetim etkinliğinin artırılması gerekmektedir. Pursaklar Belediyesi kentsel dönüşüm projelerine aktif katılım sağlamakta; ilçede hem riskli yapı tespiti hem de yeni gelişme alanlarında yapı kalitesinin denetlenmesi süreçleri birlikte yürütülmektedir.
Sincan Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Sincan, Ankara'nın batısında ve kentin en hızlı büyüyen sanayi ve konut ilçelerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Hızlı kentleşmeyle birlikte oluşan eski yapı stoku, dolgu zemin sorunları ve yüksek nüfus yoğunluğu ilçeyi yüksek risk kategorisine taşımaktadır.
Sincan, Ankara-Eskişehir-İstanbul ulaşım koridorunda yer alan ve Ankara'nın en büyük sanayi ilçelerinden biri konumundadır. OSTİM ve diğer organize sanayi bölgelerine yakınlığı, ilçeye sanayi çalışanlarına yönelik yoğun konut talebi getirmiş; bu durum yapılaşmayı hızlandırmıştır. Sincan'da 1970-2000 döneminde inşa edilen eski konut stoğunun önemli bir kısmı günümüz deprem yönetmeliğini karşılamamaktadır. Özellikle sanayi alanlarına yakın mahallelerde eski apartmanlar sismik güvenlik açısından değerlendirmeye alınmalıdır. Bölgenin zemin koşulları değişkenlik göstermekte; bazı alanlarda dolgu zemin ve sanayi faaliyetlerinden kaynaklanan zemin bozulması söz konusudur. Yeni yapılar için zemin etüdü zorunlu olmakla birlikte sanayi yakını alanlarda zemin kirliliği araştırması da önerilmektedir. Sincan Belediyesi kentsel dönüşüm projelerine aktif destek vermekte; ilçe genelinde riskli yapı tespiti çalışmaları ve toplu yenileme projeleri ilerlemektedir. Kat karşılığı inşaat modeli ve yarısı bizden kampanyası, Sincan'daki dönüşümü hızlandıran temel araçlardır.
Şereflikoçhisar Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk – Şereflikoçhisar, Ankara'nın güneydoğusunda Tuz Gölü kıyısında yer alan ve tuz üretimiyle tanınan bir ilçedir. Tuz gölü havzasının özel zemin koşulları ve eski yapı stoku, ilçenin risk profilini orta düzeyde tutmaktadır.
Şereflikoçhisar, Ankara'nın güneydoğusunda ve Türkiye'nin en büyük tuz gölü olan Tuz Gölü kıyısında konumlanan ilçedir. Tuz üretimi tarihsel olarak ilçe ekonomisinin temelini oluşturmakla birlikte tarım da önemli bir geçim kaynağıdır. Şereflikoçhisar'daki konut stoğunun büyük bölümü müstakil ve eski tarihli yapılardan oluşmaktadır. Bu yapıların deprem yönetmeliğiyle uyumsuzluğu önemli bir risk faktörü oluşturmaktadır. Tuz gölü havzasının yüksek tuz içerikli toprak yapısı, betonarme yapıların temel ve bodrum sistemlerinde korozyona yol açabilmekte; bu durum yapı ömrünü önemli ölçüde kısaltmaktadır. Bölgede tuzlu zemin koşulları için özel koruyucu önlemler alınması, hem mevcut yapıların güçlendirilmesinde hem de yeni yapı inşaatında büyük önem taşımaktadır. Tuz içerikli zeminde kullanılacak beton ve çelik bileşenlerin korozyon dirençli seçilmesi zorunludur. Şereflikoçhisar'da kentsel dönüşüm süreci, kırsal konut programları ve devlet destekli mekanizmalar aracılığıyla bireysel ölçekte hayata geçirilebilir. Özellikle tuzlu zemin sorunlarına özgü teknik danışmanlık, ilçedeki dönüşüm sürecinin kritik bileşenini oluşturmaktadır.
Yenimahalle Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Yenimahalle, Ankara'nın en büyük ve en nüfuslu ilçelerinden biri olup geniş eski konut stoğu ve Ankara'nın önemli sanayi bölgelerine ev sahipliği yapmasıyla kentsel dönüşüm gündeminin kritik bir parçasını oluşturmaktadır.
Yenimahalle, Ankara'nın kuzeybatısında ve Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde yer alan; nüfus, sanayi ve konut yoğunluğu açısından kentin en önemli ilçelerinden biridir. OSTİM Organize Sanayi Bölgesi ve Makine Kimya Endüstrisi gibi kurumların varlığı, ilçeye güçlü bir sanayi kimliği kazandırmaktadır. Yenimahalle'deki konut stoğu oldukça geniş ve çeşitlidir. 1960-1990 dönemine ait eski apartmanlar bir yanda yer alırken Batıkent ve Eryaman gibi planlı konut alanları diğer yanda ilçenin dokusunu oluşturmaktadır. Eski yapıların önemli bir kısmı günümüz deprem yönetmeliğini karşılamamaktadır. Bölgede zemin koşulları mahalleden mahalleye farklılık göstermekte; sanayi alanlarına yakın bazı parsellerde zemin kirliliği ve dolgu zemin sorunları yaşanabilmektedir. Eski dere yatakları yakınındaki alanlarda ise su tablası yüksekliği ve zemin sıvılaşması riskleri değerlendirmeye alınmalıdır. Yenimahalle Belediyesi kentsel dönüşüm projelerini aktif biçimde desteklemekte; ilçe genelinde riskli yapı tespiti çalışmaları ve toplu yenileme projeleri hız kazanmaktadır. Yüksek arsa değerleri, kat karşılığı inşaat modelini ekonomik açıdan cazip kılmakta ve dönüşüm projelerini müteahhitler için çekici bir hedef hâline getirmektedir.