Elazığ Kentsel Dönüşüm, 2020-2023 Deprem Hasarları ve Yerinde Dönüşüm
Elazığ kentsel dönüşüm son durum: Sivrice ve Kahramanmaraş depremlerinde hasar alan binaların yıkımı, TOKİ rezerv alan projeleri ve orta hasarlı binalar için hibe şartları.
Güncelleme: Mayıs 2026 · Kentsel Dönüşüm Hub
Elazığ Kentsel Dönüşüm Genel Bakış
Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF) üzerinde yer alan Elazığ, sismoloji ve kentsel dönüşüm pratikleri açısından Türkiye'nin en büyük laboratuvarlarından biridir. Şehir, 24 Ocak 2020 Sivrice depremiyle sarsılmış ve binlerce binası ağır hasar alarak TOKİ eliyle büyük bir kentsel dönüşüm hamlesi başlatılmıştır. Şehir tam kendini toparlarken, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleriyle yeniden vurulmuş ve 2020'de yorgun düşmüş olan birçok 'az hasarlı' bina bu kez 'ağır hasarlı' veya 'orta hasarlı' duruma geçmiştir. Elazığ'da kentsel dönüşüm, klasik müteahhit-vatandaş anlaşmasından çıkmış, tamamen devlet (AFAD, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ) güdümünde devasa bir afet sonrası yeniden inşa operasyonuna dönüşmüştür. Çatalçeşme, Yemişlik, Bizmişen, Güneykent gibi dağ eteklerine kurulan devasa yeni uydu kentler (rezerv alanlar) şehrin nüfusunun büyük kısmını güvenli zeminlere çekmiştir. Ancak şehir merkezinde kalan orta ve ağır hasarlı bina maliklerinin 'Yerinde Dönüşüm' projeleri (hibe+kredi paketleri) 2026 itibarıyla en yoğun gündem maddesidir. İnşaat maliyetlerindeki artış ve kalifiye işgücü bulma zorluğu, yerinde dönüşüm süreçlerini yavaşlatan temel faktörlerdir.
Elazığ Kentsel Dönüşümde Devlet Destekleri
Elazığ İlçe Kentsel Dönüşüm Rehberleri
Merkez Kentsel Dönüşüm
RiskEkstrem (Peş Peşe Yaşanan Depremler ve Yorgun Yapı)
Elazığ Merkez ilçesi, peş peşe yaşanan depremlerde sismik rezonansın en yıkıcı etkilerini görmüş mahallelerden oluşur. 2020 depreminde Mustafa Paşa ve Sürsürü mahallelerinde çöken binaların yerine çok hızlı bir şekilde zemin+4 katlı, yatay mimariye uygun, deprem perdeli modern TOKİ konutları inşa edilmiş ve hak sahiplerine teslim edilmiştir. Ancak 2023 depremleri sonrası, daha önce yıkılmayan Rüstem Paşa ve Abdullah Paşa mahallelerindeki 1980-90 yapımı eski kooperatif binalarında yeni hasarlar oluşmuştur. Elazığ Merkez'de kentsel dönüşümün ana karakteri, fay hattının ürettiği enerjiyi güvenle sönümleyebilecek tünel kalıp sistemlerinin yaygınlaşmasıdır. Şehrin düz ova kısımlarında alüvyon zemin (sıvılaşma riski) bulunurken, Harput yönüne doğru çıkıldıkça zemin kayalık ve sağlamdır. Vatandaşların önündeki en büyük sorun, Orta Hasarlı binaların durumudur. Güçlendirme (retrofit) projelerinin astarları yüzünden pahalıya gelmesi sebebiyle, devlet orta hasarlı binaları kentsel dönüşüm hibe paketine (Yerinde Dönüşüm) dahil etmiştir. Arsa payları küçük olan bitişik nizam mahallelerde (Örn: Nailbey, Kültür) ise, yeni otopark yönetmelikleri yüzünden müteahhitlerin kat karşılığı anlaşmalara girmemesi kentsel dönüşümü zorlaştırmaktadır.
Ağın Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Ağın, Keban Barajı kıyısında Doğu Anadolu Fayı'na yakın konumuyla yüksek deprem riski içermekte; küçük nüfusu ve köy yapı stoğuyla özel kentsel dönüşüm önceliği taşıyan bir ilçedir.
Ağın, Elazığ iline bağlı, Keban Barajı'nın yarattığı yapay gölün kıyısında konumlanan küçük bir ilçedir. Doğu Anadolu Fayı'nın bölgeye yakın konumu ilçeyi yüksek sismik tehlike bandına dahil etmektedir. 2020 Elazığ depremi (M6,8) ve önceki sarsıntılar bölgeyi derinden etkilemiştir. Keban Barajı'nın varlığı, olası büyük deprem senaryolarında ek tahliye ve güvenlik planlaması gerektirmektedir. İlçenin çok az nüfuslu köy yapı stoğu, büyük ölçüde yığma taş ve kerpiç yapılardan oluşmaktadır. Bu yapılar hem sismik hem de yapısal yaşlanma açısından yüksek kırılganlık içermektedir. Ağın'da kentsel dönüşüm, baraj güvenlik bölgesi ve deprem hazırlığıyla entegre biçimde ele alınmalıdır.
Alacakaya Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Alacakaya, Elazığ'ın Doğu Anadolu Fayı etki alanında yer alan küçük ilçelerinden biri olup 2020 depremi ve önceki sarsıntılardan etkilenmiş; köy yapı stoğunun yenilenmesi kentsel dönüşüm önceliğini oluşturmaktadır.
Alacakaya, Elazığ iline bağlı küçük bir kırsal ilçe olup Doğu Anadolu Fayı'nın etki alanında yüksek sismik tehlike içermektedir. 24 Ocak 2020 Elazığ depremi (M6,8) ilçeyi önemli ölçüde etkilemiş; köy yapılarında ciddi hasarlar yaşanmıştır. Deprem sonrası kısmi yeniden yapım gerçekleşmiş olmakla birlikte köy yerleşkelerindeki dönüşüm tam olarak tamamlanamamıştır. Köy yapı stoku ağırlıklı olarak yığma taş ve kerpiç yapılardan oluşmakta; bu yapılar hem sismik hem de yapısal yaşlanma açısından yüksek kırılganlık taşımaktadır. İlçenin dağlık arazisi heyelan risklerini de ekleyerek çok boyutlu bir tehlike tablosu oluşturmaktadır.
Arıcak Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Arıcak, Elazığ'ın Doğu Anadolu Fayı etki alanındaki dağlık ilçelerinden biri olup 2020 Elazığ depreminin etkilerini yaşayan; köy yığma yapı stoku nedeniyle yüksek kentsel dönüşüm önceliği taşıyan bir ilçedir.
Arıcak, Elazığ iline bağlı, dağlık arazide konumlanan küçük bir ilçedir. Doğu Anadolu Fayı'nın bölgeye yakın konumu nedeniyle yüksek sismik tehlike içermekte; 2020 Elazığ depremi ilçedeki köy yapılarını önemli ölçüde etkilemiştir. Dağlık topoğrafya heyelan ve kaya düşmesi risklerini deprem tehlikesine eklemektedir. Köy yapı stoku yığma taş ve kerpiç yapılardan oluşmakta; bu yapılar hem sismik hem de jeolojik tehlikelere karşı son derece savunmasızdır. 2020 depremi sonrasında kısmî yeniden yapım gerçekleşmekle birlikte köy yerleşkelerinde dönüşüm henüz tamamlanamamıştır.
Baskil Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Baskil, Elazığ'ın güneybatısında Doğu Anadolu Fayı etki alanında yüksek deprem riski taşımakta; 2020 Elazığ depremini yakından hisseden ilçede köy yapı stoku ve madencilik faaliyetleri kentsel dönüşüm gündemini belirlemektedir.
Baskil, Elazığ iline bağlı, Doğu Anadolu Fayı etki alanında yüksek sismik tehlike içeren bir ilçedir. 24 Ocak 2020 Elazığ depremi bölgeyi derinden etkilemiş; ilçe hem yapısal hasar hem de uzun süreli kriz yönetimi süreciyle karşı karşıya kalmıştır. İlçenin kırsal kesimlerindeki köy yapıları 2020 sonrasında kısmen yenilenmiş olmakla birlikte dönüşüm tamamlanamamıştır. Baskil'de küçük ölçekli maden işletmeciliği faaliyetleri zemin koşullarını etkileyebilmekte; bu durum bazı parsellerde özel geoteknik değerlendirme gerektirmektedir. İlçe merkezindeki yapı stoku ile köy yığma yapıları kentsel dönüşümün öncelikli hedefleridir.
Karakoçan Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Karakoçan, Elazığ'ın Doğu Anadolu Fayı etki alanında yüksek deprem riski taşıyan ve 2020 Elazığ depreminin etkilerini yaşayan önemli bir ilçesidir; merkezdeki eski yapı stoku ve köy yığma yapılar kentsel dönüşüm önceliğini oluşturmaktadır.
Karakoçan, Elazığ'a bağlı, Doğu Anadolu Fayı etki alanında yüksek sismik tehlike içeren önemli bir ilçe merkezidir. 24 Ocak 2020 Elazığ depremi (M6,8) ilçeyi önemli ölçüde etkilemiş; yapı hasarı yaygın biçimde yaşanmıştır. Deprem sonrasında yeniden yapım süreci başlatılmış olmakla birlikte, tüm yapı stoğunun dönüşümü tamamlanamamıştır. Karakoçan merkezinde 1970-2000 dönemine ait betonarme yapılar bulunmakta; bu yapıların bir kısmı günümüz deprem yönetmeliklerini karşılamamaktadır. Köy yerleşkelerindeki yığma taş yapılar sismik açıdan yüksek kırılganlık taşımaktadır. Palu Nehri vadisine yakın parsellerde alüvyal zemin koşulları da zemin büyütmesi riski açısından değerlendirilmelidir.
Keban Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Keban, Türkiye'nin ilk büyük barajını bünyesinde barındıran stratejik ilçe olup Doğu Anadolu Fayı yakınlığı ve 2020 Elazığ depremi etkilerinin ardından baraj güvenliği ile yapı güvenliğinin entegre değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Keban, Elazığ iline bağlı, Türkiye'nin ilk büyük çok amaçlı barajı olan Keban Barajı'na ev sahipliği yapan stratejik öneme sahip bir ilçedir. Doğu Anadolu Fayı'na yakın konumu nedeniyle yüksek sismik tehlike içeren ilçe, 2020 Elazığ depreminden de etkilenmiştir. Barajın varlığı, sismik senaryo planlamasını alışılmışın ötesinde karmaşık bir boyuta taşımaktadır. 1970'lerde baraj inşaatı döneminde kurulan bazı yerleşim alanları, o dönemin sınırlı deprem yönetmelikleriyle inşa edilmiş yapıları barındırmaktadır. Keban Barajı su yüzeyine yakın alanlarda zemin koşulları ve yeraltı suyu dinamikleri yapı temelleri için dikkatli değerlendirme gerektirmektedir. Baraj güvenlik bölgeleri ile kentsel dönüşüm planlamasının entegre edilmesi zorunludur.
Kovancılar Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Kovancılar, Elazığ'ın doğusunda Doğu Anadolu Fayı etki alanında yüksek deprem riskiyle birlikte, 2020 Elazığ depreminin doğrudan etki güzergahında bulunan ve kentsel dönüşüm aciliyeti yüksek bir ilçedir.
Kovancılar, Elazığ'a bağlı, Doğu Anadolu Fayı'nın doğrudan etki alanında yer alan önemli bir ilçe merkezidir. 24 Ocak 2020 Elazığ depremi (M6,8), Kovancılar'ı da derinden etkilemiş; merkez ve çevresi yapılarda ağır hasar yaşanmıştır. Deprem sonrasında yeniden yapım çalışmaları yoğun biçimde yürütülmüş olmakla birlikte tüm yapı stoğunun dönüşümü tamamlanamamıştır. Kovancılar merkezindeki yapı stoku 1970-2000 dönemine aittir; bu yapıların bir kısmı o dönemin sınırlı deprem yönetmelikleriyle inşa edilmiştir. Peri Suyu vadisine yakın parsellerde alüvyal zemin koşulları zemin büyütmesi riskini artırmaktadır. İlçenin sanayi bölgesi ve konut alanları, kentsel dönüşüm planlamasında birlikte ele alınmalıdır.
Maden Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Maden, Elazığ'ın güneyinde tarihi bakır madenciliğiyle özdeşleşen ve Doğu Anadolu Fayı kapsamında yüksek deprem riski içeren; maden faaliyetleri kaynaklı zemin sorunlarının kentsel dönüşümü daha da karmaşık kıldığı bir ilçedir.
Maden, Elazığ iline bağlı, yüzyıllar öncesine uzanan bakır madenciliği geleneğiyle tanınan köklü bir ilçedir. Doğu Anadolu Fayı etki alanında yüksek sismik tehlike içermekte; 2020 Elazığ depremi ilçeyi de doğrudan etkilemiştir. Geçmiş maden faaliyetlerine bağlı yer altı boşlukları, zemin çöküntüsü ve taşıma kapasitesi sorunları standart zemin etüdünün ötesinde geoteknik değerlendirme gerektirmektedir. Maden merkezindeki yapı stoku 1960-2000 dönemine aittir; bu yapıların önemli bir kısmı hem deprem yönetmeliği hem de maden kaynaklı zemin sorunları nedeniyle yüksek risk taşımaktadır. Tarihi bakır madeni tesislerinin çevresindeki konut alanları özellikle dikkatli değerlendirme gerektirmektedir.
Palu Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Palu, Elazığ'ın güneydoğusunda Doğu Anadolu Fayı'na yakın konumda tarihi Palu kalesi ve köprüsüyle tanınan; 2020 Elazığ depremi etkilerinin hissedildiği yüksek deprem riskli bir ilçedir.
Palu, Elazığ iline bağlı, Murat Nehri kıyısında tarihi Palu Kalesi ve Osmanlı dönemi taş köprüsüyle özgün bir kentsel mirasa sahip ilçedir. Doğu Anadolu Fayı kapsamında yüksek sismik tehlike içermekte; 2020 Elazığ depremi ilçeyi etkilemiştir. Murat Nehri vadisinin alüvyal zemin katmanları zemin büyütmesi ve taşkın riskini artırmaktadır. Palu merkezi ve çevresindeki yapı stoku çeşitli dönemlere ait olmakla birlikte 1960-1990 yılları arasına denk gelen yapıların deprem yönetmeliği uyumsuzluğu öne çıkmaktadır. Tarihi Palu Kalesi ve çevresi Kültür Bakanlığı tescilindedir; bu alanda herhangi bir yapısal müdahale koruma mevzuatına tabidir.
Sivrice Kentsel Dönüşüm
RiskYüksek Risk – Sivrice, Hazar Gölü kıyısında Doğu Anadolu Fayı'nın doğrudan geçiş güzergahında yer alan ve 2020 Elazığ depreminde en ağır hasarı yaşayan ilçelerden biri olup kentsel dönüşüm aciliyeti son derece yüksektir.
Sivrice, Elazığ iline bağlı, Doğu Anadolu Fayı'nın geçiş güzergahında Hazar Gölü kıyısında konumlanan ve 24 Ocak 2020 Elazığ depreminde (M6,8) en ağır hasarı yaşayan ilçelerden biridir. Deprem, Sivrice'de çok sayıda yapının yıkılmasına ya da hasar görmesine ve can kayıplarına yol açmıştır. Doğu Anadolu Fayı bu ilçenin altından geçtiğinden sismik tehlike son derece yüksektir. Hazar Gölü kıyısındaki alüvyal zemin ve kumlu tabakalar deprem sırasında zemin büyütmesi ve sıvılaşma riskini kritik düzeye çıkarmaktadır. 2020 depremi sonrasında TOKİ ve Bakanlık koordinasyonuyla yoğun yeniden yapım çalışması yürütülmüş; ancak bazı köy yerleşkelerinde dönüşüm hâlâ tamamlanamamıştır. Sivrice'de deprem sonrası yeniden yapım çalışmalarının kalitesi ve güvence altına alınması, gelecekteki bir büyük depreme hazırlık açısından kritik önem taşımaktadır.