Kastamonu Kentsel Dönüşüm, KAF Zonu Tosya ve Sel Taşkın Sahaları
Kastamonu kentsel dönüşüm projeleri: Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki Tosya ilçesi riskleri, Bozkurt sel felaketi hafızası, dere yataklarında yapı yasağı ve tarihi konakların yenilenmesi.
Güncelleme: Mayıs 2026 · Kentsel Dönüşüm Hub
Kastamonu Kentsel Dönüşüm Genel Bakış
Karadeniz'in yeşil ve köklü şehri Kastamonu, afet yönetimi bağlamında Türkiye'nin en kompleks illerinden biridir. Şehir aynı anda hem yıkıcı depremlerin, hem şiddetli sel/taşkın felaketlerinin hem de tarihi sivil mimarinin (ahşap konaklar) sorumluluğunu taşır. İlin güneyinden geçen Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF), özellikle Tosya ilçesini birinci derece deprem bölgesinin tam kalbine yerleştirmiştir. Öte yandan, 2021 yılında yaşanan trajik Bozkurt seli, Kastamonu genelinde kentsel dönüşüm paradigmasını tamamen değiştirmiştir. Artık Kastamonu'da sadece eski binalar değil, 'dere yataklarına, taşkın sahalarına ve vadilerin su toplama havzalarına' yapılmış nispeten yeni binalar bile riskli yapı kapsamında acilen kamulaştırılıp yıkılmaktadır. Merkez ilçede ise Kastamonu Kalesi etrafına dizilmiş yüzlerce yıllık ahşap Kastamonu konakları, sit alanı kısıtlamaları sebebiyle klasik müteahhitlik (yık-yap) sisteminden muaf tutulmaktadır. Kastamonu'da zemin genellikle kayalık ve sağlam olsa da, dik topoğrafya (yamaçlar) yeni bina yapımında yüksek hafriyat ve istinat (perde beton duvar) maliyetleri doğurmaktadır.
Kastamonu Kentsel Dönüşümde Devlet Destekleri
Kastamonu İlçe Kentsel Dönüşüm Rehberleri
Merkez Kentsel Dönüşüm
RiskOrta/Yüksek (Yamaç Yapılaşması ve Tarihi Sit)
Kastamonu Merkez, tarihi dokusunu korumayı başarmış nadir Anadolu şehirlerindendir. Hepkebirler ve Aktekke gibi kale eteklerindeki mahallelerde yoğunlaşan geleneksel ahşap karkaslı Kastamonu konakları, kentsel dönüşümün (yenilenmenin) restorasyon odaklı ilerlemesini zorunlu kılar. Bu mahallelerdeki dar ve dik sokaklar, standart iş makinelerinin (mikser, hafriyat kamyonu) girmesini engellediğinden, modern binaların yapımı lojistik bir kabustur. Kuzeykent ve İnönü mahalleleri gibi nispeten yeni ve düzlük alanlara kurulan bölgelerde ise 1999 depremi öncesi inşa edilmiş 5-6 katlı kooperatif binaları dönüşüm sırasını beklemektedir. Ancak bu binaların arsa payları genelde düşüktür ve emsal artışı (fazladan daire hakkı) verilmediği için, müteahhitler projelere sıcak bakmamaktadır. Vatandaşlar, devletin 2026 kentsel dönüşüm kredi faiz desteklerini kullanarak taahhüt usulü (müteahhide inşaat maliyetini ödeyerek) yenileme yoluna gitmektedir. Ayrıca, Kastamonu genelinde eğimli arazilere yapılan binalarda yamaçlardan gelebilecek heyelan ve sel sularına karşı binaların arka cephelerine derin kör (penceresiz) perde duvarlar yapılması yasal bir zorunluluk haline gelmiştir.
Tosya Kentsel Dönüşüm
RiskEkstrem (Kuzey Anadolu Fay Hattı / KAF Doğrudan Etkisi)
Tosya, sismik risk haritalarına bakıldığında Kastamonu'nun değil, adeta tüm Türkiye'nin en tehlikeli noktalarından biridir. İlçe merkezinin çok yakınından (ve köylerinin doğrudan içinden) geçen Kuzey Anadolu Fay Hattı, Tosya'yı 1943 yılında yerle bir etmiştir (Tosya-Ladik Depremi). Aradan geçen 80 yılı aşkın sürede ilçedeki yapılaşma maalesef bu fay gerçeği göz ardı edilerek yataydan ziyade çok katlı apartmanlara doğru kaymıştır. Tosya'da kentsel dönüşüm, özellikle Cumhuriyet ve Yavuz Selim gibi mahallelerdeki 1999 öncesi yapılmış, yorgun ve zayıf kolonlara sahip binalar için saniyelerle yarışılan bir zorunluluktur. Fay kırığının yaratacağı aşırı yüksek ivmeli sarsıntılara (G-kuvveti) dayanabilmesi için, Tosya'da yeni yapılacak binaların statik hesaplarında 'Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nin en üst katsayıları kullanılmaktadır. Perde duvar oranları maksimize edilmekte, nervürlü donatı kullanımı çok sıkı denetlenmektedir. Ayrıca Tosya Ovası'nın tarımsal nitelikli yumuşak zemini sıvılaşma riski taşıdığından, vadi tabanındaki binaların kentsel dönüşümle yüksek kotlardaki (kayalık zeminli) rezerv alanlara taşınması devletin ana planlarından biridir.
Abana Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kollarına yakın kıyı konumu, deniz dalgası ve taşkın riskleri ile kıyı yapı stoğunun eskimesi önemli riskler oluşturmaktadır.
Abana, Kastamonu'nun kuzeyinde Karadeniz kıyısında, Batı Karadeniz'in dağlık sahil şeridinde yer alan küçük bir ilçedir. Yaklaşık 8.000 nüfuslu ilçe, balıkçılık, turizm ve sınırlı tarımla geçimini sürdürmektedir. Karadeniz kıyısındaki konumu, ilçeyi hem coğrafi güzellikler hem de doğal afet riskleri açısından özel kılmaktadır. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kollarına yakın kıyısal konumu, Abana'da orta düzeyde sismik risk yaratmaktadır. Kıyı yapılarının altında yer alan plaj kumulları ve alüvyal dolgu deprem sarsıntılarını büyütebilir. Ayrıca şiddetli deniz fırtınaları sırasında dalgalar kıyı yapılarına zarar vermektedir. Kentsel dönüşüm açısından Abana'nın kıyı kesimindeki eski balıkçı evleri ve düşük yapılar hem deprem hem de deniz etkileşimi açısından riskli durumdadır. Turizm baskısıyla artan yazlık konut yapılaşması, kıyı koruma önlemleri olmaksızın sürdürülememektedir.
Ağlı Kentsel Dönüşüm
RiskDüşük-Orta Risk: Küre Dağları içindeki küçük kırsal ilçe, yamaç instabilitesi ve eski köy yapı stoğu nedeniyle sınırlı risk taşımaktadır.
Ağlı, Kastamonu'nun kuzeyinde Küre Dağları'nın içindeki derin vadilerde, yaklaşık 5.000 nüfuslu küçük bir ilçedir. Orman ürünleri, hayvancılık ve sınırlı tarımla geçimini sürdüren ilçe, Batı Karadeniz'in en ücra köşelerinden birini temsil etmektedir. Jeolojik açıdan Ağlı, büyük fay sistemlerinden görece uzak bir konumdadır. Küre Dağları'nın dik yamaçlarında kayaç düşmesi ve heyelan riskleri asıl tehlikeleri oluşturmaktadır. Derin vadilerin yarattığı taşkın riskleri de zaman zaman köyleri etkilemektedir. Kentsel dönüşüm kapsamında Ağlı'da büyük ölçekli projeler yerine KÖYDES ve kırsal kalkınma programları kapsamında köy yapılarının onarım ve güçlendirme destekleri öncelikli gündem maddesidir.
Araç Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kollarına yakın ve Araç Çayı vadisindeki alüvyal zemin deprem ve taşkın riskini artırmaktadır.
Araç, Kastamonu'nun güneyinde Araç Çayı vadisinde, Küre Dağları ile İç Anadolu yükselti platosu arasındaki geçiş bölgesinde yer alır. Yaklaşık 25.000 nüfuslu ilçe, tarım ve hayvancılıkla geçimini sürdürmektedir. İlçe, Karadeniz kıyısı ile İç Anadolu'yu birleştiren tarihi dağ yollarının kavşağında bulunmaktadır. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kolu, Araç'ın güneyinden geçmektedir. Bu yakınlık, ilçeye orta düzeyde sismik risk kazandırmaktadır. Araç Çayı vadisinin alüvyal tabanı deprem dalgalarını büyütebilmekte; taşkın dönemlerinde vadinin alt kesimlerindeki yapılar su baskınına maruz kalmaktadır. Kentsel dönüşüm açısından Araç merkezindeki 1970–1990 dönemi yapı stoğu ile köylerdeki eski yığma evler öncelikli güçlendirme ihtiyacını oluşturmaktadır. KÖYDES programı kapsamında kırsal yapı destekleri sunulmakta; ancak ölçekli dönüşüm için Kastamonu Belediyesi koordinasyonu gerekmektedir.
Azdavay Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Küre Dağları içindeki dağlık konumu nedeniyle heyelan ve kayaç düşmesi riskleri öne çıkarken, büyük fay hatlarından görece uzakta yer alır.
Azdavay, Kastamonu'nun kuzeyinde Küre Dağları'nın iç kesimlerinde, denize yakın dağlık bir ilçedir. Yaklaşık 10.000 nüfuslu ilçe, orman ürünleri ve hayvancılıkla geçimini sürdürmektedir. Karadeniz yağış rejiminin etkin olduğu bu bölgede, ormanlık yamaçlar ve derin vadiler belirleyici coğrafi unsurları oluşturmaktadır. Jeolojik açıdan Azdavay, büyük aktif fay sistemlerinden görece uzakta yer almaktadır. Birincil tehlikeler; yağışlı dönemlerde tetiklenen heyelanlar, ormanlık yamaçlardan kayaç düşmeleri ve dere taşkınlarıdır. Kış aylarında yüksek kar yağışı bazı köylerin erişimini uzun süre kapatmaktadır. Kentsel dönüşüm açısından Azdavay, KÖYDES kapsamında kırsal yapı desteklerine yönelmiş küçük bir ilçedir. Doğa yürüyüşü ve ekoturizm potansiyeli, köy yaşatma programlarına finansman sağlayabilecek bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.
Bozkurt Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Karadeniz kıyı yakınlığı, Kuzey Anadolu Fay Zonu kuzey kolu etkisi ve kıyı heyelan riskleri önemli tehlike unsurlarını oluşturmaktadır.
Bozkurt, Kastamonu'nun kuzeyinde Karadeniz kıyısına yakın konumda, Küre Dağları'nın kuzey eteklerinde yer alan küçük bir ilçedir. Yaklaşık 8.000 nüfuslu ilçe, tarım ve Karadeniz balıkçılığıyla geçimini sürdürmektedir. Karadeniz kıyısına yakınlığı, ilçeye hem turizm potansiyeli hem de sel ve heyelan riskleri getirmektedir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kolu, Bozkurt'un güneybatı yakınlarından geçmektedir. Bu durum, ilçede orta düzeyde sismik risk yaratmaktadır. Karadeniz kıyı ikliminin çok yağışlı koşulları, Küre Dağları yamaçlarında sık heyelanları tetiklemektedir. 2021 Kastamonu seli, Bozkurt'un komşu ilçesindeki yıkımın büyüklüğünü tüm Türkiye'ye göstermiştir. Kentsel dönüşüm açısından Bozkurt'un öncelikli gündemleri, yamaç riskinin yönetilmesi ve kıyı yapı stoğunun güçlendirilmesidir.
Cide Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Karadeniz kıyısındaki dağlık ilçe, Kuzey Anadolu Fay Zonu kuzey etkisi, heyelan ve kıyı taşkın risklerini bir arada barındırmaktadır.
Cide, Kastamonu'nun kuzeyinde Karadeniz kıyısında yer alan, Batı Karadeniz'in en büyük kıyı ilçelerinden biridir. Yaklaşık 20.000 nüfuslu ilçe, turizm, balıkçılık ve tarımla geçimini sürdürmektedir. Uzun kıyı şeridi ve dağ-deniz geçiş coğrafyasıyla Cide, hem doğal güzellikler hem de çoklu afet riskleriyle karakterize edilmektedir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kolu, Cide yakınlarından geçmektedir. Bu durum orta düzeyde sismik risk oluşturmaktadır. Karadeniz kıyısındaki çok yağışlı iklim, Küre Dağları yamaçlarında sık heyelanları ve dere taşkınlarını tetiklemektedir. Kıyı şeridindeki dalga erozyonu da yapılara zarar vermektedir. Kentsel dönüşüm açısından Cide'deki kıyı yapıları ve yamaç yerleşimleri hem deprem hem de heyelan riski altındadır. Turizm baskısıyla artan yazlık konut yapılaşması, kıyı imar planıyla düzenlenmesi gereken kritik bir sorun haline gelmiştir.
Çatalzeytin Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Küre Dağları kıyı yamacında konumlanan bu küçük ilçe, heyelan, taşkın ve Kuzey Anadolu Fay Zonu kuzey kolu etkisiyle orta risk barındırmaktadır.
Çatalzeytin, Kastamonu'nun kuzeybatısında Karadeniz kıyısına yakın, Küre Dağları'nın batı yamacında yer alan küçük bir ilçedir. Yaklaşık 7.000 nüfuslu ilçe, orman ürünleri ve hayvancılıkla geçimini sürdürmektedir. İlçe adını, bölgenin farklı zeytin türlerinin yetiştirildiği çatallı zeytinliklerinden almaktadır. Jeolojik açıdan Çatalzeytin, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kollarına görece yakın kıyı bölgesindedir. Karadeniz ikliminin çok yağışlı koşulları, dağlık yamaçlarda sık heyelanları ve dere taşkınlarını tetiklemektedir. İlçenin coğrafi yapısı afet müdahale erişimini de zorlaştırmaktadır. Kentsel dönüşüm açısından Çatalzeytin, küçük ölçeği nedeniyle KÖYDES programlarına bağımlı kırsal dönüşüm stratejisi izlemektedir. Köy yapılarının büyük bölümü eski yığma ve ahşap yapılardan oluşmaktadır.
Daday Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Kuzey Anadolu Fay Zonu kuzey kollarına yakın konum ve dağlık arazi heyelan riskleri Daday'ın temel risk unsurlarını oluşturmaktadır.
Daday, Kastamonu'nun güneybatısında Küre Dağları ile İç Anadolu platosunun geçiş bölgesinde, Araç Çayı'nın yukarı havzasında yer alan bir ilçedir. Yaklaşık 12.000 nüfuslu ilçe, tarım ve hayvancılıkla geçimini sürdürmektedir. Orman ve dağ peyzajıyla öne çıkan ilçe, kış turizmi açısından potansiyel barındırmaktadır. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kolları, Daday'ın güney kesimlerine görece yakın geçmektedir. Bu durum orta düzeyde sismik risk oluşturmaktadır. Dağlık arazi koşulları yamaç instabilitesi ve heyelan risklerini de beraberinde getirmektedir. Araç Çayı havzasında sel ve taşkın riskleri de söz konusudur. Kentsel dönüşüm açısından Daday merkezi ve köyleri, eski yapı stoğunun güçlendirilmesi ve kırsal altyapının iyileştirilmesi ihtiyacı taşımaktadır.
Devrekani Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Devrekani Çayı vadisindeki alüvyal zemin ve Kuzey Anadolu Fay Zonu kuzey kolu yakınlığı ilçede orta düzeyde risk oluşturmaktadır.
Devrekani, Kastamonu'nun kuzeyinde Devrekani Çayı vadisinde, Küre Dağları'nın içindeki dağlık bir ilçedir. Yaklaşık 15.000 nüfuslu ilçe, orman ürünleri, hayvancılık ve tahıl tarımıyla geçimini sürdürmektedir. Devrekani Çayı, ilçenin vadisini şekillendiren ve hem tarımsal sulama hem de taşkın riski yaratan temel su kaynağıdır. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kolu, Devrekani'nin güneybatı yakınlarından geçmektedir. Devrekani Çayı vadisindeki alüvyal zemin deprem büyütme etkisine sahip olup taşkın dönemlerinde yapıları tehdit etmektedir. Yağışlı dönemlerde yamaç heyelanları da bölge için önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Kentsel dönüşüm açısından Devrekani, eski yapı stoğunun KÖYDES ve merkezi programlar aracılığıyla güçlendirilmesini öncelikli gündem olarak taşımaktadır.
Doğanyurt Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Küçük ve kıyı yakını dağlık ilçede heyelan ve kıyı taşkın riskleri öne çıkmaktadır; büyük fay hatlarından görece uzaktadır.
Doğanyurt, Kastamonu'nun kuzeyinde Karadeniz kıyısına yakın konumda, küçük bir ilçedir. Yaklaşık 5.000 nüfuslu ilçe, balıkçılık ve kıyı turizmiyle geçimini sürdürmektedir. Karadeniz'e olan yakınlığı ilçeyi hem sahil turizmi hem de kıyı doğal afet riskleri açısından özel bir konuma taşımaktadır. Jeolojik açıdan Doğanyurt, büyük aktif fay sistemlerinden görece uzakta yer almaktadır. Bununla birlikte Karadeniz ikliminin çok yağışlı koşulları, Küre Dağları yamaçlarında heyelanları sık sık tetiklemektedir. Kıyı taşkınları ve fırtına dalgaları da önemli tehlikeler arasındadır. Kentsel dönüşüm açısından küçük ölçeği nedeniyle Doğanyurt, KÖYDES ve kıyı belediyesi programlarına dayalı bireysel yapı güçlendirme destekleri üzerine yoğunlaşmaktadır.
Hanönü Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Kuzey Anadolu Fay Zonu kuzey kolu yakınlığı ve dağlık arazi riskleri Hanönü'nde orta düzeyde tehlike oluşturmaktadır.
Hanönü, Kastamonu'nun orta kesiminde, dağlık iç arazide yer alan küçük bir ilçedir. Yaklaşık 8.000 nüfuslu ilçe, tarım ve hayvancılıkla geçimini sürdürmektedir. Küre Dağları eteklerindeki konumuyla sarp arazilerin tipik coğrafi özelliklerini sergilemektedir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kolları, Hanönü'nün çevresinden görece yakın geçmektedir. Bu durum orta düzeyde sismik risk oluşturmaktadır. Dağlık topografya yamaç instabilitesi, kayaç düşmesi ve dere taşkınları açısından da ek riskler barındırmaktadır. Kentsel dönüşüm açısından Hanönü, KÖYDES ve kırsal kalkınma programlarına dayalı küçük ölçekli güçlendirme stratejisi izlemektedir. Köylerdeki eski yığma yapı stoğu öncelikli ilgi gerektirmektedir.
İhsangazi Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Küçük dağlık ilçede yamaç riskleri ve Kuzey Anadolu Fay Zonu kuzey kolu yakın etkisi orta düzeyde tehlike oluşturmaktadır.
İhsangazi, Kastamonu'nun güneyinde Karabük sınırına yakın, iç arazide küçük bir ilçedir. Yaklaşık 6.000 nüfuslu ilçe, tarım ve hayvancılıkla geçimini sürdürmektedir. Küre Dağları güney eteklerindeki konumuyla dağlık iç Karadeniz coğrafyasının tipik özelliklerini yansıtmaktadır. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kolları, İhsangazi'nin güneybatı kesimlerine görece yakın geçmektedir. Bu durum ilçede orta düzeyde sismik risk oluşturmaktadır. Dağlık arazi, heyelan ve kayaç düşmesi riskleri de barındırmaktadır. Küçük dere vadilerindeki taşkın riskleri de göz ardı edilmemelidir. Kentsel dönüşüm açısından İhsangazi, yığma yapı stoğunun güçlendirilmesi ve kırsal altyapının iyileştirilmesi için KÖYDES programlarına bağımlı bir ilçedir.
İnebolu Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Karadeniz kıyısındaki tarihi liman ilçesi, Kuzey Anadolu Fay Zonu kuzey kolu etkisi, kıyı dalgası ve heyelan riskleri barındırmaktadır.
İnebolu, Kastamonu'nun kuzeyinde Karadeniz kıyısında, Batı Karadeniz'in önemli tarihi liman kentlerinden biridir. Yaklaşık 20.000 nüfuslu ilçe, tarihsel olarak deniz ticareti, balıkçılık ve şimdi de turizm ile geçimini sürdürmektedir. İnebolu, Kurtuluş Savaşı yıllarında cephane taşınan önemli bir liman olarak tarihsel öneme sahiptir. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kolları, İnebolu yakınlarından geçmektedir. Bu durum, ilçede orta düzeyde sismik risk oluşturmaktadır. Karadeniz kıyısındaki çok yağışlı iklim, dağlık yamaçlarda heyelanları sık tetiklemekte; kıyı şeridindeki fırtına dalgaları yapılara zarar vermektedir. Liman alanındaki deniz dolgu ve alüvyal zemin, deprem büyütme etkisine sahiptir. Kentsel dönüşüm açısından İnebolu'nun tarihi kıyı yapıları hem deprem hem de deniz etkileşimine maruz kalmaktadır. Turizm baskısıyla artan imar talebi, kıyı koruma gereksinimleriyle çatışmaktadır.
Küre Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Küre Dağları içindeki dağlık maden ilçesi, yamaç riskleri ve maden kaynaklı zemin çökmesi tehlikeleri barındırmaktadır.
Küre, Kastamonu'nun kuzeyinde Küre Dağları'nın içinde, tarihi bakır madenciliğiyle tanınan küçük bir ilçedir. Yaklaşık 8.000 nüfuslu ilçe, madencilik geleneğini sürdürmekte; aynı zamanda UNESCO Küre Dağları Milli Parkı'nın kalbinde bulunmaktadır. Küre Dağları'nın endemik türlerle zengin biyoçeşitlilik alanı olması, ilçeyi ekoturizm açısından değerli kılmaktadır. Jeolojik açıdan Küre, bakır cevheri içeren kristalin kayaçlar üzerinde yer almaktadır. Eski maden ocakları ve galeriler, yapı altındaki zemin stabilitesini sorgulatır hale getirmiştir; maden kaynaklı zemin çökmesi (sübsidans) riski göz ardı edilemez. Dağlık topoğrafya kayaç düşmesi ve heyelan risklerini de beraberinde getirmektedir. Kentsel dönüşüm açısından Küre'nin önceliği, eski maden alanlarının sınırı içindeki yapıların zemin güvenliği açısından değerlendirilmesidir. KÖYDES ve milli park koordinasyonu kırsal altyapı desteklerinde belirleyici kurumlardır.
Pınarbaşı Kentsel Dönüşüm
RiskDüşük-Orta Risk: Büyük fay sistemlerinden uzak, platoda küçük ve kırsal ilçe; yamaç riskleri ve eski yapı stoğu sınırlı tehlike oluşturmaktadır.
Pınarbaşı (Kastamonu), Kastamonu'nun güney kesiminde, İç Anadolu'ya geçişin hemen öncesindeki platoda yer alan küçük bir ilçedir. Yaklaşık 5.000 nüfuslu ilçe, tarım ve hayvancılıkla geçimini sürdürmektedir. Karadeniz ikliminin iç kesimlerle harmanlandığı yarı kurak platoda, bozkır ve orman bitki örtüsü bir arada gözlemlenmektedir. Jeolojik açıdan Pınarbaşı, büyük aktif fay sistemlerinden görece uzakta konumlanmıştır. Birincil tehlikeler; küçük vadi taşkınları ve yamaç instabiliteleridir. Eski köy yapıları sismik yük açısından yetersiz olmakla birlikte bölge görece düşük riskli bir konumdadır. Kentsel dönüşüm açısından Pınarbaşı'nda öncelikli ihtiyaç, köylerdeki eski yığma yapı stoğunun KÖYDES destekleriyle güçlendirilmesidir.
Seydiler Kentsel Dönüşüm
RiskDüşük-Orta Risk: Küçük ve iç arazide yer alan Seydiler, büyük fay hatlarından uzak olmakla birlikte yamaç riskleri ve köy yapı stoğu sınırlı risk oluşturmaktadır.
Seydiler, Kastamonu'nun güneydoğusunda iç arazide, Karabük sınırına yakın küçük bir ilçedir. Yaklaşık 5.000 nüfuslu ilçe, tarım ve hayvancılıkla geçimini sürdürmektedir. İlçe, büyük yerleşim merkezlerine uzaklığı ve kırsal dokusuyla Batı Karadeniz'in sessiz iç köşelerinden birini temsil etmektedir. Jeolojik açıdan Seydiler, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güneyine yakın olmakla birlikte ana fay kollarından görece uzakta yer almaktadır. Birincil riskler; dağlık arazide yamaç instabilitesi ve küçük dere taşkınlarıdır. Köy yapılarının büyük bölümü depreme karşı yetersiz yığma yapılardan oluşmaktadır. Kentsel dönüşüm açısından Seydiler, KÖYDES destekleriyle kırsal yapı güçlendirme programları kapsamına alınmaktadır.
Şenpazar Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Kuzey Anadolu Fay Zonu kuzey kolu etkisi ve Küre Dağları yamaç riskleri, küçük kıyı yakını ilçede orta düzeyde tehlike oluşturmaktadır.
Şenpazar, Kastamonu'nun kuzeyinde Karadeniz kıyısına yakın, Küre Dağları eteklerinde küçük bir ilçedir. Yaklaşık 6.000 nüfuslu ilçe, orman ürünleri ve kırsal turizm potansiyeliyle bilinmektedir. Balık Gölü, ilçenin doğal cazibe merkezlerinden birini oluşturmaktadır. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kolları, Şenpazar'ın yakın çevresinden geçmektedir. Bu durum ilçede orta düzeyde sismik risk oluşturmaktadır. Küre Dağları'nın yağışlı yamaçlarındaki heyelanlar ve dere taşkınları da bölgedeki temel doğal tehlikeler arasındadır. Kentsel dönüşüm kapsamında Şenpazar, köy yapı stoğunun güçlendirilmesi ve yamaç risk yönetimini KÖYDES çerçevesinde yürütmektedir.
Taşköprü Kentsel Dönüşüm
RiskOrta Risk: Kuzey Anadolu Fay Zonu kuzey kollarına yakın Gökırmak vadisi alüvyon zemini ve tarihi yapı stoğu deprem riski oluşturmaktadır.
Taşköprü, Kastamonu'nun doğusunda Gökırmak Nehri vadisinde yer alan, Kastamonu'nun en büyük ilçelerinden biridir. Yaklaşık 50.000 nüfuslu ilçe, Türkiye'nin sarımsak üretim başkenti olarak öne çıkmakta; tarım ekonomisinin temelini bu ürün oluşturmaktadır. Gökırmak Nehri, ilçenin tarımsal sulaması için hayati önem taşımaktadır. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun kuzey kolları, Taşköprü'nün güney yakınlarından geçmektedir. Gökırmak vadisinin alüvyal tabanı deprem dalgalarını büyütme potansiyeli taşımaktadır. Karadeniz ikliminin yağışlı koşulları, dere taşkınlarını ve vadi yamaçlarında heyelanları tetiklemektedir. Kentsel dönüşüm açısından Taşköprü, büyüklüğü ve ekonomik kapasitesiyle daha aktif bir dönüşüm gündemine sahiptir. Eski merkez yapıları ile köy yerleşimlerindeki yığma yapılar öncelikli güçlendirme ihtiyacı oluşturmaktadır.