Karaman Kentsel Dönüşüm, Zemin Oturması ve Eski Mahalle Yenileme

Karaman Merkez kentsel dönüşüm rehberi: Düşük deprem riskine rağmen yeraltı sularının çekilmesiyle oluşan obruk/zemin oturması, eski yığma binalar ve TOKİ dönüşümleri.

Güncelleme: Mayıs 2026 · Kentsel Dönüşüm Hub

Karaman Kentsel Dönüşüm Genel Bakış

İç Anadolu'nun tarım ve sanayi merkezi Karaman, AFAD deprem haritasında 5. derece (en risksiz) bölgede yer almasıyla Konya'ya benzer şekilde 'Türkiye'nin en güvenli sismik bölgelerinden biri' kabul edilir. Ancak kentsel dönüşüm dendiğinde deprem riski tek kriter değildir. Karaman'ı kentsel dönüşümde acil duruma getiren asıl doğa/insan kaynaklı afet: 'Zemin Oturmaları (Subsidence)'dır. Bilinçsiz tarımsal sulama sebebiyle yeraltı su seviyesinin kritik derecelerde çekilmesi, ovanın zemininde milimetrik ve bazen santimetrik çökmeler yaratmaktadır. Bu zemin çekilmesi, şehir merkezindeki 30-40 yıllık, sığ temelli, yığma veya zayıf betonarme binaların temel dengesini bozarak kolon ve kirişlerinde asimetrik yarılmalara (çatlaklara) yol açmaktadır. Karaman'da binalar depremden ziyade 'kendi temelleri boşaldığı için' risk altındadır. Şehrin tarihi çekirdeğindeki (Mansurdede, Külhan) dar sokaklar ve otoparksız yapılaşma, kentsel dönüşümü zorunlu kılan diğer sosyal faktörlerdir. Karaman Belediyesi, yüksek katlı rant binaları yerine, yatay mimariyi ve geniş otoparklı, ferah siteleri teşvik eden imar planlarıyla dönüşümü desteklemektedir.

Karaman Kentsel Dönüşümde Devlet Destekleri

Karaman İlçe Kentsel Dönüşüm Rehberleri

Merkez Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta (Zemin Oturması Çatlakları ve Ekonomik Ömür Bitimi)

Karaman Merkez ilçesi, tarihi kalıntılarla dolu dar sokaklı eski mahalleler ve sonradan kurulan planlı kooperatif alanlarından oluşur. Mansurdede, Külhan ve Alişahane gibi eski merkez mahallelerde 1970-1990 arası inşa edilmiş binaların büyük kısmı yığma (tuğla/kerpiç) ya da standart altı betonarme yapılardır. Bu binaların asansörü yoktur, yalıtımı yoktur ve güncel otopark ihtiyaçlarını karşılayamazlar. Ayrıca, taban sularının düşmesiyle Karaman Ovası'nda yaşanan yeraltı boşalmaları, bu eski binaların duvarlarında çapraz 'oturma çatlakları' yaratmaktadır. Karaman'da kentsel dönüşüm, arsa sahiplerinin yüksek rant (emsal) beklentisi ile müteahhitlerin artan inşaat maliyetleri arasında sıkışmıştır. Eski 5 katlı bir binayı yıkıp yerine 8 kat yapma izni verilmediği (yatay mimari korunduğu) için, kat karşılığı modeli genellikle çalışmaz. Bu durum, apartman sakinlerini kendi aralarında kooperatifleşerek 'Taahhüt Modeli' (müteahhide inşaat parasını vererek yaptırma) uygulamasına iter. Piri Reis ve Tabduk Emre gibi daha yeni mahallelerde ise sorunlu binaların yıkılıp, yan parsellerle birleştirilerek (ada bazlı tevhit) büyük kapalı otoparklı, radye temelli güvenli lüks sitelere dönüştürülmesi eğilimi hız kazanmıştır. TOKİ, dar gelirli mahallelerdeki dönüşümü organize ederek şehrin çeperlerinde sosyal konut üretmeye devam etmektedir.

Detaylı İncele →

Ayrancı Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk: Tuz Gölü havzası kenarında yer alan Ayrancı, ikincil fay yapıları ve alüvyal zemin nedeniyle orta düzeyde deprem riski taşımaktadır.

Ayrancı, Karaman'ın kuzeydoğusunda İç Anadolu Yaylası'nın güney kesiminde, Tuz Gölü havzasının kenarında yer alan küçük bir ilçedir. Yaklaşık 12.000 nüfuslu ilçe, tahıl tarımı, şeker pancarı ve hayvancılıkla geçimini sürdürmektedir. Düz ve geniş ova coğrafyasıyla karakterize edilen Ayrancı, step ikliminin tipik özelliklerini yansıtmaktadır. Jeolojik açıdan Ayrancı, büyük aktif fay sistemlerinden görece uzakta olmakla birlikte, Tuz Gölü havzasını oluşturan graben yapısı bölgede ikincil sismik aktiviteye yol açmaktadır. Ova tabanındaki alüvyal ve göl tortulu zemin, deprem dalgalarını büyütme potansiyeline sahiptir. Ayrıca tuzlu zemin yapısı yapı temellerini aşındırabilmektedir. Kentsel dönüşüm açısından Ayrancı'daki temel sorun, köy merkezlerindeki eski düşük kaliteli yapılardır. Nüfus azlığı büyük ölçekli dönüşüm projelerini güçleştirmekte; bireysel yapı güçlendirme ve onarım desteklerine ihtiyaç duyulmaktadır.

Detaylı İncele →

Başyayla Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk: Toros Dağları içindeki yüksek rakımlı dağlık ilçe, yamaç instabilitesi ve ikincil fay yapıları nedeniyle orta düzeyde risk barındırmaktadır.

Başyayla, Karaman'ın güneybatısında Toros Dağları'nın yüksek platolarında yer alan, yaz turizmi ve yaylacılıkla öne çıkan küçük bir ilçedir. Yaklaşık 8.000 nüfusuyla ilin en küçük ilçelerinden biri olan Başyayla, serin yaz iklimi nedeniyle Mersin ve Adana'nın yayla turizm merkezi konumundadır. Jeolojik açıdan Başyayla, Toroslar'ın kireçtaşı kayalık zemini üzerinde yer almaktadır. Kayalık temel deprem dayanımı açısından avantajlı olmakla birlikte, sarp yamaçlarda kayaç düşmesi ve heyelan riskleri mevcuttur. Ayrıca yayla yapılarının büyük bölümü yaz kullanımına yönelik hafif ahşap-betonarme karışık yapılardan oluşmaktadır. Kentsel dönüşüm açısından Başyayla'nın asıl sorunu, kaçak ve imara aykırı yayla yapılarının kontrolüdür. Son yıllarda yayla turizmi baskısıyla hızla artan yazlık konut sayısı, altyapı ve güvenlik kapasitesini zorlamaktadır.

Detaylı İncele →

Ermenek Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta-Yüksek Risk: Toros Dağları içinde dağlık arazide yer alan Ermenek, yamaç riskleri, dar vadi yapısı ve 2014 maden faciasının anısına ek dikkat gerektirmektedir.

Ermenek, Karaman'ın güneybatısında Toros Dağları'nın içinde, derin vadilerle çevrili dağlık bir ilçedir. Yaklaşık 25.000 nüfuslu ilçe, tarım (meyvecilik), hayvancılık ve Ermenek Barajı hidroelektrik santraliyle öne çıkmaktadır. İlçe, 2014 yılında yaşanan maden kazasıyla ulusal gündemin odağına girmiştir. Toros Dağları'nın kireçtaşı kayalık zemini üzerinde yer alan Ermenek, tektonik açıdan görece kararlı bir bölgededir. Bununla birlikte, dik ve sarp vadilerin yarattığı kayaç düşmesi ile heyelan riskleri önemli doğal tehlikeler oluşturmaktadır. Ermenek Barajı'nın oluşturduğu rezervuar da çevre sismik aktiviteyi etkileme potansiyeline sahiptir. Kentsel dönüşüm açısından Ermenek, özellikle vadi yamaçlarına yaslanmış eski yapıların güvenliğini sağlamak için zemin araştırması ve güçlendirme gerektirmektedir. Ayrıca maden bölgelerine yakın yapılarda zemin çökmesi ve sübsidans riskleri değerlendirilmelidir.

Detaylı İncele →

Kazımkarabekir Kentsel Dönüşüm

Risk

Düşük-Orta Risk: İç Anadolu ovasında büyük fay hatlarından uzakta yer alan Kazımkarabekir, alüvyal zemin ve eski yapı stoğu nedeniyle sınırlı düzeyde risk barındırmaktadır.

Kazımkarabekir, Karaman'ın kuzeyinde İç Anadolu ovasında, büyük fay sistemlerinden görece uzak bir konumda yer alan küçük bir ilçedir. Yaklaşık 10.000 nüfuslu ilçe, tahıl tarımı ve hayvancılıkla geçimini sürdürmektedir. Ova yapısı, geniş tarım arazileri ve seyrek köy yerleşimleriyle karakterize edilmektedir. Jeolojik açıdan Kazımkarabekir, büyük aktif fay hatlarından uzak konumuyla Türkiye'nin görece düşük sismik riskli alanlarından birine denk gelmektedir. Bununla birlikte, ova tabanındaki alüvyal zemin deprem dalgalarını büyütebilmekte; köy yapılarının büyük bölümünü oluşturan eski yığma yapılar bu riski artırmaktadır. Kentsel dönüşüm açısından öncelik, köylerdeki eski kerpiç ve yığma yapıların tespit edilmesi ve güçlendirme veya yenileme süreçlerine dahil edilmesidir. İlçe, merkezi program destekleri olmaksızın büyük ölçekli bir dönüşüm sürecine kendi kaynaklarıyla giremeyecek küçüklüktedir.

Detaylı İncele →

Sarıveliler Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk: Toros Dağları içindeki dağlık konumu nedeniyle heyelan ve kayaç düşmesi riskleri öne çıkarken, büyük fay sistemlerinden görece uzakta yer alır.

Sarıveliler, Karaman'ın güneybatısında Toros Dağları'nın içinde, yüksek rakımlı ve dağlık bir ilçedir. Yaklaşık 7.000 nüfusuyla ilin en az nüfuslu ilçelerinden biri olan Sarıveliler, hayvancılık ve orman ürünleriyle geçimini sürdürmektedir. İlçe, uzak ve dağlık konumuyla Karaman'ın en kırsal ilçelerinden biridir. Toros Dağları'nın kireçtaşı kayalık zemini üzerindeki konumuyla Sarıveliler, deprem açısından görece kararlı bir bölgededir. Bununla birlikte, dik yamaçlarda kayaç düşmesi, heyelan ve taş yuvarlanması riskleri gerçek tehlikeler oluşturmaktadır. Kış aylarında kar yağışıyla ulaşımın kesilmesi, afet müdahale kapasitesini ciddi biçimde kısıtlamaktadır. Kentsel dönüşüm açısından Sarıveliler'deki en acil ihtiyaç, köy yapılarının güçlendirilmesi ve dağlık arazi risklerinin yönetilmesidir. Nüfus göçü nedeniyle boşaltılan köylerdeki yapıların bakımsız bırakılması da risk oluşturmaktadır.

Detaylı İncele →

Sıkça Sorulan Sorular

Karaman Kentsel Dönüşüm Sürecinde Sık Sorulanlar