Erzurum Kentsel Dönüşüm, Kış Şartları ve Donma-Çözülme (Korozyon) Hasarları
Erzurum kentsel dönüşüm detayları: Yakutiye ve Palandöken'de aktif faylar, ekstrem soğuk iklimin betona etkisi (donma-çözülme), kısa inşaat sezonu ve tarihi doku yenileme.
Güncelleme: Mayıs 2026 · Kentsel Dönüşüm Hub
Erzurum Kentsel Dönüşüm Genel Bakış
Erzurum, Kuzey Anadolu Dağları ile Karasu havzası arasına sıkışmış, Türkiye'nin en yüksek rakımlı büyükşehirlerinden biridir. İçinden geçen diri fay hatları (Erzurum Fayı vb.) sebebiyle ikinci derece (bölgesel olarak birinci derece) deprem bölgesidir. Ancak Erzurum'da binaları depremden daha hızlı çürüten ve kentsel dönüşümü zorunlu kılan unsur 'ekstrem iklim koşulları'dır. Yılın 6 ayı dondurucu soğuklar ve kar altında kalan şehirde, inşaat malzemelerinin ömrü diğer illere göre daha kısadır. Eski binalarda kullanılan kalitesiz betonların içine sızan su veya nem, kış aylarında donarak genleşmekte, yazın çözülmektedir (Donma-Çözülme / Freeze-Thaw döngüsü). Bu döngü, betonun zamanla ufalanmasına (paspayı dökülmesi) ve inşaat demirlerinin ağır korozyona uğramasına neden olur. Erzurum'daki kentsel dönüşüm, özellikle Yakutiye gibi tarihi merkezlerdeki eski yığma ve kalitesiz betonarme binaların, kış aylarına meydan okuyan 'ultra yalıtımlı' ve 'soğuğa dayanıklı betonlarla' (C35 ve üzeri) yeniden inşa edilmesidir. Kışların uzun olması, inşaat sezonunu 4-5 aya düşürmekte; bu da müteahhitlerin teslim sürelerini uzatarak kira yardım süreleriyle uyuşmazlıklara (vatandaş mağduriyetine) yol açabilmektedir.
Erzurum Kentsel Dönüşümde Devlet Destekleri
Erzurum İlçe Kentsel Dönüşüm Rehberleri
Yakutiye Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek (Malzeme Yorgunluğu, Tarihi Dokuda Sıkışıklık)
Yakutiye ilçesi, Çifte Minareli Medrese, Ulu Cami gibi tarihi şaheserlere ev sahipliği yapan Erzurum'un kalbidir. Kentsel dönüşüm bu ilçede, Erzurum Büyükşehir ve Yakutiye belediyeleri eliyle, tarihi silüeti ortaya çıkarmak (Eski Erzurum) ve şehrin merkezini modernleştirmek adına devasa kamulaştırmalarla 'Riskli Alan' ilanları şeklinde yürütülmektedir. Kale çevresindeki çöküntü alanları (gecekondular ve eski taş/ahşap evler) yıkılarak büyük meydanlar açılırken, hak sahiplerine Şükrüpaşa veya Ömer Nasuhi Bilmen gibi yeni yerleşim bölgelerindeki devasa ve modern sitelerden daireler verilmektedir. Bireysel parsel bazlı kentsel dönüşümlerde ise müteahhitler, yüksek kar yükü ve kar birikmesi sebebiyle çatılarda ağır çelik konstrüksiyon kullanmak zorundadır. Ayrıca yeni yapılan binalarda Dış Cephe Isı Yalıtımı (mantolama) kalınlıkları, Türkiye standartlarının çok üzerinde (8-10 cm arası taşyünü vb.) olmak zorundadır. Erzurum ovasına (ovaya doğru gelişen bölgelere) yapılacak binalarda ise, karların erimesiyle oluşan yüksek yeraltı suyu seviyesine karşı temel bohçalama işlemleri hayati önem taşır.
Aziziye Kentsel Dönüşüm
RiskErzurum'un batı kentsel gelişim aksında yüksek yapılaşma baskısı; birinci derece deprem bölgesinde baskı altındaki bazalt ve alüvyon zemin karışımı.
Aziziye, Erzurum'un üç merkez ilçesinden biridir (Yakutiye, Palandöken ile birlikte) ve kentin batı ile kuzeybatı kesimlerini kapsamaktadır. 2012 yılında kurulan genç ilçe statüsüne karşın bölge, Erzurum'un hızla gelişen konut ve alışveriş alanı olarak öne çıkmaktadır. İlçe sınırları içinde hem kentsel dokular hem de çevre köy yerleşimleri bulunmaktadır. Erzurum, Doğu Anadolu Fay Sistemi'nin etkisi altında birinci derece deprem tehlikesine sahip olup tarihi kayıtlarda birçok yıkıcı depremle anılmaktadır. Aziziye'nin zemin yapısı bazalt, andezit ve alüvyon karışımından oluşmakta; ilçenin doğu kesimlerindeki vadi tabanı alüvyon zeminleri sismik açıdan daha dikkatli değerlendirme gerektirmektedir. Son on yılda yapılaşmanın hızlanmasıyla zemin etüdü zorunluluğunun katı biçimde uygulanması kritik önem kazanmaktadır. Aziziye, Erzurum'un organize sanayi bölgelerine ve havalimanına yakın konumuyla lojistik ve konut açısından değer kazanmaya devam etmektedir. İlçede TOKİ konut projeleri de dahil olmak üzere aktif kentsel dönüşüm ve yeni konut gelişimi sürmektedir.
Palandöken Kentsel Dönüşüm
RiskErzurum merkez ilçesi; yüksek rakımda kar yükü riski, volkanik bazalt zemin genel olarak stabil ancak birinci derece deprem bölgesi dikkati zorunlu kılıyor.
Palandöken, Erzurum'un güney ve güneydoğusunu kapsayan merkez ilçesidir; adını Türkiye'nin en önemli kayak merkezlerinden biri olan Palandöken Dağı (3.176 m) ile yamaçlarındaki dünyaca ünlü kar pisti altyapısından almaktadır. Kış turizmi ekonomisi, üniversite kampüsleri (Atatürk Üniversitesi) ve savunma sanayi altyapısıyla Erzurum'un dinamik bir ilçesidir. Jeolojik açıdan Palandöken'in yerleşim alanları büyük ölçüde volkanik bazalt ve andezit tüf üzerinde konumlanmaktadır. Bu kaya türleri alüvyon zemine kıyasla daha stabil bir taban sağlamakla birlikte, ilçe birinci derece deprem bölgesinde yer almaktadır. Palandöken kayak pisti yamaçlarındaki yüksek eğimli kesimlerde kar kütlesi (çığ) ve erozyon riski dikkat gerektirmektedir. Kış sıcaklıklarının -30°C'nin altına düştüğü ilçede yapı izolasyonu ve kar yükü tasarımı kritik öneme sahiptir. Palandöken, son on yılda konut gelişiminde Erzurum'un en hızlı büyüyen ilçesi olmuştur. Atatürk Üniversitesi öğrenci nüfusu ve kış turizmi ziyaretçileri konut talebini canlı tutmaktadır. İlçede aktif kentsel dönüşüm projeleri ile yeni lüks konut siteleri birlikte gelişmektedir.
Aşkale Kentsel Dönüşüm
RiskDoğu Anadolu Fay Zonu yakınlığında birinci derece deprem tehlikesi; Karasu (Fırat) vadisi alüvyon zemininde sıvılaşma riski orta.
Aşkale, Erzurum'un batısında Karasu (Fırat) Nehri vadisinde, E-80 karayolu ve demiryolu hattı üzerinde konumlanan çimento ve sanayi ağırlıklı bir ilçedir. Türkiye'nin en büyük çimento fabrikalarından biri olan Aşkale Çimento'ya ev sahipliği yapmasıyla tanınan ilçe, bölge ekonomisine önemli katkı sunmaktadır. Nüfusu yaklaşık 14.000 olan Aşkale, lojistik ve sanayi istihdamıyla Erzurum'un en aktif sanayi ilçelerinden biridir. Jeolojik açıdan Aşkale, Doğu Anadolu Fay Sistemi'ne yakın konumuyla birinci derece deprem riskine maruzdur. Karasu vadisinin taban kısmında biriken alüvyon ve çimento hammaddesi (kireçtaşı-marn) katmanları zemin mühendisliği açısından heterojen bir yapı oluşturmaktadır. Çimento fabrikasının toz emisyonları ve madencilik faaliyetleri, yakın çevresindeki yapıların dış kabuklarında yıpranmayı hızlandırmaktadır. Aşkale ilçesinde sanayi gelişiminin getirdiği konut talebi, yapı kalitesi denetimine ilişkin yeni gereksinimleri beraberinde getirmektedir. Belediye, E-80 güzergâhındaki konut ve sanayi yapılarında zemin etüdü zorunluluğunu ruhsat sürecine entegre etmiştir.
Çat Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek platoda birinci derece deprem bölgesi; bazalt üzerine yerleşim görece stabil ancak 1983 Erzurum-Kars depremi bu ilçeyi de etkilemiştir.
Çat, Erzurum'un kuzeyinde, Dumlu ve Palandöken dağ sistemleri arasındaki platoda konumlanan, hayvancılık ağırlıklı bir ilçedir. Nüfusu 8.000-10.000 arasında seyreden ilçe, yazları serin, kışları son derece sert geçen Doğu Anadolu iklimiyle şekillenen geleneksel bir hayvancılık ekonomisine sahiptir. Koyun ve sığır yetiştiriciliğinin yanı sıra arpa ve buğday tarımı ilçenin başlıca geçim kaynaklarını oluşturmaktadır. Yöresel bazalt kayaç üzerine oturan Çat merkez yerleşimi, alüvyon tabanlarına kıyasla daha stabil bir zemin yapısına sahip olmakla birlikte birinci derece deprem bölgesinde bulunmaktadır. 1983 Erzurum-Kars depreminde (M6.9) ilçe hafif-orta hasar almıştır. Çat'ın mevcut yapı stoğu büyük ölçüde taş ve kâgir yığma tekniklerinden oluşmakta; bu yapıların modern deprem yönetmeliklerine uyumu sınırlı kalmaktadır. Çat ilçesi son yıllarda nüfus azalması nedeniyle terkedilen yapı stoğuyla karşı karşıyadır. Bakımsız taş evler kış yükleri ve don döngüsü altında çöküş riski taşımaktadır. Belediye, afet öncesi önlem kapsamında eski kamu binalarını betonarme ile güçlendirme çalışmalarını sürdürmektedir.
Hınıs Kentsel Dönüşüm
RiskDoğu Anadolu deprem kuşağında birinci derece tehlike; 1966 Varto depremi (M6.9) bu bölgeyi de etkilemiş, yüksek erozyon ve kaya düşmesi riski.
Hınıs, Erzurum'un güneydoğusunda, Bingöl ile sınır hattına yakın konumda, derin vadiler ve kayalık platolar arasında yer alan bir ilçedir. Nüfusu yaklaşık 14.000 olan ilçe, başta koyun-keçi besiciliği olmak üzere tahıl ve sebze tarımıyla geçimini sağlamaktadır. Hınıs Çayı vadisinin erozif yapısı, çevresindeki köylerde kaya düşmesi ve toprak kaymasını sürekli bir tehdit haline getirmektedir. 1966 Varto-Muş depremi (M6.9) Hınıs'ı da ciddi biçimde etkilemiş; yıkılan yapılar ve kayıplar bölgede derin izler bırakmıştır. Bu tarihsel deneyim, ilçedeki deprem farkındalığını canlı tutmaktadır. Zemin profili kireçtaşı, şist ve volkanik çakıl karışımından oluşmakta; özellikle vadi kenarlarındaki köylerde zemin stabilitesi değişken seyretmektedir. Hınıs ilçesinde mevcut yığma taş konut stoğunun önemli bölümü 1966 sonrasında yeniden inşa edilmiş olsa da deprem yönetmeliklerine uyum düzeyi hâlâ yetersizdir. Son yıllarda yapılan belediye altyapı yatırımları ile sağlık ve eğitim binalarının güçlendirilmesi önceliklendirilmektedir.
Horasan Kentsel Dönüşüm
RiskDoğu Anadolu'nun aktif deprem kuşağı üzerinde birinci derece tehlike; E-80 güzergâhı taşkın ve trafik riski, bazalt-alüvyon geçiş zemin alanları.
Horasan, Erzurum'un kuzeydoğusunda, E-80 Trans-Avrupa karayolu üzerinde, Erzurum-Kars hattının stratejik bir kavşak noktasında yer alan ulaşım ve ticaret ilçesidir. Nüfusu 12.000-14.000 arasında seyreden ilçe, tahıl tarımı ve hayvancılığın yanı sıra güzergâh üzerindeki hizmet ekonomisiyle de geçimini sağlamaktadır. Soğuk kaynağı olarak ünlü Horasan suyu, ilçenin doğal içme suyu markası olarak bölgede tanınmaktadır. Jeolojik açıdan Horasan, Doğu Anadolu'nun geç volkanik aktivite zonlarından birinde yer almakta; bazalt lav örtüsü ile alüvyon vadi dolguların kesişim alanlarında heterojen zemin koşulları sergilenmektedir. E-80 karayolunun Horasan geçişinde taşkın riski olan vadiler köprü ve alt geçitlerle kontrol altında tutulmakta; ancak yoğun yağış dönemlerinde taşkın endişesi güncelliğini korumaktadır. Birinci derece deprem bölgesinde yer alan Horasan, 1983 Erzurum-Kars depremini de hisseden ilçeler arasındadır. Horasan'da lojistik ve ticaret sektörünün büyümesiyle birlikte konut ve depo yapılaşmasının hız kazandığı gözlemlenmektedir. İlçe belediyesi kentsel alanlarda zemin etüdü ve yapı denetim yükümlülüklerini ruhsat sürecine dahil etmektedir.
İspir Kentsel Dönüşüm
RiskÇoruh Nehri vadisinde derin kanyon; heyelan ve sel riski yüksek, birinci derece deprem bölgesi, Artvin sınırına yakın aktif fay segmentleri.
İspir, Erzurum'un kuzeybatısında, Çoruh Nehri'nin sarp kanyonunda konumlanan özgün bir Doğu Anadolu ilçesidir. Artvin ve Rize illerine sınır komşuluğuyla coğrafi olarak izole olan İspir, Çoruh vadisinin doğal güzellikleri ve tarihi önemiyle bilinmektedir. Çoruh üzerindeki Yusufeli ve Deriner barajlarına yakınlığı nedeniyle enerji altyapısı açısından da stratejik bir konuma sahiptir. Nüfusu 10.000-12.000 arasındadır. Çoruh Nehri kanyonunun dik yamaçları, ilçeyi heyelan ve kaya düşmesi riskleri bakımından Türkiye'nin en hassas bölgelerinden biri konumuna getirmektedir. Yoğun yağış dönemlerinde yamaçlardan kopan kaya ve toprak kütleleri köy yollarını ve zaman zaman ilçe merkezine ulaşımı keserek ciddi aksamalara neden olmaktadır. Aktif fay hatlarına yakın konumuyla birinci derece deprem tehlikesi de İspir'de belirleyici bir risk faktörüdür. İspir ilçesindeki kalkınma potansiyeli dağ turizmi, bal üretimi (İspir balı coğrafi işaret almıştır) ve Çoruh nehir turizmiyle desteklenmektedir. Belediye, heyelan risk haritasına göre güvenli yapılaşma alanlarını belirlemiş ve köy yollarına kaya ağı sistemleri kurulmasını önceliklendirmiştir.
Karaçoban Kentsel Dönüşüm
RiskDoğu Anadolu yüksek platosunda birinci derece deprem bölgesi; volkanik zemin genel olarak stabil ancak kış koşulları yapı ömrünü kısaltıyor.
Karaçoban, Erzurum'un doğusunda, Ağrı ve Muş illerine sınır hattına yakın yüksek platoda konumlanan, hayvancılık temelli ekonomisiyle tanınan kırsal bir ilçedir. Nüfusu 8.000-10.000 arasında seyreden ilçe, yaz aylarında büyükbaş ve küçükbaş sürülerin yayıldığı verimli yaylalara sahiptir. Karaçoban'ın ekonomisi büyük ölçüde elde edilen süt, peynir ve et ürünlerinin Erzurum ve Pasinler pazarlarına taşınmasına dayanmaktadır. Jeolojik açıdan ilçe, Doğu Anadolu volkanik platosunun bazalt ve tüf örtüsü üzerinde kurulmuştur. Bu zemin tipi, alüvyon dolguya kıyasla daha stabil olmakla birlikte, birinci derece deprem bölgesinde bulunmaktadır. 1983 Erzurum-Kars depremi ilçeyi de etkilemiş; bazı köy yapılarında hasar kaydedilmiştir. Kış sıcaklıklarının -35°C'ye ulaşabildiği ilçede don-çözülme döngüsü yapı temelleri ve çatı örtülerini hızla aşındırmaktadır. Karaçoban'daki yeni yapılaşma son derece sınırlı kalmakta; nüfusun önemli bir bölümü Erzurum merkeze göç etmiş durumdadır. Mevcut köy yapı stoğunun deprem güvenliği açısından değerlendirilmesi ve riskli yapıların tespiti öncelikli gereksinim olarak öne çıkmaktadır.
Karayazı Kentsel Dönüşüm
RiskErzurum'un en doğu ilçelerinden biri; Doğu Anadolu Fay Zonu yakınlığında birinci derece deprem bölgesi, yüksek erozyon ve sel tehlikesi.
Karayazı, Erzurum'un en doğu ilçelerinden biri olup Muş ve Ağrı illerine komşu, 1.800-2.000 metre yükseltisindeki sarp ve engebeli arazide konumlanmaktadır. Türkiye'nin en yoksul ilçeleri arasında gösterilen Karayazı, hayvancılığın hâkim olduğu geleneksel bir kırsal ekonomiye sahiptir. Nüfusu 12.000-14.000 arasında olmakla birlikte son yıllarda hızlı göç nedeniyle kayda değer düşüş yaşanmaktadır. Jeolojik açıdan ilçe, Doğu Anadolu Fay Zonu'nun uzak etki alanında birinci derece tehlike bölgesinde yer almaktadır. Yüksek erozyon eğilimli killi şist zeminler sel ve toprak kayması riskini artırmakta; bahar kar erimeleriyle birlikte küçük dereler baskın eğilimi göstermektedir. 1966 ve 1983 depremleri bölgede hasara neden olmuş; geleneksel kâgir ve taş yapıların kırılganlığını ortaya koymuştur. Karayazı, sosyo-ekonomik ve altyapısal kalkınma programları kapsamında Kalkınma Bakanlığı'nın desteklediği öncelikli ilçeler listesinde yer almaktadır. Okul ve sağlık binalarının güçlendirilmesi ile yol altyapısı yatırımları son yıllarda önem kazanmıştır.
Köprüköy Kentsel Dönüşüm
RiskAras Nehri vadisinde taşkın riski; birinci derece deprem bölgesi, bazalt-kil geçiş zemin alanlarında heterojenlik.
Köprüköy, Erzurum'un kuzeyinde Aras Nehri vadisi boyunca, E-80 karayolunun Kars güzergâhı üzerinde konumlanan bir geçiş ilçesidir. Adını üzerindeki tarihi köprü geleneğinden alan ilçe, tarımsal ve hayvancılık potansiyelinin yanı sıra E-80 güzergâhındaki konum avantajıyla ticaret ve hizmet sektöründe de etkindir. Nüfusu 10.000-12.000 arasındadır. Aras Nehri'nin vadi tabanındaki alüvyon birikintileri ilçenin önemli tarım alanlarını beslemektedir. Ancak bu vadi tabanı aynı zamanda bahar taşkın riskini barındırmakta; yoğun kar erimesi dönemlerinde nehir düzeyi hızla yükselmektedir. Zemin profilinde bazalt kaya ile Aras alüvyonunun kesişimi, inşaat mühendsiliği açısından dikkatli zemin sınıflandırması gerektirmektedir. Birinci derece deprem bölgesindeki ilçe, 1983 Erzurum-Kars depreminden de etkilenmiştir. E-80 karayolunun yakınındaki konutlarda tır trafiğinden kaynaklanan titreşim etkisi gözlemlenmekte; bu durum yapı temellerinde uzun vadeli yıpranmaya katkıda bulunmaktadır. Köprüköy Belediyesi, yeni ruhsatlarda zemin etüdü koşulu ve karayolu mesafe standardını uygulamaktadır.
Narman Kentsel Dönüşüm
RiskErzurum-Kars sınırında birinci derece deprem bölgesi; bazalt plato zemini görece stabil, uzak konum acil müdahaleyi zorlaştırıyor.
Narman, Erzurum'un kuzeydoğusunda Kars il sınırına yakın konumuyla, hem coğrafi hem kültürel açıdan iki büyük Doğu Anadolu bölgesi arasında köprü işlevi gören bir ilçedir. Nüfusu 10.000-12.000 olan ilçe, tahıl üretimi ve küçükbaş hayvancılığıyla geçimini sağlamaktadır. Narman'ın yüksek platoda serin ve nemli iklimiyle olgunlaşan bal ve tahıl ürünleri bölgede kaliteleriyle tanınmaktadır. Jeolojik açıdan Narman, Doğu Anadolu volkanik platosu üzerinde bazalt ve andezit tüf kayaç örtüsüne oturmuştur. Bu zemin yapısı görece stabil olmakla birlikte, birinci derece deprem bölgesinde bulunması sebebiyle deprem riski ihmal edilemez. 1983 Erzurum-Kars depremi Narman'ı da etkileyen bir sismik olaydır. Uzak konumu nedeniyle acil yardım ulaşımı kış aylarında güçleşmektedir. Narman'da son yıllarda doğal taş restorasyon projeleri ve köy turizmi girişimleri başlamıştır. Kayalık tepeleri ve geniş yaylaları ile Narman, keşfedilmemiş bir kültür ve doğa turizmi potansiyeline sahiptir.
Oltu Kentsel Dönüşüm
RiskOltu Çayı vadisinde taşkın ve erozyon riski; birinci derece deprem bölgesi, oltu taşı madenciliğinin yarattığı zemin hassasiyeti.
Oltu, Erzurum'un kuzeyinde Oltu Çayı vadisinde, doğal oltu taşı (jet) yataklarıyla dünyaca tanınan özgün bir ilçedir. Oltu taşı olarak bilinen bu siyah organik kayaç, bölgede yüzyıllardır işlenerek tespih ve takı üretiminde kullanılmakta; ilçeye küçük ölçekli bir zanaat ekonomisi katmaktadır. Nüfusu 12.000-14.000 arasında seyreden ilçe, aynı zamanda arıcılık ve küçükbaş hayvancılığıyla da öne çıkmaktadır. Oltu Çayı'nın vadisi hem tarımsal açıdan verimli hem de taşkın ve erozyon riski barındıran karmaşık bir jeomorfolojik yapıya sahiptir. Yağışlı dönemlerde çayın kabararak vadi tabanındaki tarım ve iskân alanlarını baskın yapması tarihsel kayıtlarda da belgelenmiştir. Oltu taşı ocaklarının yarattığı yüzey boşlukları ve madencilik alanlarına yakın zemin hassasiyeti de dikkate alınması gereken bir faktördür. Birinci derece deprem bölgesindeki ilçede yapılaşma zemin etüdü koşuluna bağlıdır. Oltu ilçesi, oltu taşı coğrafi işaret tescili sonrasında zanaat turizmine yönelmiş; Ankara ve İstanbul'daki tespih koleksiyoncuları ve zanaat turizmi ziyaretçilerini çekmeye başlamıştır. Belediye bu potansiyeli değerlendirmek için tematik zanaat çarşısı planlamaktadır.
Olur Kentsel Dönüşüm
RiskArtvin sınırına yakın dağlık arazide birinci derece deprem bölgesi; dik yamaç yerleşimlerinde heyelan ve kaya düşmesi tehlikesi.
Olur, Erzurum'un kuzeyinde, Artvin iline yakın engebeli ve ormanlık arazide konumlanan küçük bir dağ ilçesidir. Nüfusu 6.000-8.000 arasında olan ilçe, hayvancılık ve orman ürünlerinin yanı sıra son yıllarda bal üretimiyle dikkat çekmektedir. Coğrafi izolasyonu nedeniyle kamu hizmetlerine erişim sınırlı kalan Olur, Artvin-Erzurum dağ turizmi güzergâhı üzerinde keşfedilmemiş bir potansiyel taşımaktadır. Jeolojik açıdan Olur, Pontid tektonik kuşağının etki alanında birinci derece deprem bölgesindedir. Dik yamaca oturmuş köy yerleşimleri heyelan ve kaya düşmesi riskine maruz kalmakta; özellikle bahar kar erimesi dönemlerinde bu riskler somutlaşmaktadır. Orman alanlarının yakınlığı hem ekosistem koruması hem de orman yangını acil müdahale gereklilikleri açısından değerlendirme gerektirmektedir. Olur ilçesinin köy yapı stoğu büyük ölçüde geleneksel taş veya ahşap yığma tekniklerden oluşmakta; bu yapılar modern deprem güvenliği standartlarını karşılamamaktadır. Belediye, mevcut yapıların riskli yapı tespitini önceliklendirecek kaynak aktarımını merkezi bütçeden talep etmektedir.
Pasinler Kentsel Dönüşüm
RiskAras Nehri vadisinde taşkın riski; birinci derece deprem bölgesi, tarihsel 1983 Erzurum depremi hasar bölgesi, alüvyon zemin.
Pasinler, Erzurum'un doğusunda Aras Nehri vadisinin verimli ovalarında, tarihi Hasankale kalesi çevresinde gelişmiş köklü bir ilçedir. Ortaçağ'dan bu yana İpek Yolu güzergâhı üzerindeki stratejik konumuyla bilinen ilçe, Selçuklu dönemine tarihlenen Hasankale Kalesi ve Erzurum yöresinin en tanınmış kaplıcası olan Pasinler Ilıcasını barındırmaktadır. Nüfusu yaklaşık 18.000 olan ilçe, Erzurum'un merkez ilçelerine en yakın ve en gelişmiş kırsal ilçelerinden biridir. Aras Nehri'nin taşkın ovasına oturan Pasinler, jeolojik açıdan derin alüvyon depolarıyla karakterizedir. Bu zemin tipi, verimli tarım topraklarını beslerken deprem sırasında yüksek sıvılaşma potansiyeli taşımaktadır. 1983 Erzurum-Kars depreminde ilçede önemli hasarlar kaydedilmiş; mevcut bina stoğunun bir bölümü bu depremin ardından yeniden inşa edilmiştir. Kaplıca turizmi nedeniyle bölgeye gelen ziyaretçi trafiği, altyapı kapasitesi üzerinde ek baskı oluşturmaktadır. Pasinler'de belediye, zemin etüdü ve riskli yapı tespitini içeren kapsamlı bir kentsel dönüşüm çalışmasını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile koordineli yürütmektedir. Kaplıca işletmelerinin modernizasyonu ve termal turizm altyapısına yapılan yatırımlar ilçeye ekonomik canlılık katmaktadır.
Pazaryolu Kentsel Dönüşüm
RiskErzurum'un küçük dağ ilçesi; birinci derece deprem bölgesi, orman yangını riski mevcut, yüksek rakım kış koşulları yapı ömrünü etkiliyor.
Pazaryolu, Erzurum'un kuzeyinde İspir ile Oltu arasında, Çoruh havzasının bir kolu olan İspir Çayı vadisinde konumlanan küçük bir dağ ilçesidir. 2009 yılında Oltu'dan ayrılarak müstakil ilçe statüsü kazanan Pazaryolu, yaklaşık 5.000 nüfusuyla Erzurum'un en küçük ilçelerinden birini oluşturmaktadır. Hayvancılık ve orman kaynaklarına dayalı kırsal ekonomisi hâkim olup genç nüfusun büyük bölümü iş olanakları nedeniyle ilçeyi terk etmiştir. Jeolojik açıdan ilçe, Çoruh havzasının aktif tektonik zonunda birinci derece deprem tehlikesine sahiptir. Ormanlık yamaçlardaki yapılar, özellikle kuru yaz dönemlerinde orman yangını riski taşımakta; bu risk, yapılar için ek bir doğal afet tehlikesi oluşturmaktadır. Yüksek rakım ve sert kış koşulları da yapı malzemelerini hızla yıpratmaktadır. Pazaryolu, keşfedilmemiş doğa turizmi potansiyeliyle dikkat çekmektedir. Ormanlık dağ yaylaları ve İspir Çayı'nın balık popülasyonu, doğa ve kamp turizmi için cazip bir ortam sunmaktadır. Bu potansiyeli değerlendiren küçük ölçekli konaklama girişimleri son yıllarda artmaya başlamıştır.
Şenkaya Kentsel Dönüşüm
RiskGürcistan sınırına yakın Artvin-Erzurum tektonik zonunda birinci derece deprem bölgesi; dağlık arazide heyelan ve erozyon riski.
Şenkaya, Erzurum'un kuzeydoğusunda Artvin ve Ardahan illerine komşu, Gürcistan sınırına yakın yüksek platoda konumlanan uzak bir dağ ilçesidir. Nüfusu 10.000-12.000 arasında olan ilçe, hayvancılık ve tahıl tarımıyla geçimini sağlamaktadır. Gürcistan sınırını aşan sınır ötesi ticaret, ilçeye tarihsel olarak belirli bir ekonomik canlılık kazandırmaktadır. Jeolojik açıdan Şenkaya, Doğu Anadolu Fay Sistemi'nin kuzeydoğu uzantılarında birinci derece deprem tehlikesine sahiptir. Artvin ve Ardahan illerinde görülen aktif tektonik hareketlilik, Şenkaya'yı da kapsayan geniş bir sismik risk alanı tanımlamaktadır. Dağlık arazideki köy yerleşimlerinde heyelan ve erozyon, özellikle yoğun yağış ve kar erimesi dönemlerinde yapıları ve yolları tehdit etmektedir. Şenkaya'nın köy yapı stoğu geleneksel taş ve ahşap yığma yöntemleriyle inşa edilmiş olup modern deprem güvenlik standartlarını karşılamamaktadır. Coğrafi izolasyonu nedeniyle acil müdahale kapasitesi sınırlı olan ilçede, köy bazlı afet hazırlık programları kritik önem taşımaktadır.
Tekman Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek platoda birinci derece deprem bölgesi; volkanik bazalt zemin stabil ancak 1966 ve 1983 depremi etki alanında, sert kış yapı yükleri kritik.
Tekman, Erzurum'un güneyinde, Bingöl ve Muş illerine sınır hattına yakın yüksek platoda konumlanan hayvancılık ağırlıklı bir ilçedir. Erzurum-Muş karayolu güzergâhı üzerindeki konumuyla bir transit nokta işlevi gören ilçede nüfus yaklaşık 14.000'dir. Tahıl ve şeker pancarı tarımı ile büyükbaş-küçükbaş hayvancılık, Tekman ekonomisinin temel dayanağını oluşturmaktadır. Volkanik bazalt kaya örtüsü üzerinde kurulan Tekman'ın zemin yapısı, görece stabil bir taban sunmaktadır. Bununla birlikte ilçe, 1966 Varto depremi ve 1983 Erzurum-Kars depremi etki alanlarının kesişiminde birinci derece deprem bölgesinde yer almaktadır. Her iki depremde de bölgedeki bazı köylerde hasar kaydedilmiştir. Kış sıcaklıklarının -30°C'nin altına düştüğü ilçede yapı ömrünü kısaltan don-çözülme döngüsü ve yüksek kar yükü kritik tasarım parametreleridir. Tekman'da kamu yatırımları son yıllarda yol altyapısı ve okul güçlendirmesine yoğunlaşmıştır. Erzurum-Muş otoyolunun güzergâh üzerinden geçmesiyle ekonomik bağlantı ve yatırım olanakları artış kaydetmektedir.
Tortum Kentsel Dönüşüm
RiskTortum Çayı vadisinde heyelan ve erozyon riski; Tortum Gölü çevresi doğal güzellik alanı, birinci derece deprem bölgesi.
Tortum, Erzurum'un kuzeyinde Tortum Çayı vadisinde, Türkiye'nin en büyük doğal göllerinden biri olan Tortum Gölü ve heybetli Tortum Şelalesi ile ünlü bir doğal güzellik ilçesidir. Gölün yaklaşık 5.000 yıl önce doğal bir toprak kayması sonucu oluştuğu bilinmekte; bu tarihi heyelanın izleri çevredeki jeolojik yapıda hâlâ okunmaktadır. Nüfusu 12.000-14.000 arasında olan ilçe, turizm, hayvancılık ve tarımla geçimini sağlamaktadır. Tortum'un jeolojik yapısı, geçmişteki büyük toprak kaymasının oluşturduğu heterojen zemin karakteriyle dikkat çekmektedir. Tortum Çayı ve kollarının derin vadileri, yamaca oturan köy yerleşimlerini süregelen heyelan ve erozyon riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Birinci derece deprem bölgesinde yer alan Tortum, bölgenin tektonik aktivitesine karşı sürekli hazırlıklı olmalıdır. Tortum Gölü'nde AFAD ve DSİ'nin ortak doğal göl izleme programı yürütülmektedir. Tortum Şelalesi, yıllık on binlerce ziyaretçiyi çekerek ilçenin ekonomik motoru haline gelmiştir. Turizm altyapısının geliştirilmesi, tehlikeli alanlara güvenlik önlemlerinin eklenmesi ve yerel konaklama kapasitesinin artırılması öncelikli gündem maddeleri arasındadır.
Uzundere Kentsel Dönüşüm
RiskÇoruh Nehri kanyonunda yüksek heyelan ve sel riski; aktif tektonik zonda birinci derece deprem bölgesi, Artvin sınırına yakın.
Uzundere, Erzurum'un kuzeyinde Çoruh Nehri havzasının derin vadilerinde, Artvin iline kapı aralayan coğrafi konumuyla özgün bir dağ ilçesidir. Kuzgun Barajı'nın inşasıyla 2000'li yıllarda öne çıkan Uzundere, enerji altyapısı açısından önemli bir konumdadır. Nüfusu 6.000-8.000 arasındadır; hayvancılık ve orman ürünleri yerel ekonominin temelini oluşturmaktadır. Çoruh kanyonunun dik yamaçları Uzundere'yi Erzurum'un en yüksek heyelan ve sel riskine sahip ilçelerinden biri yapmaktadır. Yoğun yağış ve kar erimesi dönemlerinde küçük dere yataklarının taşması ve yamaç hareketleri köy yollarını ve altta kalan tarım alanlarını tehdit etmektedir. Kuzgun Barajı'nın bulunduğu alan tektonik açıdan değerlendirilmiş olup DSİ düzenli izleme protokolü uygulamaktadır. Birinci derece deprem bölgesinde yer alan Uzundere, Çoruh havzasının aktif tektonik ortamından beslenen süregelen bir sismik riske maruzdur. Uzundere, Kuzgun Barajı gölü çevresinde rekreasyon ve balıkçılık turizmi potansiyeliyle dikkat çekmektedir. İlçe belediyesi bu potansiyeli değerlendirmek için küçük ölçekli turizm altyapısı yatırımlarını gündemine almıştır.