Balıkesir Kentsel Dönüşüm, Karesi Altıeylül ve Edremit Fay Hattı Yenileme

Balıkesir'de aktif fay hatları üzerinde kentsel dönüşüm, Merkez Karesi ve Altıeylül sıvılaşma alanları ile Edremit Körfezi yazlık yenileme projeleri.

Güncelleme: Mayıs 2026 · Kentsel Dönüşüm Hub

Balıkesir Kentsel Dönüşüm Genel Bakış

Balıkesir, Türkiye'nin iki denize (Marmara ve Ege) kıyısı olan nadir büyükşehirlerinden biri olmasının yanı sıra, deprem riski açısından adeta bir 'fay cenneti' veya afet yönetimi literatürüyle 'fay kapanı' içerisindedir. İlin kuzeyinden Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAF) güney kolları (Gönen, Manyas, Yenice-Gönen fayı) geçerken, batısında Ege graben sisteminin (Edremit Körfezi fayı) etkileri görülür. Üstelik şehir merkezinin tam altından (Altıeylül ve Karesi) Balıkesir-Gökçeyazı Fay Zonu geçmektedir. Bu tektonik aktivite yoğunluğu, Balıkesir'i kentsel dönüşümün en elzem olduğu pilot illerden biri yapmaktadır. Merkez ilçelerde, eski ve mühendislik görmemiş bitişik nizam yapıların sıvılaşma riski olan ovada yer alması büyük tehlike yaratmaktadır. Edremit, Burhaniye, Ayvalık gibi sahil bandında ise tıpkı Aydın-Kuşadası örneğinde olduğu gibi, yazlık olarak inşa edilmiş zayıf kooperatif yapılarının günümüz kışlık yaşam standartlarına (doğalgazlı, yalıtımlı, deprem yönetmelikli) entegre edilmesi için devasa bir kentsel dönüşüm furyası yaşanmaktadır. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, şehrin sağlam zeminli yamaçlarına (Üçpınar, Çayırhisar yönü) yeni uydu kentler kurarak kentsel yoğunluğu buralara transfer etmeyi hedeflemektedir.

Balıkesir Kentsel Dönüşümde Devlet Destekleri

Balıkesir İlçe Kentsel Dönüşüm Rehberleri

Altıeylül Kentsel Dönüşüm

Risk

Çok Yüksek (Diri Fay Hattı ve Merkez Yoğunluğu)

Altıeylül ilçesi, Balıkesir il merkezinin güney yarısını oluşturan ve ticari-konut yerleşiminin iç içe geçtiği bir bölgedir. Şehrin tarihi dokusuyla birlikte plansız kentleşmenin izleri Dinkçiler ve Gümüşçeşme gibi mahallelerde yoğun olarak görülürken, Bahçelievler gibi elit mahallelerde ise eski, asansörsüz ve yorgun apartman stoğu dikkat çeker. MTA'nın diri fay haritalarına göre Balıkesir Fayı, ilçe sınırlarına çok yakın veya içinden geçmektedir. Kentsel dönüşümde Altıeylül'ün en büyük problemi, düz ovanın getirdiği yeraltı su seviyesinin yüksekliği ve taşıma kapasitesinin düşük olmasıdır. Yıkılıp yeniden yapılan binaların maliyeti, derin temel kazısı ve radye temel zorunlulukları nedeniyle katlanmaktadır. Ayrıca ilçe merkezinde parselasyon çok küçük olduğu için, müteahhitler tek tek binalarla anlaşmak yerine, adanın tamamını (5-10 parseli birleştirerek) kapalı otoparkı olan prestijli sitelere dönüştürme eğilimindedir. Bu süreçte belediyenin sağladığı 'emsal (inşaat alanı) transferi' kolaylıkları kilit rol oynar.

Detaylı İncele →

Edremit Kentsel Dönüşüm

Risk

Çok Yüksek (Edremit Fayı ve Sıvılaşma)

Edremit, Kaz Dağları'nın etekleri ile Ege Denizi arasında kalan, Türkiye'nin iç turizmdeki en yoğun ve kalabalık yazlık ilçelerinden biridir. Özellikle Akçay, Altınkum ve Zeytinli gibi bölgeler tamamen alüvyon delta ovası üzerine kuruludur. Edremit Körfezi'nin kuzey sınırını belirleyen ve 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip Edremit Fayı bu ovanın hemen kenarından geçer. 1980-2000 yılları arasında, zemin sıvılaşması hesaplanmadan, sığ temelli olarak inşa edilen binlerce yazlık ev (kooperatifler), kışın da (doğalgazın gelmesiyle) yerleşik yaşama geçilmesi sebebiyle büyük bir kentsel dönüşüm baskısı altındadır. Zemin sularının yüzeye çok yakın (bazen 50 cm) olması, bu bölgedeki eski binaların korozyondan dolayı taşıyıcı ömrünü neredeyse bitirmesine yol açmıştır. Kentsel dönüşüm sürecinde, zemin iyileştirme zorunlulukları nedeniyle müteahhit maliyetleri fırlamış durumdadır.

Detaylı İncele →

Ayvalık Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – Ayvalık, Ege kıyısında zeytinlik alanlar arasında konumlanmış tarihi bir ilçedir. Kıyı yapıları tuzlu su korozyon riski taşırken, ilçe genelinde tarihi taş yapıların yıpranma düzeyi sismik aktiviteyle birleşince orta düzey risk oluşturmaktadır. Aynı zamanda adalar bölgesi zemin yapısı açısından kayalık ve görece güvenlidir.

Ayvalık, Kuzey Ege'nin en özgün doğal ve tarihi dokusunu barındıran ilçelerinden biridir. Kıyı boyunca uzanan tarihi taş yapılar Rum mimari geleneğinin izlerini taşımakta; bu yapılar tarihi sit alanı statüsüyle koruma altındadır. Kıyı yapılarında tuzlu hava ve nem korozyon etkisiyle yapısal yıpranma hızlanmaktadır. Sarımsaklı ve Altınova gibi yeni gelişim bölgelerinde ise 1980-2000 arası inşa edilmiş yazlık konutlar yaygındır; bu yapılar düşük malzeme kalitesiyle üretilmiş olabilir. Cunda Adası'ndaki tarihi yapılar depreme dayanıklılık açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir grubu oluşturmaktadır. Ayvalık'ta kentsel dönüşüm yaklaşımının tarihi dokuyu koruyarak yapısal güvenliği artırma ekseninde kurgulanması gerekmektedir.

Detaylı İncele →

Balya Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – Balya, Balıkesir ilinin küçük ve düşük nüfuslu iç ilçelerinden biridir. Zemin büyük ölçüde sağlam anakaya üzerinde olup alüvyon dolgu alanlar sınırlıdır. Orta düzey sismik aktivite bölgesi olan Kuzey Ege'nin genel riski geçerlidir. Mevcut yapı stoku çoğunlukla eski yığma yapılardan oluşmaktadır.

Balya, Balıkesir iline bağlı sınırlı nüfuslu bir dağ ilçesidir. Tarihi olarak madencilik (kurşun-çinko) faaliyetleriyle bilinen ilçe, sanayi sonrası dönemde kırsal bir kimlik kazanmıştır. Anakaya zemin üzerinde oturan merkez yapılar görece güvenliyken, vadi tabanlarındaki alüvyon dolgu alanlar orta düzey deprem büyütmesi riski taşımaktadır. Eski yığma yapıların çoğunluğu terk edilmiş ya da mevsimlik kullanıma bırakılmıştır; bu durum yapı güvenliği değerlendirmesini güçleştirmektedir. Balya'da kentsel dönüşüm ihtiyacı; nüfus azalması, mülk sahipliği belirsizliği ve düşük ekonomik kapasite nedeniyle kırsal yenileme programları çerçevesinde ele alınmalıdır.

Detaylı İncele →

Bandırma Kentsel Dönüşüm

Risk

Yüksek Risk – Bandırma, Marmara Denizi kıyısında ve Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney uzantılarına yakın konumdadır. 1964 Bandırma depremi (6.9 büyüklük) ilçeyi ağır biçimde etkilemiş; sonrasında inşa edilen yapıların önemli bölümü de bugün eski standartlarla yapılmış durumdadır. Sanayi limanı çevresindeki dolgu alanlar ek sismik risk taşımaktadır.

Bandırma, Balıkesir iline bağlı, Marmara Denizi kıyısında önemli bir sanayi ve liman kentidir. Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin Marmara kolları Bandırma'ya belirli bir mesafede bulunmakla birlikte, 1964 yılında 6.9 büyüklüğündeki deprem ilçede büyük yıkıma neden olmuştur. Bu depremin ardından hızla yeniden yapılan ilçe, o dönemin yetersiz deprem standartlarıyla büyümüştür. Körfez kıyısındaki sanayi ve liman dolgu alanları, zemin sıvılaşması açısından ek risk barındırmaktadır. Bandırma'nın nüfusu 150.000'i aşmakta olup şehirleşme yoğun bir yapı stoğu oluşturmuştur. Cumhuriyet ve Atatürk mahalleleri, 1965-1985 dönemine ait betonarme blokların yoğunlaştığı bölgelerdir. Sanayi tesislerinin kıyı şeridindeki varlığı da kentsel dönüşüm planlamasını karmaşık hale getirmektedir.

Detaylı İncele →

Bigadiç Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – Bigadiç, Balıkesir ilinin iç kesiminde, bor madeni yatakları üzerinde konumlanmış bir sanayi ve tarım ilçesidir. Bor madenciliği faaliyetleri zemin stabilitesi üzerinde dolaylı etkiler yaratmaktadır. Genel sismik risk bölge ortalamasında olup yığma yapı stoğu önemli bir kırılganlık oluşturmaktadır.

Bigadiç, Türkiye'nin en önemli bor madeni yataklarından birinin üzerinde konumlanan, madencilik ve tarımın bir arada yaşandığı bir ilçedir. Yeraltı maden işletmeciliği zemin üzerinde titreşim ve boşluk oluşturma riski yaratmakta; bu durum özellikle işletme sahaları yakınındaki yapılar için ek bir güvenlik kaygısı doğurmaktadır. İlçe merkezinde 1960-1990 arası inşa edilmiş yığma ve erken dönem betonarme yapılar yaygındır. Bor madeni işçilerine yönelik inşa edilen lojman ve konut blokları, dönemin standartlarına göre inşa edilmiş olmakla birlikte, günümüz deprem yönetmeliğiyle kıyaslandığında güçlendirme ihtiyacı doğurmaktadır. Bigadiç'in kentsel dönüşüm sürecinde madencilik kaynaklı zemin etkileri ve işçi konutu dönüşümü birlikte planlanmalıdır.

Detaylı İncele →

Burhaniye Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – Burhaniye, Kuzey Ege kıyısında zeytin bağları arasında konumlanan tarihi bir ilçedir. Kıyı ve ova kesimlerindeki alüvyon zemin orta düzey deprem büyütmesi riski taşırken, zeytinlik yamaçlardaki kayalık zemin görece güvenlidir. İlçede tarihi yapı dokusu koruma gereksinimiyle yapısal güvenlik dengesi gözetilmelidir.

Burhaniye, Balıkesir iline bağlı Kuzey Ege kıyısında, Edremit Körfezi'nin güneyinde yer alan tarihsel bir zeytin ve turizm ilçesidir. İlçenin kıyı şeridinde Ören ve Güre tatil bölgeleri turistik potansiyeliyle öne çıkmaktadır. Merkez Burhaniye'de 1950-1985 arası inşa edilmiş çeşitli dönemlere ait betonarme yapılar mevcuttur. Ören ve Güre kıyı kesimlerinde yazlık konut stoğu yoğundur; bu yapılar kış döneminde bakımsız kalmakta ve yaşlı nüfusun yönetim kapasitesi sınırlıdır. Güre'deki jeotermal kaplıca tesisleri bölgeye katma değer sağlamakta, aynı zamanda zemin sıcaklık değişimleri üzerine dikkat çekmektedir. Tarihsel taş yapıların korunması ile deprem güvenliğinin sağlanması arasındaki denge, Burhaniye'deki kentsel dönüşüm planlamasının temel zorlukları arasındadır.

Detaylı İncele →

Dursunbey Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – Dursunbey, Balıkesir ilinin iç kesiminde dağlık bir coğrafyada yer almaktadır. Zemin büyük ölçüde sağlam temel kaya üzerinde olmakla birlikte, vadi tabanlarında alüvyon dolgu alanlar bulunmaktadır. Bölgede tarihsel deprem aktivitesi orta düzeydedir. Mevcut yığma ve erken dönem betonarme yapılar depreme karşı güçlendirme ihtiyacı taşımaktadır.

Dursunbey, Balıkesir ilinin güneydoğusunda, Uludağ'ın batı eteklerine uzanan dağlık arazide konumlanan küçük bir ilçedir. İlçenin topografyası engebeli olup zemin yapısı büyük ölçüde sağlam anakayadan oluşmaktadır. Ancak ilçe merkezi ve vadi tabanları alüvyon dolgu üzerindedir; bu kesimler orta düzey sismik büyütme riski taşımaktadır. Mevcut yapı stoku 1960-1990 yılları arasına ait yığma ve erken dönem betonarme yapılardan oluşmakta olup depreme karşı güçlendirme gerektirmektedir. Dursunbey'in kırsal ekonomisi, yenileme yatırımlarını geciktiren temel etken olmakla birlikte, çevresindeki orman ve yaylalara bağlı ekoturizm gelişimi yeni konut taleplerini beraberinde getirmektedir. Ekoturizm ve dağ konutu ihtiyacıyla örtüşen sağlıklı kentsel dönüşüm modeli bölge için kritik önem taşımaktadır.

Detaylı İncele →

Erdek Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta-Yüksek Risk – Erdek, Marmara Denizi kıyısında ve Kapıdağ Yarımadası'nda konumlanan bir turizm ilçesidir. Marmara Denizi'nin kuzeyindeki aktif fay segmentleri Erdek'e yakındır; 1999 İzmit depremi bölgede de hissedilmiştir. Kıyı yapıları deniz etkisiyle korozyon riski taşırken, turistik gelişim beraberinde hızlı ve niteliksiz yapılaşma sorunlarını getirmiştir.

Erdek, Balıkesir iline bağlı Kapıdağ Yarımadası'nın batısında yer alan, Marmara'nın en gözde tatil beldelerinden biridir. İlçe, Marmara Denizi'nin güney kıyısında aktif fay segmentlerine yakın konumuyla orta-yüksek sismik risk taşımaktadır. 1999 Marmara depremi Erdek'te de hasar bırakmış; bu depremin ardından kıyı yapılarında çatlak ve yapısal zayıflama tespit edilmiştir. Kıyı şeridindeki konutlar tuzlu deniz havası etkisiyle hızlı korozyon sorunuyla karşı karşıyadır; bu durum beton ve donatı hasarını hızlandırmaktadır. Ocaklar ve Narlı gibi turistik kesimlerde yazlık konut yoğunluğu yüksektir ve bu yapıların büyük bölümü 1975-1995 dönemine aittir. Marmara adaları ile bağlantılı turizm koridoru bu kesimde kentsel dönüşümün ekonomik cazibesini artırmaktadır.

Detaylı İncele →

Gömeç Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – Gömeç, Edremit Körfezi kıyısında küçük ölçekli bir turizm ve tarım ilçesidir. Zemin büyük ölçüde stabil olmakla birlikte kıyı alüvyon alanları orta düzey sismik büyütme riski taşımaktadır. Mevcut yığma yapılar ve eski yazlık konutlar güçlendirme ihtiyacı doğurmaktadır.

Gömeç, Balıkesir iline bağlı Edremit Körfezi'nin güneyinde yer alan küçük bir ilçedir. Ayvalık ve Edremit arasında konumlanan Gömeç, zeytinlik kıyı şeridiyle öne çıkmaktadır. İlçenin kıyı alüvyon alanlarında orta düzey sismik büyütme riski mevcuttur; ancak bu risk bölgenin genel aktivitesiyle sınırlı kalmaktadır. Gömeç merkezi ve çevresindeki eski yapılar çoğunlukla yığma taş ve briket sistemlerden oluşmaktadır. Kıyıya yakın yazlık konut stoku da 1980-2000 arası dönemin yetersiz standartlarını yansıtmaktadır. Küçük ölçekli bu ilçede bireysel yapı bazında kentsel dönüşüm uygulamaları daha pratik bir çözüm sunmaktadır.

Detaylı İncele →

Gönen Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta-Yüksek Risk – Gönen, Güneydoğu Marmara fay sistemlerine yakın konumuyla orta-yüksek sismik risk barındırmaktadır. 2000 ve 2002 yıllarında bölge yakınında kaydedilen orta büyüklükteki depremler Gönen'de de hissedilmiştir. İlçenin ova tabanındaki alüvyon zemin sismik kuvvetleri büyütmektedir.

Gönen, Balıkesir ilinin doğusunda, Gönen Çayı havzasında konumlanan önemli bir tarım ve kaplıca ilçesidir. Güneydoğu Marmara fay sistemlerinin etkisi altındaki Gönen, 20. yüzyıl boyunca çeşitli orta büyüklükteki depremler yaşamıştır. Gönen Ovası'ndaki alüvyon zemin, sismik dalgaları güçlendirerek yapısal hasar potansiyelini artırmaktadır. İlçede pirinç tarımı ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapı, konut yenileme yatırımını geciktirmiştir. Mevcut yapı stoğu büyük ölçüde 1960-1990 yılları arasında inşa edilen yığma ve erken dönem betonarme yapılardan oluşmaktadır. Gönen Kaplıcaları ise bölgeye ciddi turizm potansiyeli kazandırmakta; bu potansiyellin değerlendirilmesi için kentsel dönüşümün sağlıklı bir yapılaşma ortamı oluşturması kritik önem taşımaktadır.

Detaylı İncele →

Havran Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – Havran, Edremit Körfezi iç kesiminde zeytinlik alanlarla çevrili bir ilçedir. Zemin yapısı büyük ölçüde stabil olmakla birlikte vadi kesimlerinde alüvyon dolgu mevcuttur. Mevcut yığma ve eski betonarme yapılar depreme karşı güçlendirme ihtiyacı taşımaktadır.

Havran, Balıkesir iline bağlı Edremit Körfezi'nin güney iç kesiminde konumlanan bir zeytin ve tahıl ilçesidir. Coğrafi yapısı büyük ölçüde sağlam kayalık zemin üzerinde olmakla birlikte, ilçe merkezi ve vadi tabanları alüvyon dolgu içermektedir. Bu alüvyon kesimler orta düzey sismik büyütme riski taşımaktadır. Havran'da mevcut konut stoğu, 1960-1985 arası yığma ve briket yapılardan oluşmaktadır. Zeytinlik araziler içindeki tarım arazisi üzerine inşa edilmiş yapılar imar sorunlarını barındırmaktadır. İlçenin küçük ölçeği ve kırsal karakteri bireysel yapı bazında güçlendirme ve kentsel dönüşüm uygulamasını daha uygun kılmaktadır.

Detaylı İncele →

İvrindi Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – İvrindi, Balıkesir ilinin güneydoğusunda dağlık arazide konumlanan küçük bir ilçedir. Zemin büyük ölçüde sağlam anakaya üzerinde olmakla birlikte, ilçe merkezinin vadi tabanındaki alüvyon alanlar orta düzey deprem büyütmesi riski taşımaktadır. Mevcut yapı stoku çoğunlukla eski yığma yapılardan oluşmaktadır.

İvrindi, Balıkesir iline bağlı, Soma-Balıkesir hattının güneydoğusunda dağlık arazide kurulmuş küçük bir ilçedir. İlçenin büyük bölümü sağlam kayalık zemin üzerinde yer almakta; ancak ilçe merkezi vadi tabanında alüvyon dolgu üzerinde konuşlanmaktadır. Bu vadi tabanı orta düzey sismik büyütme riski barındırmaktadır. İvrindi'nin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmakta olup nüfus göç nedeniyle sürekli azalmaktadır. Mevcut konut stoku büyük ölçüde 1960-1985 yılları arasına ait yığma yapılardan oluşmaktadır. Terk edilmiş ve mevsimlik kullanılan yapılar güvenlik belirsizliği yaratmaktadır. Küçük ölçekli ve kırsal yapısı nedeniyle İvrindi'de toplu kentsel dönüşüm yerine bireysel güçlendirme ve yenileme modeli daha uygun görünmektedir.

Detaylı İncele →

Karesi Kentsel Dönüşüm

Risk

Yüksek Risk – Karesi, Balıkesir il merkezinin diğer yarısını oluşturan merkez ilçedir. Balıkesir Ovası'ndaki derin alüvyon zemin deprem dalgalarını kuvvetlendirmektedir. İlçe genelinde 1960-1990 dönemine ait yoğun betonarme yapı stoğu mevcuttur; bu yapıların önemli bölümü günümüz standartlarına göre yetersizdir.

Karesi, Balıkesir'in iki merkez ilçesinden biridir ve şehrin güney bölümünü kapsamaktadır. Balıkesir Ovası'nın alüvyon tabanı üzerinde gelişen ilçede, derin yumuşak zemin katmanları sismik dalgaları büyüterek yapısal hasarı artırmaktadır. İlçe genelinde 1960-1990 dönemine ait dört-sekiz katlı betonarme apartmanlar egemendir; bu yapıların büyük bölümü yetersiz kolon-kiriş kesitleriyle inşa edilmiştir. Hürriyet ve Kazımiye mahalleleri en yoğun eski yapı stoğunun bulunduğu bölgelerdir. Balıkesir'in ticaret merkezi olan Karesi, aynı zamanda yoğun yayalaşmış tarihi çarşı dokusunu barındırmaktadır; bu doku kentsel dönüşümde koruma-güvenlik dengesini gerektirmektedir. Şehir merkezinin yüksek arsa değerleri, kentsel dönüşümü ekonomik açıdan cazip kılmaktadır.

Detaylı İncele →

Kepsut Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – Kepsut, Balıkesir ilinin güneydoğusunda dağlık arazide konumlanan küçük bir ilçedir. Zemin büyük ölçüde sağlam anakaya üzerinde olmakla birlikte vadi tabanlarında alüvyon dolgu mevcuttur. Kepsut Gölü çevresindeki düzlük alanlar ise zemin büyütme riski taşımaktadır.

Kepsut, Balıkesir ilinin orta-güney kesiminde, Kepsut Ovası'nın kenarında konumlanan küçük bir tarım ilçesidir. İlçe merkezi alüvyon dolgu zemin üzerinde yer almakta; bu zemin tipi orta düzey sismik büyütme riski barındırmaktadır. Kepsut Gölü'ne yakın düzlük alanlar ise taban suyu yüksekliği nedeniyle ayrıca zemin stabilitesi sorunu yaşatabilmektedir. Mevcut konut stoğu büyük ölçüde 1960-1985 yıllarına ait yığma ve briket yapılardan oluşmaktadır. İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olup nüfus göç yoluyla azalmaktadır. Kırsal karakteri nedeniyle bireysel kentsel dönüşüm uygulamaları toplu projelere kıyasla daha uygun bir model sunmaktadır.

Detaylı İncele →

Manyas Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – Manyas, Manyas Gölü kıyısında konumlanan bir tarım ve ekoturizm ilçesidir. Zemin büyük ölçüde alüvyon ve göl çökellerinden oluşmakta; bu zemin tipi orta düzey sismik büyütme riski taşımaktadır. Mevcut yapı stoku çoğunlukla eski yığma yapılardan oluşmaktadır.

Manyas, Balıkesir iline bağlı Manyas (Kuş) Gölü'nün güneydoğu kıyısında yer alan küçük bir tarım ilçesidir. İlçenin zemin yapısı, göl çökelleri ve alüvyon malzemenin birikmesiyle oluşmuştur; bu zemin tipi orta düzey sismik büyütme riski barındırmaktadır. Manyas Kuş Cenneti Milli Parkı ilçeye ekolojik turizm potansiyeli kazandırmaktadır. Ancak konut stoğunun büyük bölümü 1960-1985 arası inşa edilmiş yığma yapılardan oluşmaktadır. İlçede taban suyu yüksekliği sorunu bazı alanlarda temel güvenliğini olumsuz etkileyebilmektedir. Küçük ölçekli kırsal ilçe karakteri nedeniyle bireysel yapı bazında güçlendirme ve kentsel dönüşüm uygulamaları daha pratik bir seçenek sunmaktadır.

Detaylı İncele →

Marmara Kentsel Dönüşüm

Risk

Yüksek Risk – Marmara Adası, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara Denizi kollarına çok yakın konumuyla yüksek sismik risk barındırmaktadır. 1999 Marmara depremi adada ciddi hasara neden olmuştur. Ada'nın izolasyonu, deprem anı ve sonrasında olası kurtarma güçlüğünü artırmaktadır.

Marmara İlçesi, Marmara Adası ve çevresindeki küçük adaları kapsayan, Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin deniz altı uzantılarına son derece yakın bir yerleşim alanıdır. 1999 İzmit ve Düzce depremleri bu bölgeyi de derinden etkilemiş; ada sakinleri ciddi hasar görmüş yapılarla baş başa kalmıştır. Depremin ardından bir bölüm yapı onarılmış, ancak kapsamlı kentsel dönüşüm süreci tam anlamıyla hayata geçirilememiştir. Ada'nın ulaşım altyapısının deniz yoluna bağımlı olması, malzeme ve işgücü maliyetlerini kıta yapılarına kıyasla önemli ölçüde artırmaktadır. Çınarlı, Saraylar ve Güzelyalı gibi yerleşim birimlerinde eski taş ve tuğla yapılar yaygındır. Adanın sismik konumunun önemi göz önünde bulundurulduğunda, öncelikli ve kapsamlı bir kentsel dönüşüm programının uygulanması yaşamsal önem taşımaktadır.

Detaylı İncele →

Savaştepe Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – Savaştepe, Balıkesir ilinin iç kesiminde zeytinlik ve tahıl arazileri arasında konumlanan küçük bir ilçedir. Zemin büyük ölçüde stabil olmakla birlikte ilçe merkezi alüvyon vadi tabanında yer almakta ve orta düzey sismik büyütme riski taşımaktadır. Mevcut yığma yapı stoku güçlendirme ihtiyacı doğurmaktadır.

Savaştepe, Balıkesir iline bağlı, Soma ilçesine yakın iç kesimde konumlanan küçük bir tarım ilçesidir. İlçe, coğrafi açıdan Edremit Körfezi iç hinterlandında yer almakta; zemin büyük ölçüde anakaya ve kolüvyon üzerinde olmakla birlikte vadi tabanlarında alüvyon dolgu mevcuttur. Mevcut konut stoğu ağırlıklı olarak 1960-1985 yıllarına ait tek ve iki katlı yığma yapılardan oluşmaktadır. Tarım ekonomisine dayalı nüfus yavaş da olsa göç yoluyla azalmaktadır. Kırsal yapısı nedeniyle bireysel kentsel dönüşüm uygulamaları daha uygun bir model sunmaktadır. Soma yakınlığı nedeniyle bölge, madencilik etkinliğinin dolaylı sismik ve çevresel etkilerini de değerlendirmelidir.

Detaylı İncele →

Sındırgı Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta Risk – Sındırgı, Balıkesir ilinin güneydoğusunda, Gediz Havzası'na yakın dağlık arazide konumlanan bir ilçedir. Zemin büyük ölçüde stabil olmakla birlikte ilçe merkezi vadi tabanındaki alüvyon dolgu üzerinde yer almaktadır. Mevcut yığma yapı stoku orta düzey sismik risk altındadır.

Sındırgı, Balıkesir iline bağlı güneydoğu köşesinde, Kütahya ve Manisa illerine yakın konumlanan orta ölçekli bir tarım ve hayvancılık ilçesidir. İlçe, Gediz Havzası'nın kuzey kenarına yakın topografyasıyla sağlam anakaya zemini üzerinde büyük ölçüde kurulmuştur. Ancak ilçe merkezi ve vadi tabanlarında alüvyon dolgu mevcuttur; bu kesimler orta düzey sismik büyütme riski taşımaktadır. Mevcut konut stoğu 1960-1990 yılları arasına ait yığma ve erken dönem betonarme yapılardan oluşmaktadır. Kaplıca turizmiyle öne çıkan Sındırgı, son yıllarda hafif bir nüfus artışı yaşamaktadır. Kentsel dönüşüm ihtiyacı özellikle merkez vadi tabanındaki eski yığma yapı bölgelerinde yoğunlaşmaktadır.

Detaylı İncele →

Susurluk Kentsel Dönüşüm

Risk

Orta-Yüksek Risk – Susurluk, Susurluk Çayı Ovası'nın alüvyon tabanında konumlanan sanayi ve tarım ilçesidir. Ova alüvyonu sismik dalgaları kuvvetlendirmekte; 1964 Bandırma ve 1999 Marmara depremlerinin etkileri bölgede hissedilmiştir. Sanayi odaklı gelişmeyle birlikte yoğunlaşan yapı stoğu günümüz standartlarına kısmen uymaktadır.

Susurluk, Balıkesir iline bağlı, İstanbul-İzmir D-200 karayolu üzerinde önemli bir kavşak noktasında konumlanan sanayi ve lojistik ilçesidir. İlçe, Susurluk Çayı'nın oluşturduğu geniş alüvyon ova tabanında yer almakta; bu zemin yapısı deprem sırasında önemli zemin büyütmesi ve sıvılaşma riski taşımaktadır. 1964 Bandırma depremi Susurluk'ta da hasar bırakmış; bu depremi izleyen dönemde hızla gelişen sanayi tesisleri ve işçi konutları yeterli deprem denetimsizliği altında inşa edilmiştir. D-200 karayolu aksında yoğunlaşan ticari yapılar ile arka sokaklardaki eski konut blokları kentsel dönüşümün öncelikli alanlarını oluşturmaktadır. Susurluk'un taşıt geçişine bağlı sanayi ekonomisi, hızlı nüfus artışını beraberinde getirmiş; bu durum yeni yapılaşma alanlarında kalite denetimini güçleştirmiştir.

Detaylı İncele →

Sıkça Sorulan Sorular

Balıkesir Kentsel Dönüşüm Sürecinde Sık Sorulanlar